Yönetim Mevzuat Tüzük İletişim   16.01.2018

AK Enerji
AKÖZ Grubu
BAYINDIR Holding
BEREKET ENERJİ
BİLGİN ENERJİ YATIRIM HOLDİNG
BOREAS ENERJİ
Borusan EnBW Enerji Yatırımları ve Üretim A.Ş.
ÇALDERE
ÇİMTAŞ ÇELİK İMALAT MONTAJ ve TESİS A.Ş.
Das Mühendislik ve Enerji Yatırımları A.Ş.
ENİMEKS
Epuron GmbH
ERKO Şirketler Grubu
GALKON
GÜNGÖR ELEKTRİK
GÜRİŞ İnşaat ve Mühendislik A.Ş.
HAREKET Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği A.Ş.
HEXAGON Danışmanlık ve Ticaret A.Ş.
HİDRO DİZAYN
KARESİ ENERJİ A.Ş.
LNG Process A.Ş.
MASTER DANIŞMANLIK MÜMESSİLLİK VE TİCARET  A.Ş.
OZG Enerji İnşat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş.
PERFECT WIND
RES ANATOLIA
SANKO ENERJİ
SOYAK Holding
TÜRKERLER İnşaat
USLUEL A.Ş.
Vestas Türkiye
YENİGÜN İnşaat
YILDIRIM GRUP
ZORLU Holding
© 2005 RESSİAD
 
Haberler
Doğalgaz lobisinin işi yok da rüzgâra karşı mı gelecek? 31.03.2005
30 Mart 2005 tarihli Hürriyet gazetesinde, gazeteci sayın Yalçın Bayer’in  “Yeter Söz Milletin” köşesinde, “Doğalgaz lobisi rüzgâra karşı” başlıklı bir makale yayınlandı. Sayın Yalçın Bayer’e bu yazı için fikir verenler, RESSİAD’a yabancı değil, onları tanıyoruz ve yatırımcılar olarak, onların fikirlerini uygun görmüyoruz. Hatta sektörümüz, Hazine’miz, tüketici halkımız açısından pahalı elektrik yanlısı olmaları nedeniyle zararlı buluyoruz.
 
Yeter söz milletin klişesi, 1945’lerde devletçi iktidara karşı halkın şahlanışını simgeleyen bir söz. Bu karşı çıkışa temel olan görüş de liberalizm. Tabii ona uygun ekonomi de rekabetçi piyasa ekonomisi. Sayın Bayer köşesinin adına ve bu adın çağrışımına uygun olarak her alanda, yenilenebilir enerjide de rekabeti savunmalı! Bu nedenle, yenilenebilir enerji için rekabet değil de, arz ve talebe göre oluşacak piyasa fiyatının üzerinde subvansiyonlu fiyat isteyen görüşe iltifat etmiş olmasını yadırgıyoruz.
 
Sayın Bayer, “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı”na Sayın Ali Babacan’ın haklı çıkışını, haksız göstermeye çalışmış. Hem de öylesine ki, güya bunu BP ve Shell temsicileri istemiş dercesine. Sitemiz bu yanlış anlayışa karşı yazılarla dolu. Görüşümüz Bakanlar Kurulu’nda bile kabul gördü ve tasarıdaki “subvansiyonlu fiyat” budandı. Tabii ki, proje yatırımcısından çok proje yap-sat’çısı olanlar bu sonucu kabullenemiyor, ama Türk Hazine’sinin ve halkın çıkarı için, ucuz elektrik için, yenilenebilir kaynakların önünün sınırsız açılması için bu gerekli.
 
Bir gerçeği daha vurgulayalım. Biz rüzgâr enerjisinin ve hidrolik enerjinin en üst düzeyde kullanılmasından yanayız.
 
1995 yılına girerken, dünya kurulu rüzgâr gücü 3738 MW idi. Enerji uzmanı olmayanlar anlasın diye şöyle söyleyelim. 3 milyon 738 bin kilowat. 2005 yılına girerken bu değer 47400 MW, yani 47 milyon 400 bin kilowat’a ulaştı. Kısacası, 10 yılda 13 kat artış gösterdi. Peki, dünya enerji bütçesindeki payı ne kadar? Maalesef yüzde bir değil, binde bir de değil. Peki, doğalgaz dünya enerji tüketiminin yüzde ne kadarını sağlıyor biliyor musunuz? Biz söyleyelim yüzde 24’ünü. Doğalgazın rakipleri kim? Doğalgazdan yüzde 56 daha fazla kullanılan petrol ve yine doğalgazdan yüzde 10 daha fazla kullanılan kömür. Dünya ölçeğinde su ve nükleer bile doğalgazın rakibi değiller. Peki rüzgârın rakipleri kim? Su, yani hidrolik enerji, jeotermal enerji ve fizibıl olabilen diğer yenilenebilir enerjiler. Burada fare ile fil benzetmesi de yapılablir, ama kimse sapla samanı karıştırmasın. Doğalgaz lobisi rüzgâra mani oluyor demek, doğalgaza hücum etmek rüzgâra yarar sağlamıyor. Tıpkı Donkişot’un yel değirmenlerine savaş açmasına benziyor. Biz ise o yel değirmenlerinin savaştan zarar görmesini değil, rüzgâr estikçe dönmesini istiyoruz.
 
