Yönetim Mevzuat Tüzük İletişim   26.09.2017

AK Enerji
AKÖZ Grubu
BAYINDIR Holding
BEREKET ENERJİ
BİLGİN ENERJİ YATIRIM HOLDİNG
BOREAS ENERJİ
Borusan EnBW Enerji Yatırımları ve Üretim A.Ş.
ÇALDERE
ÇİMTAŞ ÇELİK İMALAT MONTAJ ve TESİS A.Ş.
Das Mühendislik ve Enerji Yatırımları A.Ş.
ENİMEKS
Epuron GmbH
ERKO Şirketler Grubu
GALKON
GÜNGÖR ELEKTRİK
GÜRİŞ İnşaat ve Mühendislik A.Ş.
HAREKET Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği A.Ş.
HEXAGON Danışmanlık ve Ticaret A.Ş.
HİDRO DİZAYN
KARESİ ENERJİ A.Ş.
LNG Process A.Ş.
MASTER DANIŞMANLIK MÜMESSİLLİK VE TİCARET  A.Ş.
OZG Enerji İnşat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş.
PERFECT WIND
RES ANATOLIA
SANKO ENERJİ
SOYAK Holding
TÜRKERLER İnşaat
USLUEL A.Ş.
Vestas Türkiye
YENİGÜN İnşaat
YILDIRIM GRUP
ZORLU Holding
© 2005 RESSİAD
 
Makaleler
Yenilenebilir kaynaklarda yatırım indikatörleri (Economic indicators for investing in renewable resources) 24.11.2004

Prof. Dr. Mustafa Özcan ÜLTANIR
-

Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi

e-mail: ultanir@dialup.ankara.edu.tr

        
 

Yenilenebilir kaynaklar giderek ticari bakımdan dünya genelinde önem kazanmaktadırlar. Bu önemi artan yatırım miktarı ve artan kurulu kapasite bakımından ele alarak irdelemek gerekir. Buradaki göstergeler de yatırım ve kapasite bakımından ele alınacaktır.

Yenilebilir enerjilere yatırım

Bu nedenle de yenilenebilir kaynaklara yapılan yatırımlarda artış görülmektedir. 2003 yılında dünya genelinde yenilenebilir kaynaklara güç üretimi için yapılan toplam yatırım 33 milyar US dolar iken, dünya elektrik üretim sektörüne yapılan yıllık yatırımın da 120-160 milyar dolar düzeylerinde olduğunu vurgulayalım.

1995 yılında yenilenebilir kaynaklardan enerji üretimi için yapılan yatırım 5 milyar dolar idi ve 2003 yılı sonuna kadar bu sektöre yapılan kümülatif yatırım 110 milyar dolara ulaşmış bulunuyor. Bu yatırım toplamından kaynakların aldıkları pay dağılımı şöyle:

  • Rüzgâr santralları %38
  • Güneş PV %24
  • Güneş ısıl uygulamalar (su ısıtma dahil) %21
  • Küçük hidro, jeotermal ve biomas gücü %17
Yenilenebilir enerji kapasitesi

Büyük hidro hariç, yenilenebilir kurulu güç toplamı dünya genelinde 2003 yılında yaklaşık 140 GW (140 000 MW) kadardır. Bu da dünya kurulu elektrik gücünün %4'ünden daha azdır. Bu kurulu gücün kaynaklara ve ülkelere dağılımı tablo 1'de gösterilmiştir. Tablo 1'de gelişmekte olan ülkeler içinde Türkiye ile OECD üyesi olmayan ülkeler ve Güney Kore ile Meksika yer almakta, Sovyetler Birliği'nden ayrılmış geçiş ekonomisine sahip ülkeler hariç tutulmuştur. Küçük hidro literatüre göre 10 MW'a kadar olmakla birlikte, Hindistan'da 25 MW'a kadar, Çin'de 30 MW'a kadar alınarak tabloya eklenmiştir.Tablo 2'de güneş ısıl kapasitesinin ülkelere dağılımı, tablo 3'de de bioyakıt kapasitesinin yine ülkelere dağılımı verilmiştir.

