Yönetim Mevzuat Tüzük İletişim   26.09.2017

AK Enerji
AKÖZ Grubu
BAYINDIR Holding
BEREKET ENERJİ
BİLGİN ENERJİ YATIRIM HOLDİNG
BOREAS ENERJİ
Borusan EnBW Enerji Yatırımları ve Üretim A.Ş.
ÇALDERE
ÇİMTAŞ ÇELİK İMALAT MONTAJ ve TESİS A.Ş.
Das Mühendislik ve Enerji Yatırımları A.Ş.
ENİMEKS
Epuron GmbH
ERKO Şirketler Grubu
GALKON
GÜNGÖR ELEKTRİK
GÜRİŞ İnşaat ve Mühendislik A.Ş.
HAREKET Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği A.Ş.
HEXAGON Danışmanlık ve Ticaret A.Ş.
HİDRO DİZAYN
KARESİ ENERJİ A.Ş.
LNG Process A.Ş.
MASTER DANIŞMANLIK MÜMESSİLLİK VE TİCARET  A.Ş.
OZG Enerji İnşat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş.
PERFECT WIND
RES ANATOLIA
SANKO ENERJİ
SOYAK Holding
TÜRKERLER İnşaat
USLUEL A.Ş.
Vestas Türkiye
YENİGÜN İnşaat
YILDIRIM GRUP
ZORLU Holding
© 2005 RESSİAD
 
Üye Görüşleri

Görüş Bildirmek İstiyorum

berk çelik afyon02.02.2007
sevgili degerli millet vekılı ve saygı deger zengın ve fabrıkatör buyuklerım ne olursunbuz gelecegınız için ruzgar enerjısıne yatırım yapın ve ne olursa olsun karbon kullanımını azaltın çocuklarınızın gelecegı için:((((( bunu yapın teşekur eder saygılar sunarım.............

Cem IŞIL , Project Manager, Hydro - UNIT International S.A.17.07.2006
Sayın Hocam;

Bizzat kurduğunuz, tarifsiz özveri ve çalışmanız ile büyüttüğünüz ve geliştirdiğiniz, yenilenebilir enerjinin en güçlü derneği haline getirdiğiniz, güç katmak için genişlemesini dahi göze aldığınız derneğinizin hem başkanlığını hem de yönetimini bırakmak zorunda kalmanızdan dolayı hissetmekte olduğunuza emin olduğum derin üzüntünüzü en samimi hislerimle paylaşıyorum.

Aşağıdaki mesajınızın ulaştığı tüm meslektaşlarımın da aynı hisleri palaştığına eminim.

Tesellim şudur ki; ne sizin yenilenebilir enerji dünyasını bırakabileceğinize, ne de yenilenebilir enerji dostlarının sizin uzakta olmanıza müsaade edebileceğine inanmıyorum.
Lütfen bizleri bilginizden, öngörülerinizden, çalışmalarınızdan ve en önemlisi desteğinizden mahrum bırakmayınız.

En derin saygı ve sevgilerimle,

Cem IŞIL
Project Manager, Hydro
UNIT International S.A.

Ümit Yamantürk.17.07.2006
Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR,

Tanışmak henüz nasip olmadı, biz Resiad'ın yeni üyesiyiz.

Çalışmalarınız için sonsuz teşekkürler.

Ümit Yamantürk

Mirac Hande Yildirim17.07.2006
Sayin Ultanir,

Oncelikle temsilcisi konumunda oldugum Caldere Elektrik adina ve kisisel olarak aldiginiz bu kararin bizi uzdugunu belirtmek isterim. Umarim is hayatinizin bir sonraki adiminda cok daha mutlu olursunuz.

Ressiad ile iliskilerinizin bitmis olmasinin, bizimle olan iliskilerinizin de bitmis oldugunu gostermedigini, bizim icin ve bircoklari icin de degerli bir hoca ve yol gosterici oldugunuzu sizlerden daha ogrenicek cok seyimiz oldugunun altini cizmek isterim.

Gorusmek dilegiyle,


Mirac Hande Yildirim

Caldere Elektrik Uretim AS.

Gülcihan Agaoglu (Master Danışmanlık)17.07.2006
Bu gün istifa mektubunuzu okudum. Sebebini bilmemekle beraber, sizce çok
önemli olduğuna inanıyorum. Sizi çok üzmüşler. Belki anlık bir olaydır. Siz
aklı seliminizle hareket ederek en doğru yolubulursunuz. Pireye kızıp
yorgan yakmayınız. Sizinle yapacak çok işimiz var. Bu camianın size ihtiyacı
olduğuna inanıyorum.
Lütfen haberleşelim.
Selam ve sevgiler
Gülcihan

GÜL EŞIYOK / GAMA Holding17.07.2006
Sayin Hocam,

Gecen hafta baskent TV deki konusmaniz icin size kutlama ve tesekkur maili atmayi planlarken bu mailiniz geldi.

Ne kadar uzuldugumu ifade edemem. Turkiye enerji sektoru ozellikle de ozel sektoru sizin gayretlerinize ve desteginize gercekten ihtiyacı var. Birilerinin tarafsizca dogrulari soylemesi gerekiyor. Sizin bunu en iyi sekilde yaptiginizdan hic kuskum olmadi.

Umarim sizi uzecek bir olaydan dolayi bu karari almamissinizdir. Sizin enerjiden kopmayacaginizi biliyor ve daha uzun yillar destek vereceginizi dusunuyorum.

Simdiye kadar verdiginiz emek ve calismalariniz icin tekrar tesekkur eder, tekrar gorusmek ve degerli goruslerinizi paylasmak istedigimi belirtmek isterim.

Saygilarimla,

Gul Esiyok


M.NACİ HARMANCI17.07.2006
SAYIN HOCAM,
RESSİAD BAŞKANLIĞI VE ÜYELİĞİNDEN İSTİFANIZA ÇOK
ÜZÜLDÜM.AMA EMİNİMKİ BUNA EN FAZLA SEVİNENLER ÜLKEYİ
ENERJİ KRİZİNİN EŞİĞİNE GETİRENLER OLMUŞTUR.
13 TEMMUZ GÜNÜ TV KANALLARINDAKİ AÇIKLAMALARINIZ
ENERJİ SEKTÖRÜNDEKİ GERÇEKLERİ BİR ÇIĞLIK GİBİ İFADE
EDİYORDU.
BUNDAN RAHATSIZ OLANLAR OLDU VE DAHA ÖNCE
SÖZLERİNİZDEN RAHATSIZ OLANLAR BU KEZ YİNE DEVREYE
GİREREK İNSANLARI UYKUDAN UYANDIRMANIZA TAHAMMUL
EDEMEDİ.TEMSİL ETTİĞİNİZ KURULUŞLAR DA HERHALDE İÇİ
KAN AĞLAYARAK SİZİNLE YOLLARINI AYIRMAK İSTEDİ.EN
KIYMETLİ VARLIĞI ONURU OLAN SİZLER GİBİ VATANPERVER VE
ÇALIŞKAN İNSANLAR DÜN OLDUĞU GİBİ BUGÜN DE KİMSEYE
MİNNET ETMEDEN CEKETİNİ ALIP,ARDINA BAKMADAN ÇEKİP
GİTTİ. MIZRAK ÇUVALA SIĞMAZ.SIĞDIRMAYA ÇALIŞANLAR O
MIZRAĞIN KENDİLERİNE BATTIĞINI GÖRDÜLER. ZATEN HOP
OTURUP HOP KALKMALARI DA BUNDAN.
SİZ ENERJİ SEKTÖRÜNÜN DUAYENİSİNİZ.SİZDEN VAZGEÇMEYE
KİMSENİN HAKKI YOK.ZATEN VAZGEÇENİNDE OLACAĞINI
ZANNETMİYORUM.SÖZLERİMİ YALAKALIK VEYA MÜRAYİLİK GİBİ
ANLAMAYACAĞINIZI BİLEREK VE SAMİMİYETİNİZE GÜVENEREK
YAZIYORUM.TELEFON İLE İFADE ETMEYİ BECEREMEM DİYE MAİL
İLE DUYGULARIMI BÖYLE İFADE EDİYORUM.

DOĞRU BİLDİKLERİMİZİ SÖYLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ.DOĞRU
SÖYLEYEN DOKUZ KÖYDEN KOĞULSADA.BİZ ÖTEKİLERDEN
FARKLIYIZ.FARKLI OLMAK BİZİM EN BÜYÜK ŞİARIMIZDIR.
YÜREĞİNE,DİLİNE VE ELLERİNE SAĞLIK.ALLAH DOĞRUNUN
YARDIMCISIDIR.
SELAM VE SAYGILARIMLA
M.NACİ HARMANCI

ERBİL KARAMAN17.07.2006
merhaba hocam.
umarim sagliginiz ve keyfiniz yerindedir.
belirtmek isterim ki bu güne kadar ressiad için yapmış olduğum
çalışmalarda, sizin bilim adami kisiliginize olan saygimin yaninda,
ressiad'in yesil enerji konusunda bir STK gibi calismalarini buyuk
duyarlilikla surdurmesine olan saygim bana motivasyon kaynagi
olmustur. biliyorum ki bu duyarliligin arkasinda da yine buyuk olcude
siz vardiniz. bu nedenle ressiad'dan ayrilmaniza duydugum uzuntuyu
belirtmek isterim. imkanlarim el verdigince bundan sonra da
yapacaginiz calismalari internette yayinlamaniz konusunda elimden
geleni yapmaya calisacagim. bilgi caginda bilginin paylasilmasinin
sonsuz gerekliligine inaniyorum.
umarim hersey gonlunuzce olur.
saygilar.

erbiL..

Ali Rıza EGE (DENİZLİ ELEKTRİK ÜRETİM A.Ş).30.05.2006
Sayın Hocam,
HES üretim firmaları olarak Sadece DSİ Tablo -3 de 700 e yakın HES mevcuttur. bu santrallar her biri eloktromekanik aksam , cebri borular ,şalt malzemeleri vesair araç ve gereç ihtiyaçları duyma aşamasına girme aiamasında olduğu malumdur. Önerimiz ULUSLARARASI YENİLENEBİLİR ENERJİ FUARI her yıl eylül veya ekim ayında İSTANBUL TÜYAP ta yapılsa bizlerde çok firma ve üretici imalatçılarla daha kalite ve daha ucuza teçhizatlarımızı ayağımızda görmek , konuşmak ,yenilikleriizlemek yaşamak arzu ediyoruz. Bu konuyu da ancak sizin şahsınız ve derneğiniz başarabilir. Düşüncesindeyiz. Girişiminiz aynı zamanda ülkemize döviz girdisi sağlayacağı gibi , çok üretici firma ile pazarlık ve seçim şansı olması bakımından döviz çıktımızda nispette azalacağını düşünüyorum. RES,HES,JEOTERMAL VE DİĞERLERİ İÇİN iyi bir pazar oluşabilir aynı şekilde komşu ülkelerdende bu fuara ziyaretçi gelenler olacaktır. Başta Bulgaristan gibi Önerimi değerlendirirseniz sevinirim Saygılarımla.

