Yönetim Mevzuat Tüzük İletişim   23.07.2017

AK Enerji
AKÖZ Grubu
BAYINDIR Holding
BEREKET ENERJİ
BİLGİN ENERJİ YATIRIM HOLDİNG
BOREAS ENERJİ
Borusan EnBW Enerji Yatırımları ve Üretim A.Ş.
ÇALDERE
ÇİMTAŞ ÇELİK İMALAT MONTAJ ve TESİS A.Ş.
Das Mühendislik ve Enerji Yatırımları A.Ş.
ENİMEKS
Epuron GmbH
ERKO Şirketler Grubu
GALKON
GÜNGÖR ELEKTRİK
GÜRİŞ İnşaat ve Mühendislik A.Ş.
HAREKET Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği A.Ş.
HEXAGON Danışmanlık ve Ticaret A.Ş.
HİDRO DİZAYN
KARESİ ENERJİ A.Ş.
LNG Process A.Ş.
MASTER DANIŞMANLIK MÜMESSİLLİK VE TİCARET  A.Ş.
OZG Enerji İnşat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş.
PERFECT WIND
RES ANATOLIA
SANKO ENERJİ
SOYAK Holding
TÜRKERLER İnşaat
USLUEL A.Ş.
Vestas Türkiye
YENİGÜN İnşaat
YILDIRIM GRUP
ZORLU Holding
© 2005 RESSİAD
 
Makaleler
Yenilenebilir enerji 2005’de patlama bekliyor (2005 will see a boom in renewable energy) 07.06.2005

Nalan ARSOY - GAINER
- 00.00.0000
Yüksek Makine Mühendisi, PT Consulting Co. ve Gainer Industries Inc. kurucusu,

Washington’da oturuyor. Enerji ve çevre sektörlerinde çalışıyor.

web adresi: http://www.gainer-industries.com

 


Platts yatırım bilgi şirketinin online dergisine göre, bu yıl yenilenebilir enerjide oldukça önemli bir pazar patlaması bekleniyor. Bunun başlıca nedenleri:

  • ABD’de rüzgâr, biyogaz ve başka atıklardan elde edilen enerjiye Kongre tarafından yapılan federal vergi kredisi Aralık 2003’de sona erdi. Onun yerine geçtiğimiz Ekim ayında Başkan Bush’un imzasıyla yeni bir vergi kredisi yürürlüğe girdi (146 milyar dolar/yıl), o da hidroelektrik, jeotermal, güneş ve biyokütleden elde edilen enerjinin alım/satımına büyük vergi indirimi getiriyor. Böylece raflarda toz bağlayan hidroelektrik enerji projelerine şirketler yeni bir hırsla sarıldılar. Aynı şekilde, çoğu AB ülkesinde artık yürürlüğe giren iklim değişikliği regülasyonları temiz enerji alım/satımını ve karbon kredileri işlemlerini düzenleyici disiplini getirdi. Bunlar ‘kirleticiler.’
  • Çin ve Brezilya gibi büyük karbon kredi satıcıları (‘kirletmeyenler’) de artık iklim değişikliği mekanizmalarını yürürlüğe sokunca temiz enerji projelerine daha büyük ağırlık verilecek.

Amerika’da hidroelektrik enerji projeleri yeniden ele alınıyor!

Türkiye hâlâ bu olayın eteklerinde dolaşıyor, hayırlısı olsun diyelim. Ancak, bizde de hidroelektrik ve diğer yenilenebilir enerji projelerinde oldukça önemli hareketlenme var.

Alıcı ve satıcılar büyük olunca temiz enerji yatırımlarında patlama beklenmesi doğal. Bu nedenle, Platts, Bloomberg gibi güvenilir pazar araştırma şirketleri bu konuda sıkça yazmaya başladı.  Bill Madia, Battelle think-tankının laboratuvarı araştırma genel müdür yardımcısı: “Kesinlikle cesaretliyiz, yenilenebilir enerjiyi ABD enerji stratejisinin baş tacı olarak görüyoruz. ABD pazarına baktığımızda sadece güçlü pazar sürükleyicileri görüyoruz.”

Bunun yanında Rick Sellers, Paris’teki Uluslararası Enerji Ajansının International Energy Agency (IEA), yenilenebilirlerden sorumlu başkanı, bu ve gelecek yıl için bu pazarda oldukça dengesiz ama yukarıya doğru büyüme bekliyor. Aslında ABD’de hidroelektrik sektörü uzun zamandan beri kapasitede doymuşluk arz ediyordu. Bunun yanında, rüzgâr ve güneş enerji projeleri birkaç yıldan beri üst üste yıllık %29’luk artış kaydetti ve bu artış devam edecek gibi görünüyor.  Yeni yasa da yardımcı olacak buna.