Kurulu yenilenebilir santral gücünün %40'ı gelişmekte olan ülkelerde toplanmıştır. Burada bir soru gündeme gelmektedir. Gelişmiş ülkeler, petrol ve doğalgaz gibi konvansiyonel kaynaklar kendilerine kalsın diye mi, gelişmekte olan ülkelerin yenilenebilir teknolojilerden yararlanmalarını önermişlerdir? Bu soruya, gelişmiş ülkelerin hiç de böyle bir niyeti olmadı veya yok cevabı maalesef verilemez. İrdelenmesi gereken bu soru için bizim onlarca yıllık gözlemlerimize dayalı yorumumuz şöyle:


Geçmişte, yenilenebilir enerji kaynakları için geliştirme aşamasında olan pahalı teknolojiler bile, örneğin güneş-fotovoltaik pilleri şebeke dışı ırak bölgelerde tek çözüm diye Afrika'nın fakir ülkelerine önerilmiş ve pazarlanabilmiştir. Rüzgâr türbinlerine, 1974-1977 yapay petrol krizlerinden sonra ilk geliştirilme aşamalarında, az gelişmiş ülkelerde, hatta bunların içerisinde petrol üreticileri olsa da pazar arayışları görülmüştür. Sadece alışılmış enerji kaynakları kendilerine kalsın diye değil, "AR-GE (araştırma-geliştirme) giderleri de gelişmekte olan ülke pazarlarından temin edilsin" mantığı ile küçük güçlü yeni ve yenilenebilir enerji teknolojilerinin gelişme sürecindeki ülkelere pazarlanmak istendiği, hatta pazarlandığı inkar edilemeyecek bir gerçektir. Fakat bu dönem geride kalmış bulunuyor.

Artık, bu teknolojileri geliştiren ülkeler kendilerinde de uygulamaları başlatmışlardır. Bu uygulamaların şimdi gelişmiş ülkelerde hızla yaygınlaşması, sadece kendi ülke sistemlerine yeni temiz kaynak arayışına bağlanamaz. Geleceğe yönelik yeni dış pazarlar ve teknoloji açığı olan gelişme sürecindeki yeni ülkeler bulmak için yeni teknolojiler geliştirme, yeni iş alanları oluşturma isteği de etkili. Almanya'nın 14000 MW rüzgar kurulu gücü yeşil enerji sevdasının yanında böyle bir mantığa dayanıyor. Bununla beraber, Kyoto protokolü kapsamında karbon-dioksit emisyonlarının azaltılması hedefinin anlaşmalara bağlanması, zorunlu olarak gelişmiş ülkelerde yenilenebilir kaynak uygulamalarının yaygınlaştırılmasına kapı açmış durumda. Artık, hem gelişmiş ve hem de gelişmekte olan ülkelerde uygulamalar ekonomik fizibilitelerine bağlı yaygınlaşacak görünüyor.

PV uygulaması

PV uygulaması

Deniz dalga jeneratörü

Difüzörlü denizüstü rüzgar türbini

Deniz akıntı jeneratörü

 

Tablo 1. 2003 yılında enterkonnekte sisteme bağlı yenilenebilir güç kapasitesi.

Üretim tipi

 Tüm ülkelerdeki kapasite (GW)

Gelişmekte olan ülkelerdeki kapasite (GW)

Küçük hidro güç

56

33

Rüzgâr gücü

40

3

Biomas gücü

35

18

Jeotermal güç

9

4

Güneş fotovoltaik güç şebekeye bağlı

 1.1

 < 0.1

Güneş ısıl güç

0.4

0

Toplam yenilenebilir güç kapasitesi

 142

 58

 Kıyaslama için:

Büyük hidro güç

730

340

Toplam elektrik kurulu gücü

3700

1300

Tablo 2. 2003 yılında güneş ısıl kapasitesi.