Metin Arslan29.05.2006
İlk olarak, RESSİAD olarak gerçeklestirdiğiniz seminer ve internet sitenizdeki bilgilendirici noktalardan dolayi tebrik etmek istiyorum. Bunun yanında RESSİAD yetkililerinin özellikle rüzgar enerjisi ile ilgili girişim ve değerlendirmelerinin önemini bilerek bu konuda kendilerine düşen önemli misyonu en başarılı şekilde gerçekleştirmesini diliyorum. Çünkü Türkiye'de artık bir kanun ve buna bağlı açıklanmış bir fiyat var. Fiyat 8,3 YTL civarları; yani 4,2 EuroCent/kWh. Bunun yanında bir de dünyadaki rüzgar enerji piyasasındaki durum var. Türbin üreticilerinin artan çelik fiyatları ve üretimlerinin artık çoğunu kapsayan Çin, Amerika, İtalya, İspanya gibi ülkeler dolayısıyla Türkiye tarzındaki pazarı gelişmekte olan pazarlara bakış açıları var. İki nokta önemli; 1- Türbin üreticilerinin birçoğu 2005'te zarar yaptılar ve buna bağlı türbin fiyatlarını ortalama % 25 arttırdılar. 2- Öncelikli pazarlar nedeniyle, ilk alabileceğiniz tarih iyimser bir ihtimalle 18 aydan başlıyor. Yani diğer bir deyişle düşük alım garantisi fiyatını ve sadece 7 sene olmasını; artan yatırım maliyetlerini düşünürsek bu noktada en önemli hata bu kanun yeterli deyip devleti ve enerjiyle ilgilenenleri rahatlatmaktır. Örnek olarak BARES projesi 30 MW'lik kapasitesiyle bizim için gurur kaynağı olmuştur. Ama bu bir proje finansmanı ile gercekleşecek proje değildir. Belli bir satış anlaşması bile olmasa da BARES gerçekleşebilir; çünkü arkasındaki şirketin gücü ve asset'leri buna izin vermektedir. O yüzden bu projenin gerçekleşmesini bu kanuna bağlayarak "Yapan yapıyor" dersek; ancak kendimizi kandırmış olur ve rüzgar enerjisine destek değil, ancak köstek olmuş oluruz. Herkesin bu bağlamda gerçekten rüzgar pazarı, günümüzün proje ve bankacılık gerçeklerini düşünerek hareket ve eylemlerde bulunmasını diliyorum. Saygılar...

Mete Ertunga13.05.2006
Yaklaşık 1,5 sene önce türkiye'ye kesin dönüş yaptım. 1,5 yıllık gözlemlerim sonunda Türkiye'de enerji üretim tesisleri yapmak, işletmek konusunda ciddi anlamda çalışan, uğraşan, elinden "iş" çıkan 8-10 şirket, kurum, topluluk olduğunu olduğunu gördüm. gerisi palavra. RESSİAD bu gruba dahil. teşekkürler.

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR / RESSİAD Başkanı11.05.2006
8 Mayıs 2006 günü RESSİAD'a gelen bir e-mail var. Gönderenin adının e- mail adresinden "Muzaffer" Bey olduğu anlaşılıyor da soyadını bilmiyorum. Değerli üyelerimiz, sektörümüzün değerli elemanları, okurlarımız. Bakın Vatandaşımız Muzaffer Bey ne demiş, nasıl düşünüyor?
Muzaffer Bey diyor ki:
"hayran hayran seyrettim türbinleri.
beyaz güvercin kanatları gibi.ya yurduma katkısı?
param olsada sırtımda taşıyıp döksem önünüze,
desem ki 'döşeyin yurdumun uygun olan dağlarına güvercin kanatlarını,
kurtulalım hiç değilse enerjide ele bağlanmaktan'
daha fazla vaktinizi almayayım
zaten bol insan
gevezelik edecek yurdumda
ah olsa da param döksem önünüze
sizlere ve nehirlere baraj yapan kahramanlara
dünyanın kaderi bu
incir çekirdeğini doldurmayanlar
yere göğe yaygara yapar
sıra dağlarla hizmet yapanlar
sesleri duyulmaz
olsun
bir gören var
rabbim hayırlı emeklerinizi katlasın".
Evet, Muzaffer Bey böyle düşünüyor ve böyle demiş, ya devletimiz nasıl düşünüyor?
Şimdilik vatandaşımız Muzaffer Bey'in düşüncesiyle yetinelim. Biz santrallarımızı kurdukça hep muzaffer olacağız,yani zaferi kazanacağız, ülkemiz gelişecek, devletimiz ne derse desin, serbest piyasamız var ya. Sadece piyasamıza gölge etmesin yeter!...

Orhan DOKUMACI / Çevre ve Orman Bakanlığı31.03.2006

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR
RESSİAD Başkanı

BARES II Rüzgar Enerji santralinin Ülkemize ve üretici firmaya hayırlı olmasını temenni ederiz.

Bununla birlikte, rüzgardan elektrik üretim, bakım ve işletim maliyetlerini düşürecek uygulamaların geliştirilerek yaygınlaştırılmasının faydalı olacağına inanıyorum.

RESSİAD'ın yenilenebilir enerji kaynakları ile birlikte enerji üretim sistemlerini bütüncül olarak değerlendirerek, iklim değişikliğine yol açan seragazı emisyonlarının azaltılması hususunu da içine alan görüş ve önerilerini ilgili merciler ile birlikte kamuoyuna aktarma hususunda göstermiş olduğu gayretleri de, şahsınız nezdinde takdirle karşılıyorum.

Selamlar, Saygılar.

Orhan DOKUMACI
Çevre ve Orman Bakanlığı

H.Resat Koymen18.03.2006
EDIRNE-IPSALA TASKINLARININ SORUMLUSU KIM?

Bu ay yasadıgımız Edirne-İpsala taskınları , basta yore halkı olmak uzere tum milletimize buyuk acı ve keder vermistir. Haber programlarında, ilgili Bakanlarımızın ve muhalefet liderinin konuyu tetkik icin taskın bolgesine yaptıkları ziyaretler ve kendilerine verilen bilgiler, kendi agızlarından izlenmistir. Gerek Sayın muhalefet lideri ve gerekse Sayın Enerji Bakanı , taskın sebebi olarak Bulgaristan tarafında bulunan kucuk barajların kapaklarının haber verilmeden acıldıgını belirterek, cozumun ise Meric uzerinde yapılması planlanan Suakacagı Barajı (Meric Barajı) oldugunu ifade etmislerdir.

Yani, Turkiye tarafında bu taskının hicbir sorumlusu yoktur, tum sorumluluk Bulgarlara aittir ve sorun yeni barajın yapılması ile cozulecektir.

Peki, gercek boylemidir ?

Hayır. Gercek durum bu degildir.

Soyleki:
1) Taskın'ın surdugu 2 gun boyunca,DSI yetkililerinin verdikleri bilgilere gore, Arda-Tunca-Meric nehirleri 2000-2500M3/sn debi tasımıslardır. Bu debi bir gunde 200 milyon M3 su demektir. Taskın suresi olan iki gunde ise ,yaklasık 400 milyon M3 su, Edirne ve İpsala'dan gecmis demektir.
Peki , yapılması planlanan Suakacagı Barajı boyle bir feyezanı tutabilecekmidir? Hayır tutamıyacaktır, zira Sayın Enerji Bakanının haber kanallarına verdigi bilgilere gore bu baraj yılda 36 milyon kwh ureten kucuk bir baraj olacaktır. Baraj muhendislerinin kolayca anlayabilecegi gibi,boyle bir barajın aktif hacmı en cok 10 milyon M3 olabilir. Yani, gelen 400 milyon M3 taskının sadece kırkta birini tutabilir. Taskın yine de olur.
2) Nehirler Turkiye sınırlarından iceriye girdikten sonra cok dusuk egimlerle ve ovalarda akmaktadırlar. Buralarda baskaca bir baraj yapılamaz.
3)Bu nehirlerin , taskına sebep olmadan Ege Denizine ulastırılması icin , var olan taskın seddelerinin icinden akıtılmaları gerekir. Ancak, bu seddelerin her yıl bakım ve onarımlarının yapılması ve debinin dusuk oldugu yaz-sonbahar aylarında , yataklarında biriken rusubatın behemahal temizlenmesi gerekir. Aslında bu rusubat cok kıymetli olan granule malzemedir ve temizlenmesi icin bir maliyet de gerekmez; uste para alınabilir.
4)Taskın seddelerinin onarımı yapılmadıgı takdirde ve/veya nehir yatagı temizlenmedigi takdirde, taskın olur. Zira, Bulgaristan da bulunan daglardan buyuk egimlerle ve buyuk hızlarla akarak Turkiye sınırından iceri giren bu nehirler her sene milyonlarca M3 granule malzemeyi de beraberlerinde getirirler ve egimin dustugu topraklarımızda ,hızları da yavasladıgı icin, tasıdıkları bu malzemeleri nehir yatagına doldururlar.Nehir yatagı dolunca, taskın anında su seviyeleri proje kotlarının ustune cıkar ve taskın seddesini asarlar. Bunun icin, her sene mutlaka nehir yatagı temizliginin yapılması sarttır.
5)Goruldugu gibi, Edirne-İpsala ovalarının bundan sonraki yıllarda, taskınlardan korunabilmesi icin , cozum taskın seddeleri ve nehir yataklarının bakımı ve onarımı ile mumkundur. Bu islerin sorumlusu ise DSİ Genel Mudurlugu ile DSİ Edirne Bolge Mudurlugudur.
6)DSİ yetkilileri,Sayın muhalefet liderine ve Sayın Enerji Bakanına, sorumlulugun Bulgarlarda oldugunu soyleyerek yanıltıcı bilgi vermislerdir.