Gelişmiş pazarlarda yenilenebilir enerji şirketleri inşaat maliyetlerini finanse etmek için uzun dönem kredilere daha yatkın. Bu tabii, gelecek nakit akışıyla finansmana alışmış bu firmalar için yeni sayılan bir yaklaşım, bizdekine daha benzer bir uygulama.  Türkiye’nin sadece ‘limited recourse financing’in mümkün olabildiği bir pazar olması çok acı bir gerçek. Biliyorsunuz, gelişmiş ülkelerdeki en düşük riskli yatırımlar, klasik ABD hazine bonosundan sonra ikinci sırada enerji şirketi hisseleri ve bonolarıdır. Bizim ülkemizde de enerji yatırımlarının bu üstün güvenilirlik seviyesine varması için bürokrat, yatırımcı, vatandaş, hepimizin yapması gerekenler var. Proje geliştiricilerimizin başarılarını çok iyi biliyorum, bizler gelecekteki o mutlu günlerde bir AB ülkesindeki enerji şirketi kadar kolayca finansman bulabildiğimiz zaman rahatlayabileceğiz.

Başkan Bush’un yeni vergi kredisi, yenilenebilir enerjinin önünü açıyor!

Avrupa Liderliğini Koruyor

Temiz enerji deyince Avrupa hâlâ lider. Vergi indirimleri ve birçok başka teşviklerle AB ülkeleri yenilenebilir enerji pazarını canlı tutmaya devam edecek görünüyor. Frost & Sullivan analiz şirketine göre, Danimarka, İspanya rüzgârda, Finlandiya, Norveç ve İsveç biyokütlede en önde ülkeler olarak kalacak. Tahminlere göre, yenilenebilir enerji yatırımları bu yıl 7 milyar dolara ulaşacak. AB’nin emisyon ticaret sistemi (ETS) 2004’ün sonlarında büyük hız kazandı. Artık karbon emisyon kredilerini alıp satmak blok ülkeleri arasında kolayca yapılıyor.  

AB’nin ETS sistemi kesinlikle Türkiye gibi henüz Kyoto’ya imza atmamış da olsa, yakın ve bol miktarda kredi satabilecek ülkelere büyük fırsatlar getiriyor. Kısaca, daha geçen yıl zorlukla kredi bulabildiğimiz hidroelektrik ve diğer yenilenebilir projelerimize artık finansman bulmak biraz kolaylaşacak. Bu, bizim proje prosesimizi daha iyi yaptığımız için değil, Kyoto Protokol’ünün Clean Development Mechanism and Joint Implementation prosesi AB ülkelerinin dışarıda (daha  ucuz proje yapmanın mümkün olduğu ülkelerde, Türkiye gibi) yeni projeler aramaya yöneltecektir.

Bunun yanında, ilk karbon kredi ticareti 1999’da Kuzey Amerika’da başlamıştı, ancak ABD’nin Kyoto Protokol’ünden çıkması üzerine liderliği kaybetti.  Yine de birçok Amerikan şirketi dışarıdan karbon kredisi almak ihtiyacında, zira yeni rejim onları da etkileyecek ve emisyonlarını düşürücü tedbirlere yöneltecektir. Ticaret mekanizmaları onların kendi ülkelerindeki santralları eskisi gibi çalıştırırken emisyonları azaltıcı yeni teknolojileri başka ülkelerde uygulayarak karbon kredisi sahibi olmaya teşvik edecektir.

Sebep Petrol Fiyatları mı?

Gözlemciler, artan petrol fiyatının yenilenebilir enerjiye olan ilginin asıl sebebi olmadığında mutabık. Petrol fiyatları Irak ve Nijerya gibi siyasi riskin çok yüksek olduğu, dengesiz yönetimlere sahip üretici noktaları olmaları yüzünden artmakta ve bu geçici bir durum olarak görülmekte. Yine de IEA’nın karbon satıcıları, 1970’lerin petrol krizlerinin şirketleri hidroelektriğe yönelttiğini, şu andaki fiyat artışlarının da aynı şekilde etki yaptığını söylüyor.  Ancak, krizler bazı sektörlerde temel kültür değişikliğine bile yol açtı: eskiden tüm üretim atıklarını çöpe atan orman ürünleri tesisleri artık hemen her atığı değerlendirip biyokütleden enerji elde ediyor.

