Yönetim Mevzuat Tüzük İletişim   16.01.2018

AK Enerji
AKÖZ Grubu
BAYINDIR Holding
BEREKET ENERJİ
BİLGİN ENERJİ YATIRIM HOLDİNG
BOREAS ENERJİ
Borusan EnBW Enerji Yatırımları ve Üretim A.Ş.
ÇALDERE
ÇİMTAŞ ÇELİK İMALAT MONTAJ ve TESİS A.Ş.
Das Mühendislik ve Enerji Yatırımları A.Ş.
ENİMEKS
Epuron GmbH
ERKO Şirketler Grubu
GALKON
GÜNGÖR ELEKTRİK
GÜRİŞ İnşaat ve Mühendislik A.Ş.
HAREKET Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği A.Ş.
HEXAGON Danışmanlık ve Ticaret A.Ş.
HİDRO DİZAYN
KARESİ ENERJİ A.Ş.
LNG Process A.Ş.
MASTER DANIŞMANLIK MÜMESSİLLİK VE TİCARET  A.Ş.
OZG Enerji İnşat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş.
PERFECT WIND
RES ANATOLIA
SANKO ENERJİ
SOYAK Holding
TÜRKERLER İnşaat
USLUEL A.Ş.
Vestas Türkiye
YENİGÜN İnşaat
YILDIRIM GRUP
ZORLU Holding
© 2005 RESSİAD
 
Haberler
Petrol fiyatlarındaki artışın etkileri başladı! 01.09.2005

DR. FATİH BİROL: “PETROL FİYATLARINDAKİ ARTIŞ TÜRKİYE’Yİ ETKİLER”

 

  

  

Bizim ekonomiden sorumlu bakanlarımız ve yetkililerimiz kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda petrol fiyatlarındaki artışın etkilerini küçümser demeçler verseler de, bunun geçici olduğu iddia etseler de, işin gerçek yüzü hiç de öyle değil. Artan petrol ürünleri fiyatları Ağustos ayı enflasyonunun yükseltmesinden başka, gelecek ayların enflasyonunu etkileyecek de, iş onunla bitecek gibi değil. Uluslararası Enerji Ajansı Başekonomisti Dr. Fatih Birol, 29 Ağustos 2005 tarihinde basında yer alan demeci ile, “Petrol fiyatlarındaki artış Türkiye’yi etkiler” diyordu. Bu demecinde Dr. Birol, Türkiye’nin petrol fiyatlarındaki artıştan en çok etkilenecek ülkelerden birisi olduğunu ve petrol fiyatlarının eski düzeylerine gerilemeyeceğini belirterek, bunun için kısa ve uzun vadeli önlemler alması gerektiğini belirtiyordu. Burada altı çizilecek en önemli nokta, “petrol fiyatlarının  eski düzeylerine gerilemeyeceği görüşü. Dr. Birol, Türkiye’nin en çok etkilenecek ülkelerden biri olmasının nedenlerini de şöyle açıklıyordu: “Bunun birinci nedeni, Türkiye’nin petrol ihtiyacı çok ciddi bir şekilde ithalata bağlıdır. İkincisi ise, gelişmekte olan bir ülke olarak, artan petrol faturası, Türkiye’nin cari işlemler dengesinde önemli oranda bir açık yaratabilir ve enflasyonist baskı oluşturabilir. Sayın Birol’un kısaca söyledikleri bunlar da, biz RESSİAD olarak konuyu aşağıda biraz daha açalım:

 

İlk önce şunu belirtmekte fayda var; petrolde varil başına 5 dolarlık artış, yıllık ekonomik büyüme hızını 0.3 puan düşürüyor. Bu yıl petrol fiyatlarının tırmanmasının büyümeyi 1.3 puan kadar olumsuz etkiliyeceği beklenmekte. ABD, Avrupa ve Asya’da da büyüme oranları olumsuz etkilenecek ve global bir durgunluk ya da duraksama ortaya çıkacak ki, bu yavaşlama dış ticaretle Türkiye’yi ikinci bir kez olumsuz etkileyecek.