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR / RESSİAD Başkanı01.03.2006
Aşağıda görüldüğü gibi bir yatırımcı olarak Mustafa Tuygun Bey'in öne sürdüğü görüş, yatırımcı kesimin çok iyi bilip tartıştığı görüştür. Üretimini devlete satmak için değil de serbest tüketiciye satmak amacıyla yatırım yapan üyemiz Bilgin Enerji Grubu gibi düşünen yatırımcılar ise, devletin vereceği fiyatı kulak ardı ederek yatırımlarını realize etme çabası içindedirler ve Bilgin Grubunun 30 MW'lık RES projesi, Türkiye'nin ilk serbest rüzgar elektrik üretim şirketi olma yolunda yüzde 60'ı tamamlanmıştır, santralın inşası hızla sürmektedir.
RESSİAD tüm yatırımcıların projelerinin gerçekleşmesi, piyasada bulacakları fiyat veya devletin vereceği fiyat üzerine kWh başına birkaç cent daha kazanabilmeleri için, emisyon ticaretinin önünü açacak "Yeşil Sertifika" uygulamasını Türkiye genelinde tüm yenilenebilir kaynak yatırımlarına yayma gayreti içindedir. RECS ile ortaklaşa düzenlediğimiz TOBB-ETÜ ile işbirliği içinde gerçekleştireceğimiz 28 Nisan Çalıştayı bu amaçla yapılmaktadır. Sayın Tuygun gibi endişe taşıyan yatırımcılarımızın bu çalıştaya katılmalarını bekliyoruz. Çalıştay için bir katılım ücreti istenmemektedir, ancak katılabilmek için yenilenebilir enerji alanında lisans alınmış veya lisans müracaatı yapılmış şirkete bağlı olmak gerekmekte olup, her şirket adına kontenjan sınırları dahilinde en fazla 2 kişi kabul edilebilecektir. Devletin vermekte esirgediği birkaç cent varsa, bunu emisyon ticareti ile Avrupa piyasasından kazanmak mümkündür. Bunun için RESSİAD'ın attığı adım önemlidir, yatırımcılarımızın katılım ve desteğini bekliyoruz.

Mustafa Tuygun, Bilenerji A.Ş.22.02.2006
YEK kanunu sonrasında ülkemiz genelinde büyük bir beklenti yaratıldı. Oysa bu kanun ile uluslararası finansörlerin isteyecekleri garantiler ne yazık ki verilmemektedir. Alım fiyatı tamamen kamu tekeli altında oluşacak toptan satış fiyatıdır ki; hepimizin bildiği gibi kamu şirketleri arasındaki çapraz sübvansiyonlar nedeniyle, bu fiyat ne kadar gerçekçidir. EÜAŞ, DSİ'den bedelsiz aldığı HES'lar için hangi üretim maliyetini koyacaktır. 4628 sayılı Elektrik piyasası kanunu özünde çapraz sübvansiyonu reddederken, öğrendiğimiz kadarıyla Meclis'deki değişiklik tasarısında bunun yolu açılmaktadır. Peki yatırımcı, bu ortamda hangi fiyat seviyelerini baz alarak finansman modeli oluşturacaktır ve finansörleri nasıl ikna edecektir? Fiyatlar tamamen piyasa kuralları çerçevesinde ve gerçek maliyetlerin yansıtıldığı bir ortamda oluşsa, inanıyorum ki tüm deneyimli sektör oyuncuları gelecek yılların fiyatını yaklaşık olarak tahmin edecektir. RES ve HES gibi santrallar için amortisman süresinin uzunluğu ve yatırım indirimi teşvikinin kaldırılmak istenmesi de diğer önemli engellerdir. Hepimize kolay gelsin. Saygılarımla,

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR / RESSİAD Başkanı08.02.2006
RESSİAD ve RECS ortaklığında, TOBB - ETÜ işbirliği ile 28 Nisan 2006 tarihinde Ankara’da “Türkiye’de Yenilenebilir Enerji ve Yeşil Enerji Sertifikası Uygulamasına Geçiş Çalıştayı” yapılacak. Ayrıntıları duyurular sayfamızda yer alıyor. Türkiye’de çevre dostu yenilenebilir enerji kaynaklarından yeşil elektrik üretmeyi hedefleyen yatırımcı kuruluşların, Avrupa ülkeleri ile enerji ve sertifika ticareti yapabilmesi ve böylece yeşil elektrikten ek gelir kazanabilmesi için Avrupa’da geçerli olacak YEŞİL ENERJİ SERTİFİKASI'nı vermek üzere RESSİAD gerekli hazırlıkları yapıyor ve RECS ile bu konuda ortak çalışıyor. Çalıştay da bu hazırlıkların bir parçası. Çalıştayımıza TOBB ETÜ (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nin de destek vermesi RESSİAD olarak bizi onurlandırıyor. Türkiye'de işadamlarımız ile ekonomi yönetimi arasında güçlü bir bağlantı olan TOBB'un saygın üniversitesinin yanımızda olması, çalışmalarımıza ayrı bir anlam ve güç katmakta. Başta su ve rüzgar kaynaklarımız olmak üzere, tüm yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi için proje sahibi lisans almış ve/veya lisans almak üzere başvuruda bulunmuş kuruluşlarımızı bu çalıştay’a bekliyoruz. Amacımız, üretilen elektriğin her bir kWh’ine yeni cent’ler eklemenin,Türkiye'ye dış gelir sağlamanın yolunu açmak. Tabii ki bunu üyelerimizin ve elektrik piyasasının saygın aktörü, tüm riski üstlenmiş üretim şirketlerimizin etkin desteği ile başaracağız ve ülkemizle beraber hep birlikte kazanacağız. Bu da devlete bir kuruş yük getirmeden ekonomiye katma değer yaratan üretim şirketlerimizin ve yatırımcılarımızın, sektörümüzün, Türkiyemizin kuruluşu RESSİAD'ın mutluluğu olacaktır.

Abdulvahap AKDENİZ07.02.2006
Bizlere analitik düşünmeyi ve enerji teknolojilerini ayrıntısıyla öğreten Sayın Hocam Prof.Dr.Mustafa Özcan ÜLTANIR'ı bu çok değerli çalışmalarından dolayı kutluyor, saygılarımı sunuyorum.

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR / RESSİAD Başkanı26.01.2006
Ocak 2006 itibariyle dünya rüzgar kurulu gücü 56813 MW'a ulaşmış bulunuyor. Lütfen istatistiklerimize bakınız. Ocak-2005'den Ocak 2006'ya kadar bir yıl içerisinde dünya kurulu rüzgar gücü %19.42 artış gösterdi. Hiçbir başka birincil enerji kaynağında böyle bir artış göremezsiniz. Tabii ki mevcut kurulu güç henüz çok az. Teknolojik gelişme ile türbin fiyatlarının bugünkü düzeylerinin altına çekilmesi bu artışı sıçratabilir. 2004 yılında doğalgazdan yapılan üretim ile rüzgardan yapılan üretimde elektrik maliyetleri dünya genelinde başabaş noktasına gelmiş ve 42 €/MWh düzeyinde buluşmuşlardı. Doğalgazdan üretilen elektrik maliyeti şimdi 55 €/MWh kadar, ama ne yazık ki türbin üreticelerinin büyük şirketler altında toplanması, dünya piyasasında kartelleşmeye benzer etki yarattığı için bu maliyet rüzgar için de şu anda 50 €/MWh düzeyinde. Ortalama rüzgar hızının 8-10 m/s olduğu yörelerde kurulacak türbinlerin fiyatları karada 1000 €/kW, denizde 1300 €/kW iken, ortalama rüzgar hızı 6-8 m/s için olan yörelerde kurulacak türbinlerde bu fiyatlar karada 1400 €/kW, denizde 1900 €/kW düzeyine çıkmakta. Bu sorunun çözümü yeni bir teknoloji geliştirilmesini gerektiriyor. Ortalama 7.7 m/s rüzgar hızında çalışacak bir türbinle nükleer santral üretimi kıyaslanacak olursa, özel sektör elinde nükleer elektrik maliyeti 58.3 €/MWh olurken, rüzgar elektriğinin maliyeti 53.5 €/MWh oluyor.

Av.Sanlı BAŞ04.12.2005
YEK dolayısıyla girme fırsatı bulduğum sitenizin doyurucu içeriğinden gerçekten çok etkilendim.Yenilenebilir enerji kaynaklarının artık kaçınılmaz bir biçimde Türkiye için de gözardı edilmemesi gerektiği bir dönemden geçiyoruz.Şu bir gerçektir ki ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasının üzerinde yükseleceği sacayağı politikalardan birisini oluşturmaktadır yenilenebilir enerji santrallerinin yapımı ve işletimi.
Siteniz gerek içerik, gerek tasarım gerekse de her biri birbirinden değerli yazarlarınızın özgün ve doyurucu yazıları ile bir çok sektörel dernek web sitesine oranla ne kadar dikkatli ve özenli hazırlandığını ilk bakışta gösteriyor.

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR, RESSİAD Başkanı30.10.2005
TÜRKİYE-AB ENERJİ KRİZİ

Dün (29 Ekim 2005) tarihinde) basında yer aldığına göre, Türkiye AB ile 9 Güneydoğu Avrupa ülkesini kapsayan, doğalgaz ve elektrikte sınırları kaldırarak ortak pazar kurulmasını öngören anlaşmayı imzalamayı reddetmiş bulunuyor. Bu Türkiye'nin Enerji Terminali olmasını da reddetmek demektir. Avrasya'dan ve Orta Doğu'dan gelecek petrol ve doğal gaz, Avrupa'ya pazarlanmayacak mıydı? Reddedilen anlaşmanın sakıncalı görülen en önemli maddesi yeni üretim tesisleri kurulması ve işletilmesinin AB'nin çevre müktesebatına göre yapılacak olması. Türkiye ise, artık dünyada ötelenen kömür termik santralları peşinde. Enerji Bakanlığı bu politikaya sarılarak, AB çevre müktesebatını uygulamaktan kaçınmak istiyor. RESSİAD olarak bu politikayı hatalı buluyor ve onaylamıyoruz. Bundan sonra kurulacak her santralımızın AB çevre müktesebatına uygun olmasını özellikle istiyoruz. Yenilenebilir enerji kaynaklarımız Enerji Bakanlığı'nın, Çevre Bakanlığı'nın, Sanayi Bakanlığı'nın ve DışişleriBakanlığı'nın kısacası hükümetin Kyoto Protokolü'ne ve Çevre Müktesebatına karşı tutumu nedeniyle değerlendirilmiyor. Hükümet, Kyoto Protokolü'nü artık gündemine almalıdır. Bu konuda Türkiye'nin kaybı-kazancı ne olacak muhasebesi yapılmış değil, öncelikle bu yapılmalıdır. Kyoto'yu imzalarsak, Çevre Müktesebatını kabul edersek, santral-sanayi tesisi kuramayız edebiyatının gerçekçi olmadığı ortaya çıkarılmalıdır.