Optimal enerji düzeninde her kaynağın yeri vardır. Piyasa fiyatından üretim yapıp satmayı kabul ederseniz her enerji yatırımına da ihtiyaç var. Ama, hem devletin Hazinesi’ne ve hem de milletin cebine göz dikenler, yüksek fiyat peşinde koşanlara serbest piyasada yer bulunmuyor. Üstelik yüksek fiyat isteyenler yatırımcıdan çok proje yap-satçıları olunca , bu tür mesnetsiz çıkışlar yenilenebilir enerjinin geleceğine yarar değil, zarar veriyor.. Devletin Hazine’sini ve milletin cebini koruyan Devlet Bakanı Sayın Ali Babacan dün de bugün de doğru düşünüyor. RESSİAD’ın yatırımcıları, serbest piyasada, bu fiyatı esas alarak, rekabet ortamında rüzgâra da suya da yatırım yapmayı hedeflemiş ve ilke edinmiş yatırımcılar. RESSİAD üyeleri, tasarının subvansiyonlu fiyata takılması yerine, yeşil sertifika ticaretine açılmasını ve daha fazla gecikilmemesini istiyorlar.
 

Doğalgaz ve rüzgârın neden  rakip olmadıklarına kısaca bakalım. Doğalgaz ısıtma prosesi dışında elektrik üretiminde kullanılan ve kullanılması gereken bir yakıt. Uluslararası Enerji Ajansı, ki OECD ülkelerinin oluşturduğu petrol ve doğal gaz bağımlılığını azaltmak hedefiyle 1970’lerde kurulan kaynak tarafsızlığı tartışmasız olan bu uluslararası Ajans, 2003 yılında 2676 milyar metre küp (bcm) olan dünya doğalgaz talebinin 2010’da 3225 bcm ve 2030 yılında 4900 bcm olacağını tahmin ediyor. Bir başka deyişle 2030 yılına kadar her yıl doğalgaz talebinde yüzde 2.3’lük bir artış var. 2030 yılında dünya enerji talebinin yüzde 25’i doğalgazla karşılanacak. Yine 2030 yılında dünya talebini karşılamada yenilenebilirlerden biyokütlenin payı yüzde 15, hidroelektrik enerjinin payı yüzde 2,2 ve diğer yenilenebilirlerin (rüzgâr, güneş, jeotermal, deniz dalga, deniz akıntıları, deniz termik, gel-git vs) toplam payı yüzde 1.5 düzeyinde kalacak. Hadi diyelim yüzde 3-5 olsun. Gönül bunu ister, ama yine fark etmiyor, doğalgaza rakip düzeye çıkamıyor ki! Kaldı ki özellikleri ve kullanım tercihleri farklı.

Rüzgâr doğalgaza rakip mi?

Bir de Türkiye’deki duruma yenilenen elektrik üretim planlaması açısından bakalım.  Türkiye’nin bu yılki elektrik talebi 160 milyar kilovat-saat (kWh). 2020 yılında değişik iki senaryoya göre bu talep 499 milyar kWh’e ya da en az 406 milyar kWh’e yükselecek. 2020 yılına kadar Türkiye’de bugünkü kurulu santrallara en az 42400 MW ve ençok  58700 MW daha ekleme yapılacak. Bu eklemenin alt ve üst sınırı ne olursa olsun, yeni kapasitenin 15732 MW’lık  bölümünü yeni doğalgaz santralları, 3019 MW’lık bölümünü rüzgâr santralları oluşturacak. Biz RESSİAD olarak, rüzgâr santrallarının  payının 10 bin MW’ın üzerine 12000 MW’a çıkarılabileceğini savunuyoruz, çıkmalı da!
 
Yalnız doğalgazın MW’ı ile rüzgârın MW’ı eşdeğer değil. 1 MW doğalgaz santralından yılda 7,5 milyon kWh elektrik üretebilirsiniz, ama 1 MW rüzgâr santralı ile üretebileceğiniz elektrik bunun üçte biri yani 2.5 milyon kWh olur. İş miktarla da bitmiyor. Doğalgaz santralı baz yük santralıdır, yani temel yükü karşılar. Hidroelektrik santral baz yük için çalıştırılırsa da, aslında puant yük santralıdır. Yani gün içinde talebin en yüksek olduğu saatlerde devreye sokulur ve puant yükün karşılanmasını garanti eder. Rüzgâr santralı ise, ne baz yük ve ne de puant yük santralıdır. Diğer santrallarla desteklenerek toplam talebin karşılanmasına katkı yapar. Biz bu katkının ve ona bağlı desteğin artmasını istiyoruz, bu desteği verebilecek olan hidroelektrik santrallar ve bir ölçüde de sırasında sıcak yedek olarak tutulan doğalgaz santrallarıdır.
 
Şimdi bütün bunlara değinmeden, doğalgaza rüzgârı rakip göstermek, bilgisizlikten öte geçmiyor, çevre dostu yeşil enerji ve yerel kaynak olan  rüzgârın önemini de ortaya koymuyor. Gereksiz bir tartışma başlatıyor! Evet, doğalgaz da kömüre ve petrole göre daha temiz ve çevreci diyenler var, ama az da olsa doğalgazın sera gazı karbondioksit emisyonu varken, üstelik atmosferin ozon tabakasının düşmanı azotoksit emisyonuna da yüksek alev sıcaklığı ile neden olurken, bu tür emisyonları olmayan rüzgârın yeri elbette bir başka.

RESSİAD kaynak savaşı, farklı kaynakların yatırımcıları arasında çekişme istemiyor. RESSİAD’ın isteği, optimal kaynak kullanımı ile uzlaşı sağlanmış, gerginliklerden arındırılmış, haksız subvansiyonlar içermeyen, şeffaf ve rekabetçi piyasa için üretim yapacak  yatırım ortamı!

 

Merkez
Kuleli Sokak No:87 Daire:2, 06700 G.O.P./ANKARA

Tel: +(90) 312 436 95 98 - Faks: +(90) 312 436 95 98

Elektronik posta: ressiad@ressiad.org.tr