 Açıklama
Tüm ülkelerdeki değer
Gelişmekte olan ülkelerdeki değer
Isıl güneş kollektörü alanı (milyon m2)
 94
 62
Isıl güneş üniteli ev sayısı (milyon)
 29
 21
Kıyaslama için:
Toplam ev sayısı
1600
1200

 
Tablo 3. 2003 yılında biyoyakıt kapasitesi

 Kapasite
Tüm ülkelerdeki kapasite
(milyar litre/yıl)
Gelişmekte olan ülkelerdeki kapasite
(milyar litre/yıl)
Ethanol (etil alkol) üretim kapasitesi
 >29
 >15
Biodizel üretim kapasitesi
1.8
0
Kıyaslama için:
Benzin rafineri kapasitesi
2300
1000

Rüzgârda kapasite artışı sağlayan yatırımlar

Dünyanın global rüzgar kurulu gücü yaklaşık 40 GW'a ulaşmış bulunuyor. Amerikan Rüzgâr Enerjisi Birliği (AWEA) ve Avrupa Rüzgâr Enerjisi Birliği (EWEA) tarafından rapor edildiğine göre, 2002 yılında 7 milyar US dolar olan global rüzgar enerjisi yatırımı, 2003 yılında 9 milyar dolara yükselmiş bulunuyor. Böylece 2003 yılında ulaşılan kurulu güç 39294 MW'a ulaşmış durumda. 2003 yılında rüzgâr santrallarına eklenen kapasite 8133 MW. Buna karşın 2002 yılında eklenen kapasite 7227 MW ve 2001 yılında 6824 MW da kalmıştı. Bugün dünya kurulu rüzgâr gücünün yüzde 40'a yakınını elinde bulunduran Almanya'nın pazarı 2003 yılında yüzde 18.5 büyüme sağlamış bulunuyor.

Alman Rüzgâr Enerjisi Enstitüsü (DEWI), 2012 yılında global kurulu rüzgâr gücünün 150 bin MW olacağını söylüyor. Dolayısıyla 2012 yılına kadar 110 bin MW yeni rüzgâr gücü eklenecek. Bu da 130 milyar Euro'luk bir yatırım gerektiriyor.

Öte yandan EWEA, Avrupa'daki kurulu rüzgâr kapasitesinin 75 bin MW'a ulaşmasının hedeflendiğini belirtiyor. DEWI'nin 2010 yılı Avrupası için tahmini buna yakın ve 73 bin MW düzeyinde. EWEA Avrupa'nın kurulu rüzgâr gücünün 2020 yılında 180 bin MW'a çıkacağını kestiriyor. Bu kurulu gücün dağılımına gelince, 110 bin MW'ı karasal alanlarda (onshore) 70 bin MW'ı da denizsel alanda (offshore) yer alacak. Deniz üzerinde kurulacak rüzgâr santralları için 4-5 MW'lık türbinler geliştiriliyor.

Raporlara yansıyan 2004-2008 dönemine ilişkin rüzgâr piyasası tahminlerine göre, 2004 yılında 2003 yılına göre daha az olan satışların, 2005 yılında piyasanın toparlanmasından sonra, özellikle 2007 yılından itibaren keskin bir yükselişe geçeceği şeklinde açıklanıyor. Avrupa, rüzgâr santrallarında lider kıta olacak görünüyor. Avrupa'da liderlik Almanya'da, ama ikinci sıradaki İspanya arayı kapatmaya çalışıyor.


Denizüstü (offshore) rüzgar santralı

 

