Yönetim Mevzuat Tüzük İletişim   16.01.2018

AK Enerji
AKÖZ Grubu
BAYINDIR Holding
BEREKET ENERJİ
BİLGİN ENERJİ YATIRIM HOLDİNG
BOREAS ENERJİ
Borusan EnBW Enerji Yatırımları ve Üretim A.Ş.
ÇALDERE
ÇİMTAŞ ÇELİK İMALAT MONTAJ ve TESİS A.Ş.
Das Mühendislik ve Enerji Yatırımları A.Ş.
ENİMEKS
Epuron GmbH
ERKO Şirketler Grubu
GALKON
GÜNGÖR ELEKTRİK
GÜRİŞ İnşaat ve Mühendislik A.Ş.
HAREKET Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği A.Ş.
HEXAGON Danışmanlık ve Ticaret A.Ş.
HİDRO DİZAYN
KARESİ ENERJİ A.Ş.
LNG Process A.Ş.
MASTER DANIŞMANLIK MÜMESSİLLİK VE TİCARET  A.Ş.
OZG Enerji İnşat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş.
PERFECT WIND
RES ANATOLIA
SANKO ENERJİ
SOYAK Holding
TÜRKERLER İnşaat
USLUEL A.Ş.
Vestas Türkiye
YENİGÜN İnşaat
YILDIRIM GRUP
ZORLU Holding
© 2005 RESSİAD
 
Haberler
Ankara Sanayi Odası Enerji Zirvesi Yapıldı 22.09.2006

Ankara Sanayi Odası Enerji Zirvesi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Dr. M. Hilmi GÜLER`in katılımıyla 15.09.2006 tarihinde yapıldı. Zirvede RESSİAD Başkanı Ü. Tolga BİLGİN Yenielebilir Enerji Kaynakları konusunda bir konuşma yaptı. RESSİAD başkanı Ü. Tolga BİLGİN`in zirvede yaptığı konuşma metni;

 

        

Sayın Bakanım,

Sayın Başkanım,

Değerli Misafirler,

 

Konuşmama rüzgâr enerjisi ve su santralleri derneği ile ilgili kısa bilgi vererek başlamak istiyorum.  Kısa adı RESSİAD olan derneğimiz, yenilenebilir kaynaklara dayalı elektrik üretim santralleri kuran ve kurmak isteyen değerli girişimcilerin kurduğu ve üye olduğu bir dernektir.  Bugün için derneğimizin en önemli amacı;

4628 sayılı yasaya dayalı serbest piyasa koşullarında yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımızın bir an evvel devreye sokulması için çalışmalar yapmaktadır.   Bu çalışmalardan bazılarını;

-         Üyelerimizin görüşleri doğrultusunda yatırımı kolaylaştırıcı mevzuat çalışmaları yapmak ve ilgili makamlara sunmak

-         Karbon ticareti ve yeşil sertifika gibi, projelere ekstra gelir sağlayacak mekanizmalar hakkında yatırımcıyı bilgilendirmek ve aracılık yapmak olarak sıralayabiliriz. 

           

Bugün de sizlere yerli ve yenilenebilir kaynaklarımızın bir an evvel devreye girmesi için yapılabilecekleri arz etmek istiyorum. 

Ülkemiz gerek su, gerekse rüzgâr potansiyeli yönünden oldukça zengindir. 

Su potansiyelimizi ele almak gerekirse; yapılan değerlendirmelere göre Türkiye’nin su kaynaklarından 150 Milyar kWh elektrik üretmesinin mümkün olduğu hesaplanmaktadır.  Şu anda Türkiye’nin toplam elektrik tüketiminin yılda 160 Milyar kWh olduğu göz önüne alındığında su potansiyelimizin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır.  Bu güne kadar, tüm Cumhuriyet dönemi boyunca, devlet eliyle kurulabilen su santrallerinin üretebildiği enerji toplamı yılda 40 Milyar kWh’tir. Şu anda her yıl 110 Milyar kWh elektrik üretebilecek su potansiyeli boşa akmaktadır.  Bunun ekonomik değeri ise yılda yaklaşık 8 Milyar Dolar olarak hesaplanabilir.  Ve bu potansiyeli zaman yitirmeden ülke ekonomisine kazandırmak mümkündür.  Devlet eliyle bu projelerin geçekleştirilmesinin çok uzun zaman alacağını ve geçmiş dönemlerdeki örnekler gözönüne alındığında, çok pahalı olacağını düşünmekteyiz. 