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR, RESSİAD Başkanı24.10.2005
RESSİAD Yönetim Kurulumuz 21.10.2005 tarihli toplantısında, RECS ile ortaklaşa düzenlemeye çalıştığımız Yeşil Sertifika Çalıştayı organizasyon çalışmalarını geliştirmek amacıyla ve zaman darlığı nedeniyle, daha önce 2 Aralık 2005 tarihinde yapılacağını duyurduğumuz toplantının 2006 yılının ilk yarısına ertelenmesini ve kesin tarihin daha sonra belirlenmesini kararlaştırmıştır.
Üyelerimize duyurmak istediğimiz bir diğer konu da, EPDK tarafından hazırlanan Elektrik Piyasası Talep Tahmini Yönetmeliği Taslağı'nın görüş toplanmak üzere yayınlanmış olduğudur.

H.Resat Koymen04.10.2005

YEK KANUNU ve ORMAN BAKANLIGI UYGULAMALARI (2)

02.06.2005 tarihli YEK Kanunu ve Orman Bakanlıgı Uygulamaları baslıklı ilk yazımda, yenilenebilir enerji ureten tesisler icin yapılan enerji nakil hattı insaatlarında, Orman Bakanlıgınca YEK Kanunu hukumlerinin uygulanmadıgını yazmıstım.

Bu konu ile ilgili olarak ETKB'na yaptıgımız muracaat sonucunda, kanun hukumlerinin yenilenebilir enerji tesisleri icin insa edilen enerji nakil hatları icin de gecerli oldugu, Orman Bakanlıgına bildirilmek uzere, EPDK'ya bildirilmistir. EPDK henuz durumu Orman Bakanlıgına bildirmemistir. Bildirim oldugunda, Orman Bakanlıgının buna uyup uymayacagı belli degildir. Bu konuda, ayrıca, firmamızca, Orman Bakanlıgı aleyhine İdari Yargı Davası acılmıstır.

Cevre ve Orman Bakanlıgının YEK Kanununu uygulamamakta kararlı oldugunu gosteren yeni bir gelisme ise su sekilde gelismistir:
YEK kanununun 8. maddesi geregince, yatırım doneminde , izin-irtifak hakkı ve kullanma izni bedellerine uygulanacak %50 indirim, Kanunun yayınlandıgı 11.5.2005 tarihinden once alınmıs lisanslar icin uygulanmamaktadır.

YEK Kanununa ve temel hukuk prensiplerine karsı olan bu uygulama icin , Cevre ve Orman Bakanlıgına itirazda bulunulmus olup, menfi cevap gelmesi halinde İdari Yargı davası acılacaktır.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygın bir sekilde kullanılmasını engelleyen bu kabil uygulamaların, esas gorevi yenilenebilir enerjinin daha da fazla kullanılmasını tesvik ederek karbon emisyonlarını azaltmak olması gereken Cevre ve Orman Bakanlıgı burokratları tarafından yapılmakta olması, bizlere buyuk uzuntu vermektedir.

Bu kabil yanlıs uygulamaların, yargı kararları ile duzeltilecegi tabiidir. Fakat, kendisini TBMM iradesi ustunde goren , Kanuna aykırı uygulama yapan burokrat arkadaslarımızın sebep oldugu maddi ve manevi zararlar, yatırımcıların ustunde kalmaya devam edecektir.

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR, RESSİAD Başkanı04.10.2005
TÜRKİYE AB MÜZAKERELERİ RESMEN BAŞLADI

Müzakerelerin verilen tarihte başlaması için AB ile uzlaşı sağlanmasından ötürü RESSİAD olarak mutluyuz, Başta Başbakanımız Sayın Erdoğan, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanımız Sayın Gül olmak üzere hükümet üyelerimize, 1959’dan bu yana katkı yapmış tüm devlet adamlarımıza, politikacılarımıza, uzmanlarımıza ve bürokratlarımıza minnettarız.
Türkiye, Batı Uygarlığı ile bütünleşmede, daha basit deyişle, Avrupa yolculuğunda 3 Ekim 2005 Akşamı önemli bir dönemeci geride bıraktı. Ankara Anlaşması’ndan sonra 42 yılda ulaştığımız bu yeni dönemecin kilometre taşı, tarihte yerini alacak önemli bir gelişme noktasıdır. 4 Ekim 2005 sabahı medeniyetler çatışmasına değil, medeniyetler kucaklaşmasına kapı açan yeni bir Avrupa, dünyada olumlu yönde yepyeni bir statü kazanan geleceği belirgin bir Türkiye görmekten mutluyuz.
RESSİAD olarak AB ile Türkiye arasında resmi görüşmelerin başlamış olmasından memnunluk duyuyoruz. Tam üyeliğe doğru alınacak önümüzdeki yolun, en az geride bıraktığımız yol kadar zahmetli olacağının bilincindeyiz, ama o yolu Türkiye’nin, olumsuz düşünenlerin tahminlerinin aksine, beklenenden daha kısa sürede alabileceğine inanıyoruz.
RESSİAD, kendi çalışma alanı kapamında, Türkiye enerji sektörünün AB standartlarına uyması, AB global enerji politikalarının Türkiye’de işlerlik kazanabilmesi için üzerine düşeni ve elinden geleni yapacaktır. Önümüzdeki dönemde, çevre dostu yeşil enerji kaynakları dediğimiz, başta hidrolik enerji ve rüzgâr enerjisi olmak üzere yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarımıza daha büyük bir önem vermek, bundan böyle AB politikalarının gereği olacak. Dolayısıyla, yeşil enerji sertifikası uygulamasına geçilmesi AB müktesebatının bir parçası oluyor.
AB – Türkiye müzakerelerinde, Başmüzakereci olarak atanan genç ve dinamik, başarı devlet adamımız Sayın Babacan’a üstün başarılar diliyoruz.

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR30.08.2005
YEŞİL SERTİFİKA İSTERSENİZ RESSİAD İLE TEMASA GEÇİN

Türkiye'de YEK Belgesi verilecek. Ancak, bu belge batıda emisyon ticareti için geçerli olan yeşil sertikanın yerini tutmuyor. Türkiye'de şu anda yeşil sertifika verebilecek bir makam yok. Ancak, yeşil sertifika alabilmenin yolu bulunuyor. RESSİAD bunun için bir çalışma başlattı. İlgi duyuyorsanız bizimle irtibata geçmenizi bekliyoruz.

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR02.08.2005
YEK BELGESİ YÖNETMELİĞİ
EPDK Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunacak Tüzel Kişilere
Yenilenebilir Enerji Kaynak Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik taslağını yayınlamış bulunuyor. Taslak EPDK internet sitesinden veya sitemizin "duyurular" bölümünden görülebilir. Bu konudaki görüşlerin 15 Ağustos 2005 saat 18:00'e kadar EPDK'ya bildirilmesi, gerekmektedir. Üyelerimiz kişisel görüşlerini kendi kanallarından EPDK'ya bildirebilecekleri gibi, RESSİAD görüşü içinde sunulması için bize de yollayabilirler. Bu konuda bize bildirmek istediğniz görüşlerin 12 Ağustos 2005 akşamına kadar ultanir@dialup.ankara.edu.tr adresine gönderilmesini diliyor, tüm üylerimize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

H.Resat Koymen02.06.2005
YEK Kanunu ve Orman Bakanlıgı Uygulamaları

5346 sayılı YEK kanununun 8. maddesi ile, yenilenebilir enerji santralleri yapımını tesvik etmek maksadı ile, yatırım doneminde kira,irtifak hakkı ve kullanma bedellerinde %50 indirim yapılması, agaclandırma ve ORKOY bedellerinin alınmaması hukme baglanmıs bulunmaktadır.

Icınde bulundugumuz haftada,Orman Bakanlıgı , kanun metni uzerindeki calısmasını tamamlamıs ve uygulama esaslarını belirlemistir. Buna gore, Orman Bakanlıgı, yenilenebilir enerji yatırımlarından, Agaclandırma Fonu ve ORKOY fonu icin bedel almayacak, arazi tahsis bedelini yatırım doneminde %50 indirimli olarak tahakkuk ettirecek, ancak, Agaclandırma Bedeli ve Toprak Bedelini is baslangıcında hicbir indirim dahi yapmadan tam olarak tahsil edecektir.

Bu iki bedel, ozellikle enerji nakil hattı izinlerinde buyuk meblaglar tutmaktadır. Isin garip tarafı ise, lisans sahibi firmanın , bu bedeli ,isletme doneminde TEIAS'a odeyecegi ucretlerden tahsil edecek olmasıdır.

Yani, Orman Bakanlıgı , 5346 sayılı kanunun hem lafzına hem de gerekcesine aykırı olarak alacagı bu bedeller ile bir taraftan yenilenebilir enerji yatırımları icin , yatırım doneminde ek maliyet yaratacak, diger taraftan ise, bu maliyet isletme doneminde TEIAS'a ciro edilecektir. Garip olan diger bir husus ise: yatırımı yapan ozel sektor degilde Devlet olursa, bu bedeller hic alınmamaktadır.

Sayın Orman Bakanından, Bakanlıgının isminin CEVRE ve Orman Bakanlıgı oldugunu hatırlayarak, yenilenebilir enerji yatırımcıları icin sadece yatırım doneminde ek kulfet getiren bu uygulamayı durdurmasını diliyorum.

Ahmet Eltekin17.05.2005
5346 Sayılı Kanun nihayet Cumhurbaşkanlığı tarafından onaylanarak, yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Ancak bu Kanunla getirilen enerji alımı ile ilgili maddenin "enerji alımı garantisi" olarak yorumlanması bence doğru değildir. Yatırımcıların bir çoğu, bu tanımın getirdiği avantaj ile projelerinin gerçekleştirilmesinde ihtiyaç duyulan finansmanın "alacağın temliki" yolu ile, yani elektrik alıcısının garantisi ile temin edilebileceği izleniminde bulunabilirler. Bu Kanun, böyle bir imkanı yatırımcıya sağlama açısından yetersizdir. Eğer, perakendeci TEDAŞ olacaksa, TEDAŞ ile Yenilenebil,r enerji üretim tesisi sahibi arasında yapılacak "ikili anlaşmalarda" Hazine Garantisi ve Al ya da Öde koşulunun olmayacağı hiçbir sözleşme finansman kuruluşunu tatmin etmeyecektir. Yine, bu perakendeci bir özel şirket olması durumunda, perakendeci ile yapılacak ikili anlaşmalarda karşılıklı yaptırım içeren garanti mekanizması mutlaka olması şarttır. Bu kanunun bazı maddeleri anlaşılması zor bir dille yazılmış. Örneğin, perakendecinin yenilenebilir enerji alımına ilişkin miktar hesabında bir orandan bahsediyor. Bu oranın nasıl bulunacağını lütfen anlayan birisi izah etsin. Yani bu kanun aradan bu kadar uzun süre geçmesine rağmen özensiz ve amaçsız çıkarılmış görüntüsü var. Ancak bu kanunda iki tarafın yarar sağlayacağı kesin. Bunlardan birisi EUAS; çünkü mevcut hidroelektrik santralları bedelsiz devralacak ve yine bu santrallardan ürettiği elektriği $0.01 /kWh bedelle ürettiğini, ama özel sektörün ise aynı tür santrallardan ürettiği elektriğe $0.05 kWh gibi fahiş fiyat istediği iddiasını sürdürecek. Bu kanundan yararlanacak olan bir diğer taraf ise Madde.13'de tarif edilen taraf. Yani, bu maddeden yararlanmak için öncelikle bir "Görevli Şirket" olacaksın, ve bir rezervuarlı (rezervualı derken hidroelektrik santrala ait bir su rezervuarı kasdediliyor herhalde) projen olacak, bu da yeterli değil ayrıca bu rezervuarlı tesisin projeleri onaylanmış ve inşa halinde olması da gerekecek. İşte böyle bir projesi olan varsa, istimlak bedelini hazineye ödettirebilecek. Bu proje hangisi merak ettim dorusu, bilen varsa kamu oyuna açıklasında öğrenelim lütfen. Yani, kişiye özel kanun maddesi. Bu maddenin, Yenilenebilir Enerji ile ne ilgisi var onu da anlayabilmiş değilim.