Geçen yıl 1373 MW'lık rüzgâr santralları kurarak, rüzgâr kurulu gücü 2004 başında 6203 MW'a çıkaran İspanya, 2004 Ekim ayına kadar 838 MW'lık rüzgâr gücünü daha sisteme ekledi. Böylece rüzgâr kurulu gücü 7041 MW'a ulaştı.1997 yılında 512 MW rüzgâr kurulu gücü olan İspanya'nın son yıllardaki atılımı örnek oluşturuyor. Halen inşaatı süren 1704 MW rüzgâr gücünün de bu yıl devreye girmesi bekleniyor. Bunun dışında İspanya'nın toplam 2542 MW'lık yeni proje portföyü bulunuyor. Almanya'dan sonra Avrupa'da rüzgâr kurulu gücü bakımından ikinci sıradaki İspanya, Almanya'yı birkaç yıl içinde geçecek görünüyor. İspanya küçük santralların yanısıra 100, 150 ve 200 MW'lık büyük rüzgâr santrallarının da inşaatını sürdürüyor. İspanya piyasasında Vestas, Ecotècnia, Gamesa, GE Wind ve EHN firmalarının rüzgâr türbinleri kullanılmakta. Bununla beraber şu anda inşaatı süren 34 rüzgâr santralından 19 tanesini İspanyol kuruluşu Gemesa firması inşa etmekte. Gemesa'nın 100 MW, 132 MW, 155 MW'lık rüzgâr santralı inşaatları da var.

 


Denizüstü (offshore) rüzgar santralı


Denizüstü (offshore) rüzgar santralı

Dünyada Almanya'dan sonra ikinci sıradaki Amerika'yı İspanya neredeyse yakalamış durumda. Bununla beraber 2000-2003 döneminde ABD'deki yatırımcılar da rüzgâra ilgi duymaya başlamış bulunuyorlar. Amerikan Yenilenebilir Enerji Konseyi (ACORE), bu konuda finansman akışının yeni başladığını söylüyor. ABD'de 2003 yılında eklenen 1687 MW ile kurulu rüzgâr kapasitesi yüzde 36 artmış bulunuyor. ABD'de rüzgâr işini götüren yatırımcıların başında FPL Energy geliyor. Bu kuruluşun elinde 14 eyalete dağılmış 2700 MW rüzgâr kurulu gücü var. Önemli bir diğer yatırımcı da uluslararası petrol devi olan Shell. Shell Wind Energy'nin ABD'deki kurulu gücü şimdilik sadece 393 MW. American Electric Power'ın da 310 MW'lık kurulu gücü bulunuyor. Onu 201 MW kurulu güçle PPM Energy izliyor. Amerikan rüzgâr santrallarının emre amedelik faktörü %28 düzeyinde bulunmakta. ABD piyasasında GE Wind en büyük Pazar payına sahip türbin temin edicisi. Türbin imalatçılarının 2003 yılında toplam 873 MW kurulu güç oluşumu için sattıkları türbinlere göre piyasa payları tablo 4'de yer alıyor.

Tablo 4. 2003 yılında MW satışlarına göre ABD'deki türbin imalatçılarının piyasa payları

İmalatçı
Pazar payı (%)
GE Wind
51.8
Vestas
21.3
Mitsubishi
11.9
NEG Micon
9.4
Gamesa
3.3

Bugün karasal alanlarda kurulan rüzgâr türbinleri 4-5 yıl öncesinde olduğu gibi 500-600 kW ya da 1 MW'lık üniteler yerine artık 2-3 MW'lık üniteler kurulmaktadır. 2002-2004 dönemi rüzgâr türbini imalatçılarının, 2003 yılı verilerine göre üretimini yaptıkları türbinlerin ana karakteristikleri de tablo 5'de verilmiştir.

Tablo 5. Dünya piyasasındaki belli başlı rüzgâr türbinleri.

 
Marka ve tip
Kapasite (MW)
Rotor çapı (m)
 