Bu yıl yenilenebilir enerji pazarının genişlemesi, yatırımın artması bekleniyor!

Ürünü pazara sunmak

Yenilenebilir enerji firmalarının en büyük zorluğu, tabii ki, önce coğrafyanın emrettiği projelere sahip olmanın dezavantajlarından doğacak. Örneğin, en güçlü rüzgâr çiftliklerinin bulunduğu ABD’nin Great Plains bölgesi büyük tüketicilere çok uzakta.  İletim hatları hazır olmadığı zaman ürünü pazara ulaştıramamak gibi hemen her ülkede olabilecek bir çıkmazla karşı karşıya geliniveriyor, ki ABD deki Great Plains’deki yeni çiftliklerin karşılaştığı zorluk şu anda bu.  Zira, ABD’nin meşhur eskimiş iletim ağı son haddine kadar yüklenmiş durumda.

Teksas’taki 160 MW’lık rüzgâr santralinden bir görünüm.

Nükleer enerji yenilenebilir enerjiye en büyük rakip olma yolunda.  Büyük bir teşvikle bu yıl anons edilen ‘hadi, artık nükleere izin verelim, en temizi bu’ kampanyası ile ABD’de çok güçlü bir nükleer proje akımı başladı bile. Tabii, bu ülkedeki baş ağrıları başka:  yeni enerji teknolojilerine verilen teşvik ve kredi bütçesi gittikçe küçülen federal hükümet, bu bütçeden yararlanmak için kavga eden şirketleri ayırmaya çalışmakla çok enerji harcayacağa benziyor.  

Yenilenebilir Enerjiye Güç veren bazı faktörler:

  • Kyoto Protokolü’nün çok uluslu şirketlere olan etkisi
  • EU Emisyonları Ticaret Sistemi
  • Petrol fiyatları
  • ABD’nin enerji üretim vergi indirimi

2005’te yenilenebilir enerjide yeni pazarlar da ortaya çıkacak. Birçok şirket Asya ve Çin’e girme stratejileri peşinde, Baker & McKenzie’ye göre. Ancak, Çin hâlâ bu sektörde ciddi bir atılım yapmış değil.  Çin’in şu andaki üretim planlarına göre, yenilenebilir enerji 2020 yılına kadar toplam enerjinin sadece %12’sini teşkil etmek üzere proje gerçekleştirmeye gidilecektir. Bu da AB’nin hedefine paralel bir hedeftir.

Güneşli günler geliyor!

Geçen hafta seyrettiğim yeni Enron dokümanter filmindeki en çarpıcı sahneler benim için 2000 ve 2001 yazlarındaki Kaliforniya yangınlarını gösterirken, Enron enerji satıcılarının birbirleriyle telefonda konuşmalarında büyük bir zevkle ‘Burn, baby, burn’ diye neredeyse zevkten dört köşe oldukları anlardı. İnsanlar nasıl bu kadar ahlaksız hale gelebiliyor, inanılır gibi değil. Sistemi kundaklayıp enerji fiyatlarını 7 kat artmaya itmeleri yetmiyormuş gibi, yangınlar da kaymak sürdüğü için TV haberleri karşısında bu genç adamlar ‘Yan, bebek, yan’ diyecek kadar huşuya giriyordu. İğrenç.

Bu nedenle, benim nazarımda en güzel enerji haberi, güneş enerjisinin geliyor olması. Birkaç büyük şirketin analisti de bu konuda birleşiyor: Güneş enerjisinden elektrik üretiminin 2005 yılı ve sonrasında çok önemli seviyelere ulaşacağı tahmin ediliyor. Buna en iyi örnek de yine güneşli Kaliforniya’dan geliyor. “Kaliforniya nedir” diye soracak olursanız, ‘dünyanın en çevreci ülkesi’ diye cevap verilir. Gerçekten, bu eyaletteki çevre kanunları hiçbir yerde yok, ve insanlar seve seve uyguluyor. Zaten ABD’de ilk ve en radikal sosyal veya çevre kanunları hep bu eyalette başlar, kabul edilir, başka eyaletlere yayılır.  Ayrıca, dünyanın 5’inci en büyük ekonomisine sahip olan Kaliforniya eyaletinin enerji konusundaki endişeleri de meşhur. Başlarına gelen Enron kepazeliğinden sonra Kaliforniyalılar artık enerji konusunda yoğurdu üfleyerek yiyor, vali Arnold Schwarzenegger’in liderliğinde devamlı ve ucuz enerji teminini sağlamak için üretimde çeşitliliğe daha çok fırsatlar veriyor. Kısaca, fiyat artışlarını ve kesilmelerini sıfıra indirmek için ‘Güneşli Kaliforniya’nın en bol kaynağı olan güneşten enerji elde etmeye büyük teşvikler hazırlanıyor. Artık fotovoltaik projeler ciddi bir siyasi destekten yararlanıyor.  Kuşku yok ki, büyük ekonomilerin bu tür davranışları güneş elektriğinin fiyatını gittikçe daha uygun olmaya itecektir, bu da hepimizi etkileyecek.