H.Resat Koymen- ERE Holding A.S.12.05.2005

HES lerde Proje Onayı Sorunu

Dun DSI'nın web sitesinde, su kullanım anlasması yapmak uzere muracaat edilen HES projelerini saydım. Liste 2-3-4 de toplam 375 projeye muracaat edilmis idi. Sonra, donup EPDK'nın web sitesine baktım : 15 HES projesine uretim lisansı verilmis, lisans verilmek uzere degerlendirmeye alınan proje sayısı ise daha fazla idi.

EPDK, HES lisanslarını hızlı bir sekilde neticelendirmektedir. Onumuzdeki 12 ay sonunda, uretim lisansı almıs HES projesi adedi 200'e ulasacaktır.

Simdiye kadar, 4628 sayılı kanun kapsamında , uretim lisansı ile yapılıp isletmeye alınan HES sayısı 6 dır.Halen yapımı devam eden HES sayısı ise 4 dur. Bu minik rakkamlara ragmen, lisans almıs HES lerin ETKB ve DSI de, kesin projelerinin onaylanması, gecici ve kesin kabullerinin yapılmasında darbogazlar olusmaktadır. Bugune kadar, bu darbogazlar, gerek lisans sahibi firmaların ve gerekse ETKB ve DSI proje daireleri gorevlilerinin ustun gayretleri ile asılmıstır. Bir adet uretim tesisi isletmede olan ve iki adet uretim tesisi de halen yapılmakta olan bir firma yoneticisi olarak, bu duruma yakından sahidim ve ETKB ile DSI proje dairelerine, ozverili calısmaları icin sukranlarımı sunarım.

Ancak, bundan sonra isler cok daha zorlasacaktır. EPDK dan alınan uretim lisansı sayısı arttıkca, onay icin verilen kesin proje sayısı artacak, tadilat projeleri-gecici kabul ve kesin kabul talepleri cıg gibi yagmaya baslayacaktır.

EPDK ve DSI proje daireleri boyle bir yukun altından kalkacak durumda degildir.Bu konuda cok buyuk bir darbogazın olusması kacınılmazdır.Bu darbogaz, lisans ile yapılacak HES yatırımlarının gerceklesmesini yıllarca geciktirebilecektir.

Cozum : bu konudaki yonetmenliklerin degistirilerek, ETKB ve DSI de ayrı-ayrı yapılan proje onayı - proje tadilat onayları - gecici ve kesin kabul onayları islerinin , ehil musavir muhendislik ve proje firmalarına yaptırılmasıdır. Bu firmalar zaten mezkur HES lerin kesin projelerini ve tatbikat - asbuilt projelerini hazırlayan firmalardır. Proje sahasına devamlı olarak gitmektedirler ve yapılan isleri en ince detayına kadar bilmektedirler.

ETKB ve DSI adına, bu seckin muhendislik firmalarına sorumluluk verilmesi hem muhtemel darbogazları onleyecek ve hem de muhendislik firmalarımızın gelismesi ve saglıklı buyumeleri icin rasyonel ve kalıcı bir yapılanma saglayacaktır.

Konuyu yakından bilmekte olan Enerji Isleri Gen.Md. Sayın Budak Dilli ve DSI Genel Muduru Sayın Prof.Dr.Veysel Eroglu'nun musterek bir irade ile bu darbogazı gidermelerini diliyorum.

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR12.05.2005
Önceki gün Meclis’te kabul edilen kanunumuz, Cumhurbaşkanı’nın onayına sunuldu. Kanunun 5346 sıra numarasını aldığını, dolayısıyla 5346 Sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun’umuz olacağını öğrenmiş bulunuyoruz. Basınımız kanunun çıkmasına gereken yeri veremedi ve içeriğini değerlendiremedi. Bu elbette, basınımızda ekonomi uzmanları olsa da, enerji uzmanları bulunmayışının bir sonucu. Haber yapan Hürriyet gazetesi, Bakanlar Kurulu’na yüzde 20 fiyat artırma yetkisi tanınmasına, Devlet Bakanı Ali Babacan’ın karşı çıktığını yazarak hataya düştü. Bu Sayın Babacan’ın öngördüğü çözümdü ve Enerji Bakanı Dr. Güler ile mutabakata vardıkları anlaşma konusu idi. Haberin başlığı, “Hükümet’e ‘Yenilenebilir Enerji” golü şeklinde atılmıştı. AK parti Grubu ve CHP Grubu yüzde 20 fiyat artırım yetkisinde mutabakata vardıklarında, Bakan Dr. Güler’in de bunu kabul etmiş olduğu Meclis’teki görüşmelerde açıklandı. Son anda Sayın Dr. Güler, anlaşılamaz bir tutumla bu uyuşma kararına katılmadı. Gol yeme konusunda Sayın Bakan bir açıklama yapacak mı bilmiyoruz! Ancak, AK Parti grubunun evet dediği bir konuda, AK Parti hükümeti gol yemiş olmaz. Kanunda, orman arazilerine ilişkin düzenlemenin yetersiz kalışı, üzüntüyle karşılandı. Bunun Çevre ve Orman Bakanı Sayın Pepe’nin anlayış göstermiş olsa da, yeterli ilgiyi göstermemesinden kaynaklandığı varsayılıyor. Kanundaki “YEK Belgesi” uluslararası yeşil sertifikayı karşılayamayacağından, Yeşil Enerji Sertifikası uygulamasına yer verilmeyişi kanunun büyük eksikliği, ama sektörden aldığımız izlenimler, önemli bir ilk adımın atılmış olduğu ve bunun memnunluk yarattığı şeklinde. Kanunun gelecekte geliştirilmesi gerektiği inancı da ifade ediliyor. Bazı isteklerimiz bugün için kanuna yansımamış olmakla beraber, Bakan Dr. Güler’i RESSİAD olarak kutluyoruz ve çabaları için teşekkür ediyoruz.

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR11.05.2005
Artık bir kanunumuz var. Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı TBMM’den geçti. Bundan böyle 10 Mayıs tarihinin her yıl “Yenilenebilir Enerji Günü” olarak kutlanmasını diliyoruz. Kanunumuz ne getiriyor? Kanuna ilişkin RESSİAD Yönetiminin resmi görüşünü, Yönetim Kurulu kararı biçiminde en kısa zamanda açıklayacağız. Kanun yenilenebilir kaynaklardan üretilecek elektrik için alım ve taban fiyat garantisi getiriyor. Komisyon Başkanı Aksoy’un takdire bırakmasına, Bakan Dr. Güler’in Bakanlığı adına kabul etmemesine karşın, AK Parti ve CHP’nin verdikleri aynı doğrultulardaki değişiklik önergeleriyle, “2011 yılı sonuna kadar bir takvim yılı içerisinde bu Kanun kapsamında satın alınacak elektrik enerjisi için uygulanacak fiyat; EPDK’nın belirlediği bir önceki yıla ait Türkiye ortalama elektrik toptan satış fiyatıdır. Bu fiyatı her yıl başında yüzde 20 artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir” hükmü yasalaştı. Böylece RESSİAD’ın uyarısı haklı çıktı, önerisi kabul gördü ve serbest piyasa korundu. Maddeye Sayın Aksoy kabul oyu verirken, Sayın Dr. Güler red oyu verdi. 9 Mayıs tarihli makalemizde (Mayıs ayı Gündem’inde) açıkladığımız gibi Devlet Bakanı Sayın Babacan’ın görüşü de RESSİAD’a paralel doğrultudaydı ve bu hükmün düzenlenmesinde etkili olmuştu. Kanunda 5-6 Euro cent gibi fiyatların telaffuz edilmesi kadar, ortalama fiyat üzerine artı yüzde 20’nin dışında, eksi yüzde 20’nin konulması da yanlış olacaktı. Kanunun arazi ihtiyacına ilişkin maddesi kapsamında, orman arazileri için istediğimiz, arazi üzerinde kurulacak santral ve tesislerin çıplak mülkiyetinin lisans sahibi firmaya ait olması ile ilgili düzenlemeye ilişkin önerdiğimiz değişiklik maalesef bir önerge ile gündeme getirilmedi. İkinci önerdiğimiz değişiklik ise, 4628 sayılı yasa kapsamındaki üretim şirketlerinin kurulmuş ve kurulacak hidroelektrik santralları için DSİ ile olan su kullanım anlaşmalarındaki katılım paylarına ilişkin düzenleme, değişiklik önergesi ile kabul edildi. Bu kanun bundan sonra, Yeşil Sertifika uygulaması ile geliştirilebiir. Kanunun tamamının kabulüne 228 milletvekili katıldı, 227 kabul ve bir çekimser oyla, 10 Mayıs 2005 Salı günü saat 21.40’da kabul olundu. Daha sonra bir teşekkür konuşması yapan Bakan Dr. Güler, bu kanunun devrim niteliğinde ve bugünün tarihi bir gün olduğunu söyleyerek Meclis’e teşekkür etti. 10 Mayıs 2005 Salı, Saat 22.00

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR06.05.2005
TBMM'nin dün yapılan 95. birleşiminde Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı'nın ilk üç maddesi geçebildi. Bunlar da Amaç, Kapsam, Tanım ve Kısaltmaları içeren maddeler. Üçüncü maddeden sonra beş dakika ara verildi. Oturum tekrar açıldığında Hükümet ve Komisyon temsilcilerinin yerlerini almadığı görüldü ve tasarının görüşülmesi ertelendi. Tasarının görüşülmesine gelecek hafta devam edilmesi bekleniyor. Dünkü görüşmelerde, yenilenebilir enerjilerden çok, genel enerji politikası, özellikle doğalgaz konusu tartışıldı. CHP Grubu'nun Mavi Akım'da formül değişikliğini gündeme getirmesi ve Bakan Dr. Güler'i Hazine'yi zarara sokmakla suçlaması, hatta bu nedenle Yüce Divan'da yargılanan eski bakanlar olduğunun bile söylenmesi, görüşmelerde tatlı-sert tartışmalara, ama yadsınamaz gerginliğe neden oldu. Tasarının ertelenmesine bu gerginliğin neden olduğu söylenebilir. Sektör, gece uzayacak oturumla tasarının görüşülmesinin tamamlanmasını bekliyordu, ama olmadı, olamadı. Görüşmelerde, geçen Temmuz ayından bu yana tasarının bekletilmesinden Devlet Bakanı Sayın Babacan'ın sorumlu gösterilmesi ve petrol şirketlerinin isteğine göre hareket ettiğinin söylenmesi de şık olmadı ve Sayın Babacan'a haksızlık yapıldı. Bu arada bazı konuşmacıların teşvikli fiyata serbest piyasa adına karşı çıkması, RESSİAD görüşüne paralel görüş bildirmeleri dikkat çekiciydi.