Durumu
Bonus 2 MW
2.0
76
Seri üretim
Bonus 2.3 MW
2.3
82.4
Seri üretim
DeWind D8
2.0
80
Seri üretim
Enercon  E-66 20/70
2.0
70
Seri üretim
Gamesa G-80
2.0
80
Seri üretim
Gamesa G-83
2.0
83
Seri üretim
Gamesa G-87
2.0
87
N/A
GE 2.3
2.3
94
Prototip 2004, 2005'de seri üretim
GE 2.5
2.5
88
Prototip 2004, 2005'de seri üretim
GE 2.7
2.7
84
Prototip 2004, 2005'de seri üretim
MADE AE-80
2.0
80
N/A
MADE AE-90
2.0
90
N/A
Mitsubishi NWT-200S
2.0
75
N/A
NEG Micon NM 80/2750
2.75
80
Seri üretim
NEG Micon NM 92/2750
2.75
92
Seri üretim
Nordex N80
2.5
80
Seri üretim
Nordex N90
2.3
90
Seri üretim
REpower MM 70
2.0
70
Seri üretim
REpower MM 82
2.0
82
Seri üretim
Suzlon
2.0
88
Prototip 2004
ScanWind 3.0
3.0
90
Prototip 2003, 2004 seri üretim
Vestas V80
2.0
80
Seri üretim
Vestas V90
2.0
90
N/A
Vestas V90
3.0
90
Seri üretim
WinWind WWD-3
3.0
90
Prototip 2004
Zephyros Z-72
2.0
71.2
(Ön) seri üretim
 
Diğer yenilenebilir enerji yatırımları
 
Dünyada rüzgâr enerjisinde başı çeken Almanya'nın enerji üretiminde (elektrik ve ısı) yenilenebilir kaynaklardan yararlanma payları tablo 6'da gösterilmiştir. Avrupa Birliği üyeliğine yeni kabul edilen 10 ülkenin yenilenebilir enerjilerden elektrik üretim yüzdeleri de tablo 7'de verilmiştir.
 
Tablo 6.  Almanya'da yenilenebilir kaynaklardan enerji üretim yüzdesi (Mart 2003). 
Kaynak
Yaklaşık yüzde
Biyomas (ısı)
%50
Su gücü (Hidro)
%22
Rüzgâr enerjisi
%16
Biyoyakıt
%5
Biyomas-elektrik
%4
Güneş ısı
%2
Jeotermal ısı
%1
Güneş fotovoltaik
%0.1
Tablo 7. AB'nin 10 yeni üyesinin yenilenebilir kaynaklardan (yeşil) elektrik üretimleri ve hedefleri.
 
Ülke
Yenilenebilir elektriği
1999 (%)
Yenilenebilir elektriği
2010(%)
Çekoslovakya
3.8
8
Estonya
0.2
5.1
Güney Kıbrıs
0.05
6
Letonya
42.4
49.3
Litvanya
3.3
7
Macaristan
0.7
3.8
Malta
0
5
Polonya
1.6
7.5
Slovakya
17.9
31
Slovenya
29.9
33.6

Sıcak su temini ve hacim (alan) ısıtma için güneş enerjisinin kullanımı için 2003 yılında dünyada 100 milyon m 2 güneş kollektörü alanı varken, aynı yıl bu konuda sağlanan büyüme yüzde16 olmuştur. Çin'de güneş kollektörlerindeki artış dünya ortalamasının üzerinde ve yüzde 30 düzeyinde gerçekleşmiştir. Çin bugün global kapasitenin yüzde 55'ine sahiptir. Dünyada en az 30 milyon ev güneşli su ısıtıcıları kullanmaktadır. 2003 yılında bu pazarın global büyüklüğü 5 milyar US dolar olmuştur.

30 milyon litre/yıl olan ethanol üretim kapasitesi benzin üretim kapasitesinin yüzde 1'ini biraz aşmaktadır. Bu kapasitenin yarısı da Brezilya'da olup dünyada yaygınlaşma gösterememiştir. Çin, Avrupa ve Kanada'da yakıt alkolü sınırlı biçimde üretilmektedir. Almanya, Fransa ve İtalya'da yine sınırlı biçimde biyodizel kapasitesi de vardır.

 


Yenilenebilir enerji sistemleri değişik alternatifler içeriyor

 
Güneş termik santrallar, ABD entegre üniteler halinde 1985'de proje olarak ortaya atılan, 1991-1998 yılları arasında kurulan SEGS (Güneş Elektrik Üretim Sistemi) üniteleri sonrasında yeni bir gelişim ve aşama yapamamış görünüyor. Kaliforniya, Mohawe çölündeki SEGS sistemine dayalı doğalgaz-güneş hibridi olan 9 üniteli 354 MW'lık Luz Santralı, bu alanda en başarılı teknik örnek olmakla birlikte, doğalgaz girdisi yüzde 25-30, güneş girdisi yüzde 70-75 düzeylerinde tutulunca verim, kapasite faktörü (emre amadelik) ve piyasa rekabeti açısından zorlanmış, bu da girişim yapan şirketin güç durumda bıraktığı için önemli bir ticari uygulamanın maalesef önü kesilmiştir.

