Yönetim Mevzuat Tüzük İletişim   23.07.2017

AK Enerji
AKÖZ Grubu
BAYINDIR Holding
BEREKET ENERJİ
BİLGİN ENERJİ YATIRIM HOLDİNG
BOREAS ENERJİ
Borusan EnBW Enerji Yatırımları ve Üretim A.Ş.
ÇALDERE
ÇİMTAŞ ÇELİK İMALAT MONTAJ ve TESİS A.Ş.
Das Mühendislik ve Enerji Yatırımları A.Ş.
ENİMEKS
Epuron GmbH
ERKO Şirketler Grubu
GALKON
GÜNGÖR ELEKTRİK
GÜRİŞ İnşaat ve Mühendislik A.Ş.
HAREKET Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği A.Ş.
HEXAGON Danışmanlık ve Ticaret A.Ş.
HİDRO DİZAYN
KARESİ ENERJİ A.Ş.
LNG Process A.Ş.
MASTER DANIŞMANLIK MÜMESSİLLİK VE TİCARET  A.Ş.
OZG Enerji İnşat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş.
PERFECT WIND
RES ANATOLIA
SANKO ENERJİ
SOYAK Holding
TÜRKERLER İnşaat
USLUEL A.Ş.
Vestas Türkiye
YENİGÜN İnşaat
YILDIRIM GRUP
ZORLU Holding
© 2005 RESSİAD
 
Makaleler
ABD’nin yeni enerji yasası (U.S. Energy Policy Act of 2005) 19.09.2005

Dr. Gürcan GÜLEN
- 00.00.0000
Senior Energy Economist
Center for Energy Economics
Bureau of Economic Geology-
University of Texas – Austin
gurcan.gulen@beg.utexas.edu
 


 
Yaklaşık beş senelik bir politik mücadeleden sonra, 29 Temmuz 2005’de ABD Kongresi, yeni bir enerji yasasını onaylamayı başardı. Genelde pek beğenen olmadı; bu demektir ki ne petrolcüler istediklerinin çoğunu alabildi, ne kömürcüler, ne nükleerciler, ne “alternatif” teknolojiciler, ne de çevreciler. Yani, bu grupların hiç biri halkın vergilerini tek başına çarçur edemeyecek. Bu açıdan bakıldığında, belki de yasa çok da kötü bir yasa değil; bir nevi riskleri dağıtan dengeli bir yatırım portfolyosu. Diğer yandan, hem arzı arttırmaya yönelik hem de talebi sınırlamaya yönelik maddeler var; gene dengeli bir yaklaşım söz konusu. Kanunun on yıllık vergi faturası 11.5 milyar dolar.
Bu yeni kanunun diğer bir özelliği de, değişik ARGE projelerine ayrılacak milyarlarca doların onaylamaya tabi olması; yani garanti değiller. Bu projelerin hangilerine kaynak verileceği gelecek yıllardaki bütçe tartışmalarında belli olacak. Yani, lobi yapmak için daha vakit var. Ama, ABD’nin önümüzdeki yıllarda artmaya devam etmesi beklenen bütçe açığı düşünüldüğünde, pek de fazla kaynak ayrılamacağından endişe duyuluyor; bu da lobiciler arası rekabetin sert geçeceğinin bir işareti. 
Son beş senede en çok tartışılan konuların kanunda nasıl yer buldukları aşağıda özetli:
 
Alaska National Widlife Refuge (ANWR): Kanun ANWR’ı petrol ve doğal gaz aramalarına açmıyor. On milyarlarca varil rezervin olduğu tahmin edilen ANWR daha bir süre çevrecilerin korumasında kalmaya devam edecek gibi gözüküyor; ama enerji fiyatlarının tüketicilerin canını yakmaya başladığı şu günlerde, ANWR’ın gündemden düşmesi pek söz konusu değil.
 

 

Alaska petrol ve doğalgaz aramalarına açılmıyor,

ama ANWR projesinin gündemden düşmesi beklenmiyor!

 
Otomobil yakıt kullanımı:  1980’lerden kalma Corporate Auto Fuel Efficiceny (CAFE) standardlarında bir değişiklik yok. National Highway Traffic Safety Administration bir senelik bir araştırma yaparak bu standardların otomobil endüstrisi, yakıt tüketimi ve hava kirliliği üzerindeki etkilerini raporlayacak. Hibrid, yakıt hücreli ve yakıtı verimli kullanan diğer tür otomobil alanlara çeşitli vergi indirimleri var. 

Etanol:  Ulusal yenilenebilir yakıt standardı yaratılıyor. ABD’de satılan bütün benzinlere belli oranda biyoyakıt (çoğunlukla mısırdan üretilen etanol) katılması zorunda kalınıyor. Kanuna göre, bu yakıtların kullanımı 2006’da 15.2 milyar litreden 2012’de 28.5 milyar litreye çıkacak.