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR05.05.2005
Bugün yenilenebilir enerjiler açısından tarihi bir gün. Yenilenebilir temiz enerjileri, yani yeşil enerjiyi anma günü de olabilir, kısacası YEŞİL ENERJİ GÜNÜ olarak anılması gereken bir gün. Dileriz takvimlere böyle bir gün konur. Dün, yani TBMM'nin 22. dönem 3. yasama yılı 94. birleşiminde "Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı"nın görüşülmesine akşam saatlerinde başlandı. Önce tasarının tümü üzerinde ilk konuşmayı AK Parti Grubu adına Kayseri Milletvekili Sayın Taner Yıldız yaptı. Saat 20:55'de Meclis birleşimi bugün toplanmak üzere kapatıldı. Bugün CHP Grubu adına, Komisyon adına ve şahıslar adına konuşmalarla tasarının görüşülmesine devam edilecek ve maddelere geçilecek. Eğer tartışmalar büyümezse, tasarı bugünkü 95. birleşimde TBMM'den bütünüyle geçebilir. Başta üyelerimiz olmak üzere enerji sektörü kamuoyunu TRT 3'den Meclis'teki görüşmelerini izlemeye davet ediyoruz. Şunu da belirtmek isteriz ki, yasa bazı eksiklikler ve hatalarla da çıksa bile, yenilenebilir enerjiler için özel bir yasa olması, hiç yasa olmamasından çok daha iyi bir durumdur. Bu nedenle şimdiden sektörümüzün gözü aydın olsun, ülkemize hayırlı olsun diyoruz. RESSİAD Başkanı

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR28.04.2005
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı bu hafta beklenenin aksine arkaya atıldı, görünen gündemde 7’nci sıraya ötelendi ve böylece geri bırakıldı. Neden olarak, daha öncelikli ve acil konuların olduğu söylenmekle birlikte, geçen hafta yaptığımız yorumumuzda haklı çıkmakta olduğumuz da görülüyor. Bu tasarının yasalaşması, Elektrik Piyasası Kanunu, Doğalgaz Piyasası Kanunu ve Petrol Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı üzerinde hükümet içinde, daha doğrusu Devlet Bakanı Ali Babacan ile Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Dr. Hilmi Güler arasında uzlaşmayı bekliyor. Enerji Bakanlığı’nın birinci öncelikli ve örtülü amacı, doğalgaz piyasası kanununda değişiklik yapmak. Büyük bir olasılıkla bu değişiklik serbest piyasayı geliştirmek için değil, gündemdeki kontrat devirlerlerini sınırlayarak devletçiliği korumak için yapılacak. Böyle bir durumda da, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı kamuoyuna karşı şirin bir kamuflaj amacıyla kullanılacak, ama gerçekte içeriği yeterli olacak mı? Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı’nı doğalgaz lobisi engellemiyor, bilakis bu kanun öne çıkartılıp propaganda yapılırken, doğalgaz piyasası budanmak, bir bakıma doğmadan eli-kolu kesilmek isteniyor. Umarız, haklı çıkmayız! Programına serbest piyasa ilkesini almış AK Parti ikidarının aklıselimi yanlışlığı engelleyebilecek mi? Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı gerekli değişiklikler yapılarak doğru çıkarılabilecek mi? Bu soruların yanıtları için bir süre daha bekleyeceğiz. Ancak, enerji piyasasının hangi kesiminde olursa olsun, bir kesimindeki devletçilik, diğer kesimleri için de ekonomik virüs tehlikesi taşır. Biz herşeyi ile serbest piyasadan yanayız. Yenilenebilir enerjide de yatırım maliyetlerini aşağı çekecek önlemlerle serbest piyasa fiyatı istiyoruz.

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR22.04.2005
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı, önüne Mera Kanunu’nda Değişiklik Tasarısı ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı gibi tasarılar, TBMM’nin diğer konuları geçince, bu haftada ele alınamadı ve yasalaşmadı. Gelecek hafta bu yasa çıkacak mı? Yeni bir umutla beklenecek. Tasarı üzerinde verilecek değişiklik önergelerinin hazır olduğu söylenmekte. Bunlardan biri de RESSİAD olarak istediğimiz DSİ Su Kullanım Anlaşmaları’nda yer alan katılım bedellerine ilişkin düzenleme. Ancak, metin yeniden yazılmış ve katılım paylarının sözleşmede yer alan değerinin yüzde 30’a kadar artabileceği benimsenmiş. Ormanlık alanlar konusundaki talebimiz kesinlik kazanmış değil. Tasarı ile birlikte ayrıca, doğalgaz kontrat devir ihalelerinin değerlendirilmesinde sorun giderici bir maddenin yer alacağı duyumlarımız arasında. Bu değişiklik önergeleri TBMM Genel Kurulu’na sunuluncaya kadar son şekli ile açıklanmıyor. Öte yandan, önceki gün haber yorumumuzda yazdığımız MGK toplantısı ve doğal gaz konusu ile ilgili olarak sonradan aldığımız yeni bilgi, MGK toplantısında enerji güvenliği ve boru hatları güvenliğinin konuşulduğu, doğalgaz kontrat devirleri konusuna hiç girilmediği şeklinde. Bu nedenle doğalgaz piyasası düzenlemesine MGK’nın görüş verdiği spekülasyonu doğru değil. Nitekim, biz de yorumumuzda, MGK’nın serbest piyasa aleyhine bir karar almış olmasına ihtimal verilmediğini yazmıştık. Dolayısıyla, doğalgaz serbest piyasasını küçültmek, BOTAŞ’ı güçlendirmek için yapılacak bir değişikliğin, Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı içine girmesi söz konusu değil. Bununla beraber, “Elektrik Piyasası Kanunu, Doğalgaz Piyasası Kanunu ve Petrol Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı”nı kamufle etmek için, geçen Temmuz ayında olduğu gibi yine Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı’nın kullanılması ihtimal dahilinde. Şayet böyle bir niyet varsa, tasarının yasalaşması için biraz daha bekleyeceğiz demektir.

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR20.04.2005
YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUN TASARISI’nın bugün TBMM’nin 86’ncı bileşiminde ele alınması bekleniyor. Yine de önünde başka tasarı ve kanun teklifleri olduğundan görüşülmesine kesin demek mümkün değil. Ondan önce Mera Kanununda Değişiklik Tasarısı gibi tartışmalı bir kanun da var. RESSİAD, mevcut tasarıda 8'inci maddeye bir paragraf eklenerek orman alanlarında kurulacak santrallerin tesis mülkiyetinin lisans sahibi firmaya ait olmasını ve lisans süresi sonunda Orman İdaresi'ne kalmamasını talep ediyor. Ayrıca, Geçici 4'üncü maddeye bir cümle eklenerek, 4628 Sayılı Kanun kapsamında kurulmuş ve kurulacak olan hidroelektrik santrallerin su kullanım sözleşmelerinde ABD doları cinsinden yer alan DSİ enerji katılım paylarının, sözleşmede yer aldığı miktarda, ödeme tarihindeki Merkez Bankası döviz kuru üzerinden her işletme yılının sonunda DSİ'ye ödenebilmesini istiyor. Tasarıda, garantili alım fiyat üzerinde Hazine, DPT ve Enerji Bakanlığı piyasa fiyatı bazında uzlaşmaya varmış olsalarda, bunun yüzde 20 alt ve üst sınırları arasında her yıl Bakanlar Kurulu’nca tespit edilebilecek olmasını benimsemelerini, sakıncalı buluyoruz. EPDK’nın belirleyeceği piyasa ortalama fiyatı dışında fiyat düşünülmemesini istiyoruz. Tasarı yasalaşırken en büyük eksikliğinin, YEŞİL SERTİFİKA uygulamasına gidilmemiş olmasını kamuoyumuzun dikkatine arz ediyoruz. Tasarının bu hafta ele alınıp alınmayacağını etkileyecek bir gelişme, 18 Nisan Pazartesi akşamı doğalgaz konusunda yaşandı. BOTAŞ'ın doğalgaz kontrat devri ihalesi üçüncü kez ertelendi ve 27 Haziran'a kaldı. Bu ertelemenin MGK toplantısında enerji politikalarının görüşülmesinin hemen ardından yapılmış olması ilginç bulunuyor. Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı'na, Doğalgaz Piyasası Kanunu'nda değişiklik yapacak, piyasayı küçültecek biçimde kontrat devrini sınırlayacak, tek maddelik kanun değişikliğinin eklenip eklenmeyeceği konuşuluyor. Devlet Bakanı Ali Babacan'ın böyle bir değişikliğe karşı çıkması bekleniyor. Enerji Bakanı Dr. Hilmi Güler'in MGK fırsatını koz sayarak, Babacan engelini aşıp aşamayacağı siyasi kulislerde tartışılıyor. Bununla beraber MGK’nın serbest piyasa aleyhine bir karar almış olmasına da ihtimal verilmiyor. Bir başka görüş ise, MGK görüşmesi bahanesiyle, Dr. Güler’in TBMM gündeminin 29’uncu sırasında, ama rafta bekletilen, “Elektrik Piyasası Kanunu, Doğalgaz Piyasası Kanunu ve Petrol Piyasası Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı’nı gündeme taşıyarak, geçen Temmuz ayında olduğu gibi iki tasarıyı birlikte, aynı birleşimde Meclis’ten geçirmeye çalışacağı şeklinde. Böyle bir stratejinin olup olmadığını, gündemdeki tasarının bu hafta Meclis’te ele alınıp alınmayacağı gösterecek.