1991 yılından sonra Luz Santralı'nın çizgisel odaklı parabolik ayna kolektörlerini taşıyan iskelet yapının ülkemizde ve RESSİAD'ın üyesi olan GALKON A.Ş. tarafından imal edilmiş olması, bizler adına bir kıvanç kaynağıdır. 9. Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel'in 2000 yılında böyle bir santralın deneme amacıyla Türkiye'de kurulması için yaptığı öneri, maalesef EİE tarafından geri çevrilmişti. ABD'de son yıllarda güneş ve diğer kaynaklardan sağlanan elektrik üretimi de tablo 8'de yer almaktadır.

 

Güneş termik santralı kollektör alanı

İngiltere'de North Wales'de Siemens Sitop yatırımıyla inşa edilen Optic Centre Avrupa'nın güneşle elektriği karşılanan en büyük tesisi olarak gösteriliyor. 2003 yılında inşa edilmiş olan bu yapı 1176 m 2'lik alanı kapsayan Shell ST36 bakır indium diselenid fotovoltaik panellerle (her bir panel 140 cm x 35 cm) kaplanmış. 85 kW fotovoltaik gücü olan tesisi 360 bin £ (680 bin US$) maliyetle tamamlanmış. Fotovoltaik halen oldukça pahalı çözüm.

Tablo 8. ABD'de yenilenebilir enerjilerden net elektrik üretimi (bin kWh). 

Kaynak
1999
2000
2001
2002
Toplam
398 959 030
356 478 569
294 946 110
347 450 482
  Biyomas
59 612 909
60 726 180
56 964 468
59 401 578
     Odun ve Odun atığı
37 040 734
37 594 866
35 199 916
36 543 764
     Biogaz
20 072 515
20 304 943
19 931 044
20 180 962
     Diğer biyomas
2 499 660
2 826 371
1 833 508
2 676 851
  Jeotermal
14 827 013
14 093 158
13 740 503
13 357 034
  Konvansiyonel hidroelektrik
319 536 028
275 572 597
216 961 046
263 641 906
  Güneş
495 082
493 375
542 755
543 853
  Rüzgâr
4 487 998
5 593 261
6 737 337
10 506 112

Hidrolik enerji diğer tüm yenilenebilir enerji kaynaklarından farklılık gösteriyor. International Hydropower Association tarafından, büyük küçük ayrımı yapılmadan dünyanın teknik fizibıl hidroelektrik potansiyeli 14370 TWh/yıl, ama ekonomik fizibıl potansiyel 8082 TWh/yıl olarak bildirilmekte. Bu potansiyelin yüzde 70'i 150 ülkeye dağılmış vaziyette. Kurulu güç ise 700 GW düzeyinde olup 2600 TWh yıl enerji sağlanmaktaki bu dünya elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 20'si kadarına karşılık geliyor. 108 GW kadar da dünyada inşa halinde olan hidroelektrik tesisi var.

Geçmişte "Yeni ve Yenilenebilir (New and Renewable) Enerji" kavramı vardı. Bu kavram büyük hidrolikleri dışlıyor, sadece çevre dostu olarak küçük hidrolikleri içeriyordu. Ancak, Kyota protokolü sonrası tüm hidrolik kaynaklar yenilenebilir kapsamda çevre dostu kabul edilmeye başlanmışsa da, bu konu halen tartışmalıdır.