Petrol ve mısır tarlası, mısırdan elde edilen ethanol,

petrol ürürnü benzine zorunlu katılacak!

Yenilenebilir Portfolyo Standardları: Kanun tüketicilere satılan elektriğin belli bir yüzdesinin yenilenebilir kaynaklardan gelmesini öngörmüyor. Bu şart birçok eyalette kullanılan bir yaklaşım ve 2002’den beri Senato’dan geçen taslak kanunların hepsinde yer almıştı. Bunun yerine, federal hükümetin satın aldığı elektriğin 2007’de %3’ü ve 2013’te %7.5’u yenilenebilir kaynaklardan sağlanacak diye bir şart getirilmiş.

Federal hükümetin satın aldığı elektriğin

2007’de %3’ü ve 2013’te %7.5’u yenilenebilirden olacak!

İklim değişimi:  Kanun, sera gazlarının emisyonuna sınırlama getirmiyor, ama bu emisyonları azaltacak teknolojilerin geliştirilmesi için yapılacak ARGE projelerine kaynak ayırıyor.
 
Verimlilik standardları:  Ticari soğutma ve ısınma, trafik işaretleri, vb 15 yeni ürünün enerji tüketimlerini sınırlamaya yönelik standardlar var.
 
Yaz saati uygulaması:  2007’de başlamak üzere, yaz saati Nisanın ilk Pazar günü yerine Martın ikinci Pazar’ında başlayacak ve Ekimin son Pazar günü, yerine Kasımın ilk Pazar günü sona erecek.

Hidroelektrik santraller:  Kanun yeni hidroelektrik santrallerin lisans alma prosedürünü kolaylaştırıyor ve var olan santrallerin verimliliğini arttırmaya yönelik teşvikler sunuyor.

Yeni hidroelektrik santraller teşvik ediliyor!

Coastal Impact Assistance Program:  Bu program, ABD’nin önemli oranda enerji üretimini karşılayan altı eyalete (Louisiana, Teksas, Mississippi, Alabama, Alaska ve Kaliforniya) 2006’dan başlayarak dört yıl boyunca her yıl 250 milyon dolar, yani toplam 1 milyar dolar ödenmesini öngörüyor. Bu miktar onaylamaya tabi değil, direkt harcama. ABD’de kıyıdan üç milden daha uzak bölgeler federal sular olarak kabul ediliyor ve bu bölgede yapılan petrol ve doğal gaz üretimlerinin imtiyaz hisselerini federal hükümet kazanıyor. Eyaletler bu suların sadece ilk üç mili içerisinde yapılan faaliyetlerden %30 imtiyaz hissesi alabiliyor. Bu eyaletler uzun zamandır, bu faaliyetlerin altyapı hizmetleri ve çevre etkilerini karşılamak için daha fazla hisse almaları gerektiğini savunmuşlardı. Katrina sonrası, Louisiana kıyılarında sulara karışan birçok yerleşim yeri ve petrol sektörünün altyapısı, bu ödeneğin geç de olsa bazı gerçek problemlerin çözümünde kullanılacağını gösterdi. 
 
Offshore kaynakların tesbiti:  Kanun offshore petrol ve doğal gaz kaynaklarının daha kesin bilinmesi için araştırma yapılmasını şart koşuyor.  Son yirmi senedir, ABD’nin Atlantik ve Pasifik kıyılarında ve Meksika Körfezinin doğu yarısında herhangi bir sismik çalışma yapılmamıştı.  Çevre etkilerinden duyulan endişe nedeni ile (ve de ucuz petrolün verdiği rehavetle) bir moratoryum başlatılmıstı.  Baba Bush ve Clinton başkanlıklarında devam eden bu moratoryum, gittikçe daha çok tepki çekmeye başladı. Hatta, Virginia gibi bazı eyaletler, denizlerde petrol araması kararının eyaletlere bırakılması için lobi yapmaya bile başladı. Kanunun öngördüğü çalışmanın sonuçları önemli; fazla bir potansiyel görülmezse, sorun yok, ama milyarlarca varillik petrol ve doğal gaz kaynağı görülürse, bu pahalı enerji ortamında çevrecilerin işi zor, hele bir de Virginia’da olduğu gibi yerel politikacıların da desteğini kaybederlerse. 
 