Su potansiyelimizin durumunu özetle anlattıktan sonra izninizle biraz da rüzgâr potansiyelimizden bahsetmek istiyorum. 

Türkiye’nin rüzgâr enerjisi kaynakları yönünden de zengin bir ülke olduğu söylenebilir.  Türkiye’nin çeşitli yerlerinde, üyelerimizce, 7 – 8 yıldır yapılan rüzgâr ölçümlerini esas alarak yaptığımız değerlendirmelerde, yılda 40 Milyar kWh elektrik enerjisinin rüzgâr santrallerinden elde edilebileceğini hesaplamaktayız.  Bunu parasal olarak ifade etmek gerekirse yılda 2 Milyar Dolarlık rüzgâr potansiyelinin boşa estiğini söyleyebilirim.

Gerek suyun, gerekse rüzgârın depolanması mümkün olmadığından, kaybedilen her zaman dilimi enerji kaybı, yani döviz kaybı demektir.  Başka bir deyişle rüzgârımız esip geçiyor ve suyumuz akıp gidiyor.  Bunun durdurulmasının önemi açıktır. 

Rüzgâr ve suyun potansiyelini anlattıktan sonra ‘Bu kaynaklarımızı bir an evvel nasıl devreye sokabiliriz?’ sorusuna cevap vermek istiyorum. Biraz sonra anlatacağım tedbirlerle ve özel sektör eliyle 4 – 5 yıl içinde bu potansiyelin tümü ülke ekonomisine kazandırılabilir.

Öncelikle bütün su ve rüzgâr projeleri, buna devletçe başlanılmış olan su projeleri de dâhil olmak üzere, özel sektör marifetiyle yaptırılarak gerçekleştirilmelidir. 

Su projelerinde 5539 nolu kanun ve ilgili yönetmelikle, yeni uygulanmaya başlanan sistemin çok doğru olduğunu düşünüyoruz.  Bu konuda hükümetimize ve kanunun esas sahibi ve bu yasanın çıkarılmasında en büyük emeği olan Sayın Enerji Bakanımıza huzurlarınızda Derneğimiz adına teşekkür ediyorum.  Bu yasa uygulamasına çok yakın zamanda fiilen başlanılmış ve şimdiye kadar çok iyi neticeler alınmıştır. Bu yasa ve yönetmeliklere göre yapılan uygulamada, bir su projesi için birden fazla başvuru olması durumunda ihaleyi alacak olan firmanın seçim şekli; bu projeyi gerçekleştirdiğinde üreteceği birim kWh başına kamuya ne kadar pay vereceği kriteriyle yapılmaktadır. 

Bu kriter kendini çabuk geri ödeyen verimli su projeleri için başarılı olmaktadır ve olacaktır.  Yalnız unutmamak gerekir ki, biraz evvel bahsettiğim 110 Milyar kWh lık su potansiyelimizin ancak %30 civarındaki kısmı bu şekilde gerçekleştirilebilir.   Geri kalan su projelerinin geri ödeme dönemleri 10-12 seneyi bulmakta, özel sektör yatırımcılarının ilgisini çekmemektedir. Mevcut yönetmeliğe göre başvurulmayan projelerin tekrar devlet tarafından yaptırılması planlanmaktadır.  Fakat bu, az önce de arzettiğim gibi eski sisteme dönüş olacak; yatırımlar pahalı ve uzun süreli olacaktır.

Bunun yerine mevzuatta bir değişiklik yapılarak, zor ve büyük projeler için makul bir geri ödeme dönemi olan 7 yıl süresince, yatırımcının, Devletten üretilen elektriğin kWh i başına kaç yeni kuruş destek primi isteyeceği ve daha sonrasında da şimdiki sistemde olduğu gibi 7 sene sonrasında kWh başına kamuya ne kadar pay vereceği kriter olarak konulabilir.  Böylece, geri ödeme dönemi uzun olan büyük ve zor projeler de özel sektöre cazip gelecek ve özel sektör eliyle hızla ülke ekonomisine kazandırılacaktır.    Bu sistem çoklu başvuru ve ihale usulü olduğu için bu iki fiyat serbest piyasada oluşacak ve devletin kolay ve karlı projelerden alacağı pay ile oluşacak fonun bir kısmıyla bu projeler de yapılabilecektir.