Yenilenebilir enerji üretim hedefleri

- Çin: 2020’ye kadar toplam elektriğin %12’si - Brezilya: 3 000 MW yenilenebilir kapasite
- Almanya: 100 000 çatıya güneş paneli

Almanya’da en son uygulamaya alınan bir programla 2005 yılında tam 100 bin çatıya fotovoltaik hücreli paneller yerleştirilecek. Birçok gelişmiş ülkede de benzer uygulamalar geliyor. Bu da birkaç yıl içinde güneş enerjisinin rüzgârı geçmesine neden olacaktır.

Bildiğiniz gibi, küçük ölçekli fotovoltaikler teknolojisinde hâlâ keyfe keder taraflar çok. Öncelikle, enerjiyi yoğunlaştırmada henüz başarılı değiller.  Yine, de bundan 6 yıl evvel okuduğum bir makalede enerji tüketiminin gelecekte (50 yıl içinde) büyük santrallerden taşınarak değil de her evin, her binanın kendi üzerinde kurulu üretim tesisinden alınacağını, buradan hem ısı, hem elektrik, hem başka enerjiyi hemen kullanmak üzere mikro düzeyde üretim tesisçiklerinin çağının geleceğini okumuştum. Hemen aklıma Türkiye’deki kömür santralları geldi, aman ne güzel, bu pis, kokan, korkunç şeylerden kurtulacağız demiştim kendi kendime. Bu devir düşündüğümden de çabuk geleceğe benziyor. Şu anda 50 MW’a ulaşan AndaSol projesinde gördüğümüz gibi, ‘konsantre güneş kollektörü teknolojisi – odaklı kollektör’ artık aramızda.  İspanya’nın Granada kentinde inşa edilen bu projede devasa parabolik oluklar şu ana kadar görülen en büyük miktarda (cm kare başına) güneş ışığını konsantre şekilde yutuyor, bunu ısıya, ısıdan da buhar üreterek buhar türbini çalıştırılıyor.

Kutuplarda bile kullanılan  güneş enerjisi rüzgârı geçebilecek mi?

(resimde Antartika’da kullanılan güneş pilleri görülüyor)

Şimdilik konstantre güneş teknolojileri büyük santralları kullandığından daha büyük alanlar gerektiriyor. Ancak, başka işe yaramayan ve çok güneş alan alanlarda böyle santralları kurmak anlamlı olacaktır. Batı ABD’de böyle birçok alan mevcut, bunlar sayesinde fotovoltaik uygulamalardan daha ucuza çıkabilecek konsantre güneş teknolojili tesisler kurulabilecektir.

Tedbirlerin önemi büyük

Sağlıklı enerji politikalarında hükümet tedbirleri ve stratejileri kilit önemi taşıyor.  Örneğin, bu yıl bazı ülkelerdeki reformlar enerji üretimine ve özellikle yenilenebilir enerjiye büyük destek oluşturacaktır. İçinde bulunduğumuz Haziran ayında Çin hükümeti yenilenebilir enerji için yeni bir planı parlamentoya sunacak. Bu da Çin pazarında enerji projesi geliştiriciler için yılın en güzel haberi demektir.

Nükleer enerjide bu yıl başlayan atılım yenilenebilir enerjinin önünü keser mi?

ABD de ise, siyasi lobi faaliyetinde yenilenebilir enerji adına çok büyük efor sarf edileceği tahmin ediliyor.  Tabii, istenenler uzun dönem, dengeli tedbirler ve vergi paketi olacak, ki projeler kolaylıkla finanse edilebilsin.

 

Merkez
Kuleli Sokak No:87 Daire:2, 06700 G.O.P./ANKARA

Tel: +(90) 312 436 95 98 - Faks: +(90) 312 436 95 98

Elektronik posta: ressiad@ressiad.org.tr