 

Gelişmiş ülkelerde hidrolikler kaynaklar büyük ölçüde kullanıma sokulmuşken, gelişme sürecindeki ülkelerde boşa akan kaynaklar bulunmaktadır. Gerek büyük ve gerekse küçük hidrolik kaynakların değerlendirilme teknolojileri klasikleşmiş durumdadır. Bunun için yapılan uygulamalar diğer yenilenebilir kaynaklar gibi ön plana çıkmamaktadır.

OECD Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) 2001-2030 döneminde dünyada elektrik üretim alt yapısına yapılacak yatırımın 10 trilyon US dolar olacağını tahmin ediyor. 2001-2030 döneminde dünyada 4700 GE elektrik üretim kapasitesi inşa edilecek. Peki bu kapasite kaynaklara nasıl dağılacak? Burada yatırımın optimizasyonu ve politik tercihler önem kazanıyor. Bu konudaki ekonomik kriterler için IEA tablo 9'daki yatırım maliyetlerini veriyor. Ancak, tablodaki değerlerin bugüne ait ortalamalar olduğunu, teknolojik gelişmelerle düşebileceğini vurgulayalım.

Tablo 9. Elektrik santralları için geçerli maliyetler (2003 Invesment Outlook-IEA).

 
Teknoloji
Yatırım maliyeti
US$/kW
Gaz kombine çevrim
400  -600
Konvansiyonel kömür
800 - 1 300
Geliştirilmiş (advanced) kömür
1 100 - 1300
Kömür gazifikasyonu (IGCC)
1 300 - 1600
Nükleer
1 700 - 2 150
Gaz türbini - merkezi
350 - 450
Gaz türbini - dağınık (distributed)
700 - 800
Diesel motoru - dağınık
400 - 500
Yakıt pili (Fuel cell) - dağınık
3 000 - 4 000
Rüzgâr - karasal
900 - 1 100
Rüzgâr - denizüstü
1 500 - 1 600
Fotovoltaik - dağınık
6 000 - 7 000
Fotovoltaik - merkezi
4 000 - 5 000
Biyoenerji
1 500 - 2 500
Jeotermal
1 800 - 2 600
Hidro
1 900 - 2 600

IEA'nın raporunda belirtildiği gibi, yenilenebilir kaynaklara yapılacak yatırım politikalara bağlı. OECD kapsamında elektrik üretiminde yenilenebilirlerin payı 2000 yılında yüzde 15 kadar, ama bunun yüzde 12.5 kadarı hidroya ait. Referans senaryoya göre 2030 yılında toplam pay yüzde 17'ye çıkarken, bu toplamda hidronun payı yüzde 10 kadar olacak. Ancak, OECD kapsamında alternatif senaryo ile 2030 yılında yenilenebilirlerin elektrik üretimindeki payının yüzde 25'e çıkabilmesi de söz konusu. Bu yüzde 25'lik toplamın içinde yüzde 10'u yine hidro kapsarken, hidro dışı kaynaklar bu yüzde 15 payla hidroyu geçebilecekler. Tablo 10'da da elektrik üretimi için eklenecek kapasite ve yatırım içinde yenilenebilir kaynak payı görülüyor.

 

Tablo 10. OECD kapsamında eklenecek elektrik kapasitesi ve yatırımda yenilenebilir payı.

 
Açıklama
Referans
senaryo (%)
Alternatif politika
Senaryosu (%)
Elektrik üretimi
          2000
15
15
          2030
17
25
Kapasite ilavesi 2001-2030
19
32
Yeni üretim planında yatırım 2001-2030
33
52

Dünyanın global gidişi yenilenebilir kaynakların önemini ve yatırımını artıracak da, Türkiye'de bu konuda nasıl bir ulusal politika izlenecek ya da ulusal politikamızı bizim yerimize AB görüşmeleri ile yabancılar mı oluşturacak? Ne de olsa, Türkiye'nin tükenmez doğal kaynakları Türkiye için olduğu kadar Avrupa için de önemli.

 

Merkez
Kuleli Sokak No:87 Daire:2, 06700 G.O.P./ANKARA

Tel: +(90) 312 436 95 98 - Faks: +(90) 312 436 95 98

Elektronik posta: ressiad@ressiad.org.tr