 

Petrol fiyatı artınca, doğalgaz fiyatının artması kaçınılmaz oluyor. Gaz formulü bunu getiriyor. Bu artış, ham petrol fiyatındaki artışa göre değil, fiyatı daha da fazla artan petrol ürünlerine göre düzenleniyor. Bir gaz formülü, belli ısıl değerli gazın 1000 Nmünün taban fiyatını, petrol ürünlerindeki değişikliğe göre belli oranlarda artıracak terimlerden oluşuyor. Bizde bu petrol ürünleri de yüzde 3.5 kükürt içeren ağır fuel oil ve yüzde 1.0 kükürt içeren hafif fuel oil ile gasoil 02 (benzin çeşidi) olarak seçiliyor. Bunların Avrupa’daki Akdeniz FOB fiyatları esas alınarak, son 6 ayda bu ürünlerin saptanan ortalama fiyatlarındaki artış, belli bir katsayıyla çarpılarak doğalgaz fiyatına yansıtılıyor. Tabii formülde seçilen katsayılar pazarlık konusu. AK Parti iktidarı döneminde Mavi Akım formulü düzeltilerek, Rusya’dan alınacak gaz tek formüle bağlanacak diye yapılan anlaşmada, bu terimlerde yeni düzenleme ve katsayılarda değişiklik yapıldığından, sonuçta Mavi Akım’dan gelen gaz önceki formüle göre daha pahalanmıştı. Bu gerçek kamuoyundan gizlenmek isteniyor. Şimdi, fiyatı artan petrol ve petrol ürünleri ile bu formül değişikliğinin ülkemizi daha olumsuz etkileri olacak. Rusya’dan doğalgaz alımında uygulanan fiyat formülünün değiştirilmesinin, doğalgaz faturasını daha da büyüttüğü TBMM çatısı altında da tartışılan ve daha çok tartışılacak olan bir konu.

 

Beklenen oldu, petrol fiyatları, doğalgaz fiyatlarını da artırdı ve daha da artıracak. 31 Ağustos 2005 günü doğalgazda fiyat artışı açıklandı. Şimdilik ilk artış sanayide yüzde 5.65, konutlarda yüzde 4.80 oranında yapıldı, ama yeterli olması mümkün değil. Bunu seri artışların izlemesi beklenmeli. Çünkü, BOTAŞ ilk etapta yüzde 9 zam istemişti. Ancak, gerçek zam ihtiyacının en az yüzde 20 civarında olduğu biliniyor.  Doğalgaz fiyatlarının artması ister istemez elektrik fiyatlarına yansıyacak, çünkü yansıtılmak zorunda. Hükümetin daha doğrusu Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı kanadının tüm baskılara rağmen, uzun süredir sabit bıraktığı elektrik fiyatlarını da artırması artık kaçınılmaz. Çünkü, Hazine’yi de olumsuz etkileyen sonuçlar yaratıldı. Doğalgaz alımındaki formül değişikliğinin, elektrik maliyetlerindeki doğalgaz payı nedeniyle, bu alanda da olumsuz etkisi olacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, bugüne kadar doğalgazda ve elektrikte gerçekçi fiyat uygulamasından hep kaçındı. Popülist politika uygulandığını görüyoruz. İktidardaki AK Parti, yakın zamanda (bu yıl sonunda) bir baskın erken seçim düşünmüyorsa, doğalgaz ve elektrik fiyatlarını artırmak zorunda. Elektrik fiyatlarındaki artışın yenilenebilir enerjilerin rekabet gücünü artıracağı kesin de, en önemli etkisi, pekçok rüzgâr santralı projesini fizıbıl boyuta sokması olacak.

 

Petrol fiyatlarının geçmişine bakacak olursak, 11 çeşit değişik ham petrol fiyatının ortalaması olan OPEC sepet fiyatının yıllara göre değişimi ile Ağustos ayının son haftasında gösterdiği değişim aşağıdaki tablolarda gösterilmiştir:

 

 

Yıllar

Yıllık  ortalama  fiyat

(USD/varil)

2000

27.6

2001

23.12

2002

24.36

2003

28.1

2004

36.05

 

 

Tarihler

Günlük sepet fiyatı

(USD/varil)

23-08-2005

58.15

24-08-2005

58.9

25-08-2005

59.75

26-08-2005

59.76

29-08-2005

60.33

 

 

29 Ağustos 2005 günü dünyanın belli başlı piyasalarındaki petrol fiyatları şöyle gerçekleşmişti:

 

 

PM WTI Posted (USD/varil)
 

63.75

 

NYMEX Light Sweet (USD/varil)
 

67.20

 

IPE Brent (USD/varil)
 

64.87

 

ANS West Coast ve Batı Teksas Intermediate petrollerinin 2005 yılı aylık piyasa fiyatları ve Ağustos ayındaki günlük piyasa fiyatları aşağıdaki iki tabloda verilmiş bulunuyor.