Yrd.Doç.Dr.Murat KAÇIRA16.04.2005
.19 milyar dolar gelir sağlayabileceği belirtilmektedir. Bu sebeple Türkiye’nin Kyoto Protokolünü en kısa sürede imzalaması gerekmektedir. RESSİAD’ın sitesinde 17.03.2005 tarihinde duyurular kısmında yayınladığı “YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUN TASARISI hakkındaki görüşlere katılmaktayım. RESSİAD, rüzgar ve su enerjisinden yararlanma konusunda çalışmalar yapmakta ve sorunlara tasarımdan, teknolojije ve politikalar geliştirmeye kadar varan sürecte ulusal ve uluslararası çözümler sağlamak için tecrübeli ve saygın kadrosu ile özveriyle çalışmalarını sürdürmektedir. Bu nedenle, RESSİAD çatısı altında bulunan, başta katkılarının büyük olduğuna inandığım Yönetim Kurulu Başkanı saygıdeğer hocam Prof.Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR olmak üzere herkese teşekkür ederim. Internet sitenizde sunmuş olduğunuz hizmetin önemi olduğuna inanıyor, başta enerji konusunda çalışan insanlar olmak üzere herkese faydalı olacağı düşünüyorum, herkese hayırlı olmasını temenni ederim. .Türkiye enerji ihtiyacı bakımından %70 oranlarında dışa bağımlı bir ülke olmasına karşın, yenilenebilir enerji kaynakları (özellikle su, rüzgar, jeotermal, güneş) potansiyeli bakımından dünyada önde gelen ülkeler arasında yer almaktadır. Dünyadanın önde gelen birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerinde yenilenebilir enerji kaynaklarının ülkelerindeki toplam enerji kullanımı içerisindeki paylarını arttırmakta (30% veya daha fazla), yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını özendirmekte ve bu yönde politikalar geliştirmektedirler. Kyoto Protokolü, Birleşmiş Milletler’in uluslararası iklim değişikliği ile mücadele anlaşmasıdır. Bu anlaşmaya gereğince, gelişmiş ülkelerin CO2 emisyonlarını azaltmaları için bağlayıcı kanunlar getirilmektedir. Kanunlara göre, kirleten ülkelerin yıllık ortalama CO2 emisyonlarını 1990 yılında ölçülen değerlerin ortalama %5.2 altında azaltmalarını gerekmektedir. Türkiye Kyoto Protokolünü örtülü olarak tanımasına karşın hala resmi olarak imzalamamıştır. Bu protokole imza atması halinde Türkiye, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı, bu kaynakların arttırılması için araştırılmaların yapılması, temiz teknolojilerin geliştirilmesi ve bu yollarla ülkeye daha fazla yabancı sermayenin akması gibi faydaları sağlayabilecektir. Avrupa Birliğine bağlı ülkelerde yenilenebilir kaynaklara ve teknolojilere verilen desteklere ve yasal düzenlemelere bakıldığında ülkeler arsında farklılık olmasına rağmen “Yeşil Sertifika” tabanlı bir destek düşünülmektedir. Bunun getireceği faydalardan en önemlisi yeşil enerjinin uluslararası ihracatına yönelik bariyerlerin aşılması ve ihracatın kolaylaşmasıdır. Türkiye yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ettiği enerjiyi ihrac edebilmesi durumunda yılda 18

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR11.04.2005
YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUN TASARISI’nın bu hafta TBMM’den geçmesini bekliyoruz! TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşme 14 Nisan 2005 Perşembe günü yapılabilecek. Bilindiği gibi, geçen hafta Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in başkanlığında Devlet Bakanı Ali Babacan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. M. Hilmi Güler, AK Parti Grupbaşkanvekili Salih Kapusuz, TBMM Sanayi, Ticaret ve Enerji Komisyonu Başkanı Soner Aksoy'un katılımıyla yapılan toplantıda, tasarının subvansiyonlu fiyat içeren 6'ncı maddesinin tekrar ele alındığı, alım garantisi ve alım fiyatının tartışıldığı, sonuçta EPDK'nın belirleyeceği piyasa fiyatı üzerinde anlaşıldığı açıklandı. RESSİAD başından beri piyasa fiyatını savunuyordu ve RESSİAD’ın görüşü kabul gördü. Bununla beraber söz konusu toplantıda, EPDK'nın belirleyeceği piyasa fiyatının yüzde 20 üstünde veya altında bir alım fiyatı belirlenmesi Bakanlar Kurulu'nun yetkisine bırakılmak isteniyor. Ancak, piyasa fiyatı üzerinde fiyat düşleyenler kaybettiler. Unutulmasın, bir tasarının fiyat garantisi maksimumu ile değil, minimumu ile ölçülür, o da piyasa fiyatının altındaki yüzde 20'dir. Elbette sektör bunu hak etmiyor. Sektörün hakkı piyasa fiyatı ortalaması. Bu nedenle artı-eksi yüzde 20 cümlesine yasada hiç yer verilmemesini RESSİAD olarak talep ediyoruz. Hükümet haksız lobicilerin oyununa gelmeden sektörü sağlam zemine oturtmalı. Sağlam zemin ortalama piyasa fiyatıdır ve bunu sadece EPDK belirleyebilir. Daha sonra Bakanlar Kurulu bu fiyat üzerinde oynamamalı. Piyasa korunmalı, elinde proje stoku olan, daha çok yap-satçı birkaç şirket istiyor diye subvansiyonlu fiyat uygulanamaz. O zaman kim inanacak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın ucuz elektrik yanlısı olduğuna? Yap-satçı ya da eski BOT’ci adreslerine özel yasa değil, piyasayı geliştirecek yasa istiyoruz! İki önemli eksikliği vurguluyoruz: Ormanlık alanlarda kurulan santralların makina-donanım ve tesis mülkiyeti kayıtsız ve şartsız lisans sahibine bırakılmalı. Su Kullanım Anlaşmaları’nda yer alan DSİ katılım payları de belirsizlikten kurtarılmalı. Bu hafta çıkacak yasaya en kısa zamanda Yeşil Sertifika Uygulama eki de yapılmalı. Çünkü, asıl radikal destek bu olacak, ama ne yazık ki daha sonra yapılabilir. Çünkü, Bakanlık henüz bunu gündemine almadı.

Yrd.Doç.Dr. H. Hüseyin ÖZTÜRK10.04.2005
Bilindiği gibi, günümüzde dünyanın en önemli çevre sorunu, atmosfere CO2 salınımı artışından ve sera etkisinden kaynaklanan küresel ısınmadır. Bu sorunun önlenebilmesi için, yenilenebilir enerji kaynaklarından etkin olarak yararlanmak öncelikli bir gereksinimdir. Rüzgar enerjisi, en ucuz yenilenebilir enerji kaynaklarından bir tanesidir. Son yıllarda, rüzgar enerjisi ileri teknoloji ürünü olan ve çevreyi daha az kirleten bir termik santral ile karşılaştırılabilir bir düzeye gelmiştir. Rüzgar santralleri, atmosfere CO2 salınımı oluşturmaz. Rüzgardan elektrik üretiminde yararlanılması durumunda: (1) Fosil yakıtların kullanımı sonucunda oluşan olumsuz çevresel etkiler (küresel ısınma, CO2 salınımı, asit yağmurları vb.) önlenir. (2) Ham madde sıkıntısı ile karşılaşılmadan sürekli bir şekilde enerji üretimi gerçekleştirilebilir. (3) İleri teknolojiden yararlanılarak ve dışa bağımlı olmadan ekonomik enerji üretimi yapılabilir. (4) Sağlanan teknolojik gelişmeler ve verim artışları ile nükleer santrallerden daha ucuz enerji üretilebilir.
RESSİAD, rüzgar enerjisi konusundaki gelişmeler ve Türkiye’de rüzgar enerjisinden yararlanmaya yönelik yoğun çabaları ile dinamik bir ortamın oluşmasını sağlamıştır. RESSİAD’ın bu işlevini gerçekleştirmesinde, büyük bir özveri ile çalışan RESSİAD Yönetim Kurulu Başkanı hocam Sayın Prof.Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR’ın çok önemli katkıları vardır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin kullanımı konusundaki önemli işlevleri nedeniyle, RESSİAD’a ve Yönetim Kurulu Başkanı hocam Sayın Prof.Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR’a teşekkür eder, çalışmalarında kolaylık ve başarılar dilerim. Ayrıca, yeni internet sitesinin RESSİAD ve enerji konusunda çalışanlar için hayırlı olmasını dilerim. RESSİAD’ın YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUN TASARISI hakkındaki: (1) Serbest piyasada çalışan, sübvansiyon veya destek adıyla Hazine'ye yük olmayan, Türk halkının cebine haksızca uzanmayan yatırımlar yapılmalı, kimse Hazine parasına göz dikmemeli (2) Yenilenebilir enerjiyi desteklemek için yatırım maliyetleri azaltılmalı ve yatırım maliyetlerini aşağı çekici önlemler alınmalı, (3) Yenilenebilir enerji yatırımları için yatırım indirimi ve her türlü vergi muafiyeti getirilmeli, (4) Yeşil Sertifika uygulaması ülkemizde başlatılmalı ve böylece yeşil elektriğin Avrupa'ya ihraç kapısı açılmalı ve (5) Yasa çıkarken, orman ile ilgili ve DSİ katılım payları ile ilgili sorunlar çözümlenmelidir şeklindeki görüşlerine katıldığımı belirtir, önümüzdeki günlere yeniden gündeme gelecek olan bu yasanın ülkemiz için hayırlı olmasını dilerim.