Bunlara ek olarak, şu anda uygulanan ve bizim önerdiğimiz sistemin sağlıklı işleyebilmesi için, alınan teminat miktarlarının da arttırılması yararlı olacaktır.  Çünkü şimdiki sistemde alınan teminat miktarı kayda değer olmadığından, bilinçli olmayan bir yatırımcı yüksek teklif vererek aldığı su projesini yapamazsa, uzun bir süre bu su kaynağı boşa akacak ve kamu zararı doğacaktır. 

Az önce anlattığım tedbirlerle, tüm su potansiyelimiz 4 -5 yıl içinde ülke ekonomisine kazandırılmış olacaktır.

Şimdi de, rüzgâr enerji santrallerinin kurulum zorluklarından ve verilebilecek desteklerden bahsetmek istiyorum. 

Mevcut yenilenebilir yasası ile, her yıl ortalama toptan enerji fiyatından perakende sahibi tüzel kişilere yani dağıtım şirketlerine bir önceki yıl dağıtımını yaptıkları elektriğin %8 i kadar elektriği yenilenebilir enerji kaynaklarından alma zorunluluğu getirilmiştir.   Ayrıca, Bakanlar Kuruluna her yıl ayrı karar almak üzere satış fiyatını %20 ye kadar arttırma yetkisi verilmiştir.

Günümüzde rüzgâr santrelleri kurmak zorlaşmıştır.  Gerek ABD, Kanada gibi ülkelerde 2 senedir verilen ve verilmeye devam edilen vergi indirimi ve ortalamanın üzerindeki fiyatlardan alım garantisi teşvikleriyle, gerekse türbin parçalarına gelen zamlarla türbin fiyatları yüzde 50 oranında pahalanmıştır.  Geçenlerde Sayın Başbakanımızın ve Sayın Enerji Bakanımızın değerli katılımlarıyla açtığımız Türkiye’nin ilk ve en büyük özel sektör rüzgar santrali olan Bandırma Rüzgar Enerji Santrali, yaklaşık 42 Milyon Dolara mal olmuşken, şu anda aynı santral 60 Milyon Dolara kurulabilmektedir. 

Bu yüzden rüzgâr santrallerinin su santrallerine göre biraz daha desteğe ihtiyacı vardır.  Bizim makul olduğunu düşündüğümüz önerimiz,  mevcut yenilenebilir yasasında öngörülen, elektriğin dağıtım şirketlerince 7 yıl için toptan enerji fiyatının %20 fazlasından alınacağı  kararının Bakanlar Kurulu tarafından bir seferde çıkarılmasıdır.  Böylece rüzgâr yatırımcıları 7 senelik satış fiyatını önceden bilerek yatırımlarına daha rahat kredi bulabileceklerdir.  Ayrıca şu andaki yüksek maaliyetler yüzünden kurulması mümkün olmayan rügar enerji santralleri de kurulabilecektir.

Bunlar dışında, gerek su, gerekse rüzgâr enerji projelerinde 7 yıl, yani ortalama yatırım geri ödeme dönemi boyunca, vergi muafiyeti sağlanarak yatırımın geri ödeme dönemini kolaylaştırmak, projelerin önünü açacaktır.  Olmayan bir santralden vergi de alınamayacağı için ve akıp giden suyun ve boşa esen rüzgârın ekonomik değeri olduğu için, vergi muafiyetlerinin devlete bir yük getirmeyeceği kanaatindeyim. 

Yine başta barajlı su projleri olmak üzere, yenilenebilir kaynakların proje alanlarının, orman veya hazine arazilerine rastlayan kısımlarının, bedelsiz olarak tahsil edilmesinde zaruret vardır.

Sayın Bakanım, Sayın Sanayicilerimiz,

Ülkemiz için çok önemli olan yerli ve yenilenebilir enerji kaynakları, konuşmamda bahsetmiş olduğum makul önlemlerle ülke enerji havuzuna kısa zamanda katılıp, yıllardır boşa giden bu kaynaklarımız ülke ekonomisine kazandırılmış olacaktır.  Su ve rüzgâr santrallerimiz kendilerini geri ödedikten sonra işletme maliyetlerinin çok düşük olmasından dolayı, Türkiye’deki elektrik fiyatını aşağı çekecek ve sanayicimize temiz ve ucuz elektrik sağlayacaklardır.

Hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

 

Merkez
Kuleli Sokak No:87 Daire:2, 06700 G.O.P./ANKARA

Tel: +(90) 312 436 95 98 - Faks: +(90) 312 436 95 98

Elektronik posta: ressiad@ressiad.org.tr