İmtiyaz hisselerinde indirim:  Federal hükümete ait sahalarda (çoğunlukla offshore) petrol ve doğal gaz araştırma ve geliştirme faaliyetlerini teşvik amacı ile imtiyaz hisselerini düşürme esnekliği getiriliyor. 
LNG: Kanun, LNG ithalat tesislerinin inşaatı, genişletilmesi ve operasyonu konularında Federal Energy Regulatory Commission otoritesini açıklığa kavuşturuyor. Son birkaç sene içerisinde bazı eyaletler bu otoriteyi sorgulamıştı; hatta California Energy Commision FERC’ü mahkemeye vermişti. Diğer yandan, kanun FERC’ün yeni LNG terminalleri için yer seçimi konusunda eyaletlere danışmasını öngörüyor.
 
Petrol ARGE programları:.  Kanun yeni bir petrol ve doğal gaz ARGE programı oluşturuyor.  Özellikle ilgilenilen alanlar, derin sular, ve alışılmış kaynakların dışındaki petrol ve doğal gaz kaynakları.  Program, Enerji Bakanı tarafından seçilecek kâr amaçlı olmayan bir konsorsiyum tarafından yönetilecek.  2007 ile 2017 arasında, her yıl federal imtiyaz hissesi gelirlerinden 50 milyon dolar bu programa ayrılmış.  Bu miktar onaylamaya tabi değil, direkt harcama. 
 
Temiz kömür:  Kanun, hükümet ve endüstri ortaklığında temiz kömür teknolojisi geliştirmek için bir model öneriyor. 2006-2014 arası her yıl 200 milyon dolara kadar harcamaya olanak tanıyor.  Bu miktarın %70’i kömürün gaza dönüştürülmesi veya benzer şekilde CO2 üretecek teknolojilere ayrılmak zorunda. Bu CO2 daha sonra yer altına pompalanarak depolanacak ve/veya petrol üretimini arttırmakta kullanılacak.  Ayrıca, bir deneme santralinin inşaatı içinde 125 milyon dolar ayrılmış.
 
Nükleer enerji:  Kanunda nükleer enerji ile ilgili birkaç konuya değinilmiş. Bir kaza olması durumunda, nükleer santral operatörlerinin yükümlülüklerini 10 milyar dolar ile sınırlayan Price Anderson Kanunu 2025 yılına kadar uzatılmış. 10 milyarın ötesindeki zararlar federal hükümet tarafından karşılanacak. Hem şu an işleyen hem de yeni kurulacak nükleer santraller için bu sınırlama zorunlu görülüyordu.
 

En fazla 6 yeni nükleer santral kurulacak,

nükleer santrallerin hidrojen üretimi ile entegrasyonu isteniyor!

 

Kanun, hem elektrik hem hidrojen üretecek “Gelecek Nesil Nükleer Santral Teknolojisi” geliştirmesi için Idaho National Labaratory tarafından harcanmak üzere 1.25 milyar dolar ayırmış.  Ayrıca, en fazla altı santralle sınırlı olmak üzere, yeni kurulacak santrallerin inşaatı ve üretime geçirilmesi aşamasında sektörün elinde olmayan nedenlerle yaşanabilecek gecikmelerin maliyetini karşılayacak hükümet yardımı öngörülmüş.  Son olarak, nükleer silâh üretiminde kullanılması daha zor atık yakıt üretimi ve atık yakıt oranının azaltılması için de kaynak ayrılmış.

Kanunun federal elektrik kuruluşları ile ilgili hükümleri en kayda değer maddeler:  Geçen sene kuzeydoğu eyaletlerinde yaşanan ve on milyarlarca dolar maliyetli elektrik kesintisi, sistem güvenilirliği ile ilgili standardların getirilmesi için bir ortam yaratmıştı.  Kanun uyulması zorunlu bu standardları ve bunları FERC gözetimi altında uygulamaya koyacak “güvenilirlik organizasyonlarını” yaratıyor.  Ayrıca, kanun sınırlı da olsa FERC’e iletim hattı inşaatı için otorite veriyor; normalde bu otorite eyaletlerin elinde ama geçmişte bazı eyaletlerin iletim hatlarına yatırım yapmaktan çekinmesi ulusal çıkarlara zararlı olduğu için federal otoritenin oluşması beklenmekteydi.  Son olarak, 1935’den kalma ve elektrik sektöründe holdingleşmeyi önleme amacı güden bir kanun iptâl ediliyor; ve 1978’den kalma ve bağımsız üreticilere elektriklerini satma garantisi sağlayan bir kanun da revize ediliyor. Bu iki kanun da, rekâbet ortamında geçerliliğini yitirmişlerdi ve üstelik haksız rekâbet şartları yaratılmasına neden olmaktaydılar.

 

Merkez
Kuleli Sokak No:87 Daire:2, 06700 G.O.P./ANKARA

Tel: +(90) 312 436 95 98 - Faks: +(90) 312 436 95 98

Elektronik posta: ressiad@ressiad.org.tr