 

 

Fiyat (USD/varil)

Ocak

Şubat

Mart

Nisan

Mayıs

Haziran

Temmuz

ANS West Coast

41.12

43.59

50.63

49.75

46.77

53.67

56.67

West Texas Intermediate

46.82

47.96

54.17

52.96

49.85

56.39

58.67

 

Tarih

ANS West Coast

(USD/Varil)

West Texas Intermediate

(USD/varil)

1 Ağustos  2005

59.55

61.60

2 Ağustos  2005

59.84

61.89

3 Ağustos  2005

58.81

60.86

4 Ağustos  2005

59.33

61.38

5 Ağustos  2005

60.25

62.31

6 Ağustos  2005

-

-

7 Ağustos  2005

-

-

8 Ağustos   2005

61.89

63.94

9 Ağustos  2005

60.32

63.07

10 Ağustos  2005

62.15

64.90

11 Ağustos  2005

63.05

65.80

12 Ağustos  2005

64.11

66.86

13 Ağustos  2005

-

-

14 Ağustos  2005

-

-

15 Ağustos  2005

63.52

66.27

16 Ağustos  2005

63.33

66.08

17 Ağustos  2005

60.50

63.25

18 Ağustos  2005

60.52

63.27

19 Ağustos  2005

62.60

65.35

20 Ağustos 2005

-

-

21 Ağustos  2005

-

-

22 Ağustos  2005

62.70

35.45

23 Ağustos  2005

62.56

65.31

24 Ağustos  2005

64.30

67.05

25 Ağustos  2005

64.54

67.29

26 Ağustos  2005

 

 

27 Ağustos  2005

-

-

28 Ağustos  2005

-

-

29 Ağustos  2005

 

 

30 Ağustos  2005

 

 

31 Ağustos  2005

 

 

 

 

Spekülasyonlar bir yana petrol fiyatları ciddi bir artış trendi içerisinde. Biyodizel ve biyobenzin gibi yakıtlar burada çözüm değil, çünkü onların üretimi de sınırlı, şu anda onlara karşı tüketici talebi de. Biyoyakıtlara karşı değiliz, ama Enerji Bakanlığı’ndan çıkan seslerde onlardan çözümmüş gibi söz edilmesi karşısında gerçeği söylemeden geçmeyelim istedik. Üstelik bizde benzine katılan etanol, motorine katılan yağ miktarı da, katılabilecek oranın çok altında. Biobenzin ve biodizel bizde şu an reklam boyutunda kalıyor.

 

Petrol fiyatlarının arttığı bu süreç daha pahalı enerji getirecek. Çevre açısından önemli bir tehlike ise, kömüre yönelmenin de artacak olması. Her ne kadar yeşil kömür teknolojisinden söz ediliyorsa da, özellikle akışkan yataklı kömür santralları varsa da, ekonomik nedenlerle bu teknolojiler bazen ucuzluk adına uygulanmayacağından, kömüre yönelme dünyanın geleceği için endişe verici bir gelişme olur, ama önlenmesi de zor, çünkü yine ekonomik nedenler bu gelişmeyi dürtükleyecektir. Toplumların yenilenebilir enerji yanlısı ve çevreci kesimlerinin bilinçli ve hazırlıklı olması gerekiyor.

 

Yeşil enerjiler, yani yenilenebilir enerji kaynakları olabildiği ölçüde devreye sokulmalıdır. Artan klasik enerji fiyatları ister istemez yeşil enerjilerin rekabet gücünü artıracaktır, ama yenilenebilir enerjiler küçümsenmemeli, ek destekler verilmese bile engellenmemelidir. Önümüzdeki dönemde, yenilenebilir enerji kaynakları için, pahalanacak klasik enerjiler ve çarpık politikalar gölge etmesin yeter. Pahalı petrol ve doğalgaz kökenli termik elektriğe karşı, yenilenebilir enerjilerden üretilecek çevre dostu yeşil elektrik daha ucuz olacak ve kendi önünü kendi açacaktır.

 

Merkez
Kuleli Sokak No:87 Daire:2, 06700 G.O.P./ANKARA

Tel: +(90) 312 436 95 98 - Faks: +(90) 312 436 95 98

Elektronik posta: ressiad@ressiad.org.tr