Yönetim Mevzuat Tüzük İletişim   26.09.2017

AK Enerji
AKÖZ Grubu
BAYINDIR Holding
BEREKET ENERJİ
BİLGİN ENERJİ YATIRIM HOLDİNG
BOREAS ENERJİ
Borusan EnBW Enerji Yatırımları ve Üretim A.Ş.
ÇALDERE
ÇİMTAŞ ÇELİK İMALAT MONTAJ ve TESİS A.Ş.
Das Mühendislik ve Enerji Yatırımları A.Ş.
ENİMEKS
Epuron GmbH
ERKO Şirketler Grubu
GALKON
GÜNGÖR ELEKTRİK
GÜRİŞ İnşaat ve Mühendislik A.Ş.
HAREKET Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği A.Ş.
HEXAGON Danışmanlık ve Ticaret A.Ş.
HİDRO DİZAYN
KARESİ ENERJİ A.Ş.
LNG Process A.Ş.
MASTER DANIŞMANLIK MÜMESSİLLİK VE TİCARET  A.Ş.
OZG Enerji İnşat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş.
PERFECT WIND
RES ANATOLIA
SANKO ENERJİ
SOYAK Holding
TÜRKERLER İnşaat
USLUEL A.Ş.
Vestas Türkiye
YENİGÜN İnşaat
YILDIRIM GRUP
ZORLU Holding
© 2005 RESSİAD
 
Makaleler
Elektrik fiyatının artması gerekiyor! Çünkü… (Electricity price must rise! Because...) 22.12.2004

Önder KARADUMAN
- 00.00.0000
AK ENERJİ Genel Müdürü,
Elektrik Üreticileri Derneği Başkanı,
RESSİAD Üyesi
 


Son aylarda, küresel ölçekte petrol talebinin ve ekonomik büyümenin artması ile petrol fiyatlarında önemli bir artış yaşanmaktadır. Dünya petrol talebinin yaklaşık %40’ını oluşturan Çin’de yaşanan talep patlaması, ABD ve Hindistan’daki talep artışının yanı sıra büyük petrol ihracatçısı ülkelerdeki politik istikrarsızlık fiyatlardaki artışa yol açan başlıca etkenlerdir. Irak’ta yaşanan istikrarsızlık, Venezüella’daki başkanlık seçimleri, Rus petrol devi Yukos’un vergi borçları gibi politik belirsizlikler petrol piyasalarında tedirginlik yaratmaya devam etmektedir. Yapılan tahminlere göre fiyatların eski seviyelere çekilmesi ise beklenmemektedir. Sonuç olarak politik istikrarsızlık, belirsizlik ve spekülasyonlarla, 1973 enerji krizinden bu yana en yüksek seviyesine çıkan petrol fiyatları, 2004 yılı başından bu yana %50’nin üzerinde değer kazanarak 50 ABD Doları seviyesini aşmıştır.
 
Petrol fiyatlarında görülen bu artış, fiyat ayarlaması altı ayda bir petrol fiyatlarına göre yapılan doğalgazı da doğrudan etkilemektedir. Dolayısıyla petrol ve doğalgazda büyük oranda dışa bağımlı olan Türkiye için, petrol fiyatlarında meydana gelen artışlar ülkedeki enerji fiyatlarını doğrudan etkilemektedir. Nitekim dünyada petrol fiyatlarındaki artışla birlikte, Türkiye’de doğalgaza Temmuz ayında %5.1, Ekim ayında %5.4, Kasım ayında %5.4 ve Aralık ayında da %5.0 oranlarında zam yapılmıştır. Ağustos ayında da doğalgaza uygulanan ÖTV tutarı 6.750 TL/m3’ten 21.000 TL/m3’e yükseltilmiştir.
 
2003 yılı sonu itibariyle Türkiye’de tüketilen toplam 21 milyar m3 doğal gazın yaklaşık %65’ine karşılık gelen 13,5 milyar m3’lük kısmı elektrik üretimi için doğalgaz santrallarında kullanılmıştır. Petrol fiyatlarıyla bağlantılı olarak doğal gaz fiyatlarında arka arkaya artışlar gerçekleştirilirken, elektriğin yaklaşık %50’sinin doğal gaz yakıtlı santrallardan elde edildiği ülkemizde ise, doğal gaz fiyatlarındaki artış göz ardı edilmiş ve elektrik fiyatlarında 2003 yılı Ocak ayından bu yana herhangi bir artış yapılmamıştır. Oysa, bütün dünyada enerji fiyatlarındaki artış, elektrik fiyatlarına otomatik olarak yansıtılmaktadır. Örneğin İngiltere Gaz ve Elektrik Piyasaları Düzenleyici Kurumu (Ofgem) verilerine göre, 2003 yılı Eylül ayından beri İngiltere’de elektrik toptan satış fiyatları doğal gaz fiyatlarındaki artışla doğru orantılı olarak % 43 oranında artırılmıştır. Bütün dünyada durum böyleyken, maalesef bizim ülkemizde popülist politikalarla elektrik fiyatlarına zam yapılmamakta ve yüksek doğal gaz fiyatları ile elektrik fiyatları arasında ortaya çıkan fark da özel sektör şirketlerinden çıkartılmaya çalışılmaktadır. Bu şekilde yok edilen kar marjlarıyla, özel sektör üretim şirketlerine ait santralların daha ne kadar çalıştırılabileceği ise belli değildir.
 
 
Hidroelektrik santralların düşük maliyetli üretimleri sayesinde aşağı çekildiği iddia edilen EÜAŞ’ın ortalama üretim maliyeti dikkate alındığında, aşağı çekilen elektrik fiyatları özel sektör elektrik üreticilerini zor durumda bırakmaktadır. Bu durumda, artan mali yükler, doğal gaz alım fiyatları ve elektrik satış fiyatları arasındaki iyice azalan marjlar karşısında, özel sektör üretim şirketleri tesislerini kapatmak zorunda bırakılmaktadır. Bugün 4500 MW kurulu güce sahip özel elektrik üretim şirketlerinin kapatılması, yıllık yaklaşık 1.2 milyar USD bedelindeki doğal gazın tüketilememesine ve dolayısıyla Al-Öde yükümlülüklerinden doğan maliyetlerin de artmasına neden olacaktır.
 
Sonuç olarak,  gerekli fiyat ayarlamaları yapılmadığı için özel sektörün yatırıma olan iştahı kaçırılmakta, mevcut özel sektör üretim şirketleri ise tesislerini kapatma noktasına getirilmektedir. 2009 yılında güvenilir kapasite ihtiyacı doğacağı söylemlerine rağmen Türkiye’nin enerji arz güvenliği bu şekilde tehlikeye atılmamalı, yerli ve yabancı yatırımcı için istikrar ve güven ortamı yaratılmalıdır.

 

Merkez
Kuleli Sokak No:87 Daire:2, 06700 G.O.P./ANKARA

Tel: +(90) 312 436 95 98 - Faks: +(90) 312 436 95 98

Elektronik posta: ressiad@ressiad.org.tr