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR08.04.2005
YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUN TASARISI'nın TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşülmesinin 14 Nisan 2005 Perşembe gününe kaldığı söyleniyor. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in başkanlığında Devlet Bakanı Ali Babacan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. M. Hilmi Güler, AK Parti Grupbaşkanvekili Salih Kapusuz, TBMM Sanayi, Ticaret ve Enerji Komisyonu Başkanı Soner Aksoy'un katılımıyla 7 Nisan 2005 Perşembe günü yapılan toplantıda, tasarının subvansiyonlu fiyat içeren 6'ncı maddesinin tekrar ele alındığı, alım garantisi ve alım fiyatının tartışıldığı, sonuçta EPDK'nın belirleyeceği piyasa fiyatı üzerinde anlaşıldığı belirtiliyor. Bilindiği gibi RESSİAD başından beri piyasa fiyatını savunuyordu. Ancak, söz konusu toplantıda, EPDK'nın belirleyeceği piyasa fiyatının temel olması kabul edilmiş olmakla birlikte, bu fiyatın yüzde 20 artırılması veya azaltılması yetkisinin Bakanlar Kurulu'na bırakılması da kararlaştırılmış bulunuyor. Tasarının 6'ncı maddesi, şimdi buna göre yeniden yazılacak. Bizce piyasa fiyatı üzerinde fiyat isteyenler şimdi tam bir hezimete uğradı. Çünkü, bir tasarının fiyat garantisi maksimumu ile değil, minimumu ile ölçülür, o da piyasa fiyatının altındaki yüzde 20'dir. Aslında bugün de mevzuata göre piyasa fiyatı garantisi var, ama TEDAŞ yenilenebilir kaynaklı elektriği şimdiki piyasa fiyatına karşılık gelen TETAŞ ortalama fiyatından değil, bu fiyatın yüzde 10 altındaki fiyatla alıyor. Hiç kuşkunuz olmasın, yarın tasarı çıkınca artı yüzde 20 değil, eksi yüzde 20'yi uygulayacaktır. Onun için biz diyoruz ki, herkes RESSİAD'ın önerdiği piyasa fiyatı üzerinde uzlaşsın, artı-eksi yüzde 20 cümlesine yasada hiç yer verilmesin. Yenilenebilir enerjiyi desteklemek isteyenler de fiyatla değil, yatırım maliyetlerini azaltarak; 1) Orman İdaresi'ne daha yatırım öncesi ödenmesi gereken bedelleri düşürerek, hatta sıfırlayarak, 2) Gelecekte Orman İdaresi'nin lisans süresi sonunda bu santrallara el koymasını engelleyerek, 3) Yenilenebilir enerji yatırımları için yüzde 200'den az olmayacak yatırım indirimi ve her türlü vergi muafiyeti getirerek, 4) DSİ ile su kullanım anlaşmalarındaki, özellikle katılım paylarındaki pürüzleri gidererek, 5) Yeşil Sertifika uygulamasını ülkemizde başlatarak ve böylece yeşil elektriğin Avrupa'ya ihraç kapısını açarak desteklemeliler. Bakınız, Avrupa'da yenilenebilir enerji hedeflerinin yakalanamadığı ve AB komisyonunun bütün Avrupa'da geçerli olacak bir Yeşil Sertifika sisteminin yenilenebilir enerji için geçerli ve çalışabilir en önemli teşvik yöntemi olacağını düşündüğü ve bu konuda bir çalışma yaptığı yabancı yayınlarda açıkça yazılıyor (Brussels Platts). Bu da RESSİAD'ın görüşleriyle bire bir örtüşüyor. Serbest piyasada fiyatlı teşvik dönemi olmaz, olamaz, işin doğasına aykırı, bunu anlayalım lütfen. Bizde de en kısa zamanda Yeşil Sertifika'ya geçilmeli. Devlet Bakanı Sayın Ali Babacan'ı piyasa ilkelerini koruduğu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. M. Hilmi Güler'i de yenilenebilir enerjiye inandığı için kutluyoruz. İkisinden ve ikisinden de önce, kapalı kapıları açmakta üstün politikacı olan Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'dan bir dileğimiz var. Lütfen fiyat tartışmasını kapatarak, Yeşil Sertifika sayfasını açacak girişimi başlatın. Türkiye'ye hizmet için buna gerek var.

İBRAHİM ŞEN08.04.2005
Sayın RESSİAD Yöneticileri,
Öncelikle şunu ifade etmem gerekiyor ki, hazırlamış olduğunuz web sitesinde, enerji ile ilgili özellikle yenilenebilir enerji (Hidrolik ve Rüzgar) ile ilgili olarak bütün gelişmeler takip edilmekte ve kamuoyu bilgilendirilmektedir. Diğer taraftan, enerji ile ilgili elikalem tutan ilgililerin ve özellikle sayın Prof. Dr. M.Özcan ÜLTANIR Hocamızın konularla ilgili yorumları her kademede gerekli etki ve tesirleri yapmakta ve konuların çözümlenmesine önemli ölçüde katkı sağlamaktadır. Bu iki husustaki çabalarınızdan dolayı emeği geçenlerin hepsine teşekkür ediyorum.
Ülkemizdeki enerji sorunlarının aşılmasına çok önemli bir katkı sağlayacak olan Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına ilişkin Kanun”un da biranönce çıkarılmasının gerektiğini ve şart olduğunu artık yoldan geçen vatandaşımızda bilmekte olup bu sektörde hizmet edenlerin gerekli katkıyı sağlayacaklarına içtenlikle inanıyorum. Bu kanunu çıkarılması ile ülkemizin kazanacağı yarar ve faydaları sayın Reşat Köymen Bey bu sayfalardaki görüşlerinde en güzel bir şekilde ifade etmiştir.
Teşekkür ediyor, Selam ve Saygılarımı Sunuyorum.
İBRAHİM ŞEN
Mak.Müh. B.Sc.

H.Resat Koymen- ERE Holding A.S.07.04.2005
Bilindigi gibi 4628 sayılı elektrik piyasası kanunu ile, ozel sektorun elektrik enerjisi uretimi amacı ile HES projeleri yapması ve isletmesi , yasal mevzuata baglanmıstır.

Ancak, bu kanuna gore yapılacak bir HES, DSI veya EIE proje listesinde cok maksatlı (icme suyu-sulama suyu) olarak sınıflandırılmıs ise, firma projeyi bitirse dahi, icme ve sulama suyu hakları DSI de kalmakta ve yatırımcı firma bundan bir fayda saglayamamaktadır. Bu durumda, cok maksatlı HES projeleri, ozel sektor icin feasible olmaktan cıkmakta olup, DSI nin odenek yetersizligi nedeni ile hic yapılamaz hale gelmektedir.Kaybedenler ise: basta sulama suyu ihtiyacı icindeki ciftciler (sulama birlikleri) ile icme ve kullanma suyu sıkıntısı ceken Belediyeler olmaktadır.

Yasal mevzuat uygun hale getirilirse, ozel sektor bu tip HES leri kolaylıkla yapabilir ve bu projeler cok da feasible olur. Nitekim, enerji amaclı bir HES de, suyun beher M3 unu 225 mt. yukseklikten dusurunce, 0.5 kwh elktrik elde edilmekte ve yaklasık 3 cent kazanılmaktadır. Halbuki, aynı M3 su, sulama suyu ve hele kullanma suyu olarak satıldıgında, cok daha fazla bir ekonomik degere sahip olacaktır.

Halihazırda, ozel sektorun icme suyu ve sulama suyunu lisans ile HES lerde uretip satmasını duzenleyen yasal mevzuat bulunmamaktadır. Hernekadar, 3996 sayılı yasa ile ,YID yontemi ile bu is yapılabilmekte ise de, bu yontemin karısık ve uzun olması, Bakanlar Kurulu kararı gerektirmesi, ve en onemlisi YID projelerine yonelik kamuoyunda ve dıs finansman kuruluslarında olusan menfi gorus nedeni ile bu projelerin finansmanının artık yapılamayacak hale gelmesi nedenleri ile, YID yontemi ozel sektor icin uygun degildir . Ozel sektor, cok maksatlı HES leri YID yontemi ile yapamaz, yapmak isteyecegini de dusunemiyorum.

Bu dugumu yeni bir kanun ile cozmek gerekmektedir. Bu kanun ile ozel sektore, enerji uretimi de yapabilecegi cokmaksatlı HES lerin suyunu ayrıca icme, kullanma ve sulama suyu olarak da satma hakkını lisansa baglayan duzenleme yapılmalıdır. DSI nin su kullanma anlasması metni de bu kanuna gore duzenlenmelidir.

Boyle bir duzenleme ile, cok maksatlı HES ler cok feasible hale gelecekler ve suratle yapılmaya baslanacaklardır. Bundan kazanclı cıkanlar ise sadece enerji sektoru oyuncuları degil aynı zamanda su sıkıntısı ceken Belediyeler ile sulama suyu sıkıntısı ceken sulama birlikleri uyeleri ciftci vatandaslar olacaktır.

Doç.Dr. Turhan KOYUNCU05.04.2005
Sayın RESSİAD yönetim kurulu başkanı Prof.Dr.Mustafa Özcan ÜLTANIR :
Sayın hocam; konuyla ilgili birisi olarak sizi, yıllardır yaptığınız bilimsel çalışma, araştırma, televizyon programları ve gazetelerdeki makalelerinizden izliyorum. Yüksek emisyona sahip fosil yakıtların, küresel ısınmadan tutun da toprağın-suyun kirlenmesine ve canlı hayatını olümcül derecede tehdite kadar etkisinin olduğu artık net olarak saptanmıştır. Bu koşullarda özellikle hidrolik, rüzgar ve güneş gibi yenilenbilir temiz enerji kaynakları bakımından son derece zengin olan ülkemizde bu kaynaklarımızın kullanımı yönünde RESSİAD olarak gösterdiğiniz çaba gerçekten takdir edilmeyi hak etmektedir. Dernek olarak bu konuda çok önemli bir açığı kapatmakta ve bir boşluğu doldurmaktasınız. Sizin bu yeni sitenizin kullanışlılığı da beni çok memnun etti. Ayrıca, bu sektörle ilgili tarafsız ve yansız bir şekilde gerek kamu ve gerekse özel sektöre ilişkin bilgileri tamamen bilimsel verilere dayandırarak vermeniz çok iyi. Genellikle sitenizdeki konularla ilgili olarak fikirlerimin sizinle parallelik gösterdiğini belirtmek istiyorum. Ama, bazen bu fikirler bazı çevreleri rahatsız etse de gerçekleri sitenizde yazmanız beni çok mutlu etmektedir. RESSİAD ın sitesini düzenli olarak izliyorum. Sizi kutluyorum ve çalışmlarınızda kolyalıklar diliyorum.
Doç.Dr. Turhan KOYUNCU
Ondokuz Mayıs Üniveristesi

Tolga Yenice01.04.2005
Ressiad sitesi; Enerji konusundaki yenilikleri takip etmek, yeni ve yenilenebilir enerjiler ile ilgili mevzuat ve değişikliklerden haberdar olmak, resmi kurum ve kuruluşlar ile ilgili devlet adamlarının görüşlerini okuyabilmek, enerji toplantı ve forumlarından haberdar olmak, enerji istatistiklerine dayanarak ülkemizin dünya üzerindeki enerji varlığını kolayca görebilmek açısından oldukça yararlı bir sitedir. Sayın Hocam Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR ve diğer emeği geçen kişilere çalışmalarında kolaylıklar dileyerek teşekkür ediyorum.

 

Merkez
Kuleli Sokak No:87 Daire:2, 06700 G.O.P./ANKARA

Tel: +(90) 312 436 95 98 - Faks: +(90) 312 436 95 98

Elektronik posta: ressiad@ressiad.org.tr