Yönetim Mevzuat Tüzük İletişim   16.01.2018

AK Enerji
AKÖZ Grubu
BAYINDIR Holding
BEREKET ENERJİ
BİLGİN ENERJİ YATIRIM HOLDİNG
BOREAS ENERJİ
Borusan EnBW Enerji Yatırımları ve Üretim A.Ş.
ÇALDERE
ÇİMTAŞ ÇELİK İMALAT MONTAJ ve TESİS A.Ş.
Das Mühendislik ve Enerji Yatırımları A.Ş.
ENİMEKS
Epuron GmbH
ERKO Şirketler Grubu
GALKON
GÜNGÖR ELEKTRİK
GÜRİŞ İnşaat ve Mühendislik A.Ş.
HAREKET Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği A.Ş.
HEXAGON Danışmanlık ve Ticaret A.Ş.
HİDRO DİZAYN
KARESİ ENERJİ A.Ş.
LNG Process A.Ş.
MASTER DANIŞMANLIK MÜMESSİLLİK VE TİCARET  A.Ş.
OZG Enerji İnşat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş.
PERFECT WIND
RES ANATOLIA
SANKO ENERJİ
SOYAK Holding
TÜRKERLER İnşaat
USLUEL A.Ş.
Vestas Türkiye
YENİGÜN İnşaat
YILDIRIM GRUP
ZORLU Holding
© 2005 RESSİAD
 
Etkinlikler
RESSiAD Yönetiminin ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURULU (EPDK) Başkanı Sayın Yusuf GÜNAY'ı Ziyareti 22.12.2005
RESSİAD Yönetiminin
ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURULU (EPDK) Başkanı Sayın Yusuf GÜNAY’ı Ziyareti

20 Aralık 2004

 
RESSİAD Yönetimi adına, Prof. Dr. Mustafa Özcan Ültanır Başkanlığında, Genel Sekreter Ü. Tolga Bilgin, Yönetim Kurulu Üyesi Reşat Köymen, Denetim Kurulu üyeleri Yaşar Karagöz ve Levent Erdemir, RESSİAD üyelerinden Vehbi Bilgin ile Ahad Berkin’den oluşan RESSİAD heyeti, 20 Aralık 2004 Pazartesi saat 11.00’de EPDK Başkanı Sayın Yusuf Günay’ı makamında ziyaret ederek, yenilenebilir enerjilerle ilgili konular üzerinde görüş alışverişinde bulunmuştur. Bu toplantıya EPDK Elektrik Piyasası Düzenleme, İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanı Sayın Murat Erenel de katılmıştır.
 
 
Soldan sağa: L. Erdemir, R. Köymen, M. Ö. Ültanır, EPDK Başkanı Yusuf Günay,
T. Bilgin, A. Berkin, Y. Karagöz, V. Bilgin
 
 
Toplantının başında RESSİAD Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özcan Ültanır, RESSİAD’ın görüş ve taleplerini içeren yazılı bir metin sunarak, metin üzerinde açıklamalarda bulunmuştur. EPDK Başkanı Sayın Yusuf Günay’a sunulan metin aşağıda yer almaktadır:
 
Sayın Başkan
 
20.12.2004 Pazartesi günü RESSİAD Yönetimi adına gerçekleştirdiğimiz bu ziyaretimizde, önce RESSİAD’ın ilkelerine ilişkin olarak şu hususları saygıyla bilgilerinize arz etmek isteriz:
 
·        RESSİAD, rekabetçi enerji piyasası koşullarında çalışmayı amaçlayan firmaların ortak platformu olduğu için, yap-işlet-devret santrallarının yanında yer almadığı gibi, rüzgar ve hidrolikten üretilecek yeşil elektrik için de piyasa fiyatının üzerinde bir fiyat ayrıcalığının savunuculuğunu yapmamaktadır. Ancak, yenilenebilir enerji kaynakları arasında, bugünkü teknolojik, ekonomik ve ülkemizin potansiyel koşullarında en önemli iki kaynak olan rüzgâr ve sudan elde olunacak elektrik için, diğer birincil kaynaklarla rekabet edebilecek kendine özgü bir piyasa kulvarının gerekliliğine inanmaktadır.
 
·        Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk edilmiş olan, 14 Temmuz 2004 tarihinde Sayın Başbakan Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bakanı Sayın Ali Babacan’ın istemleri doğrultusunda Meclis Genel Kurul gündeminden çekilmiş bulunan, “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı”nın yeniden düzenlenilmesi gerektiği inancındayız.
 
Bu ziyaretimizde üzerinde durmak istediğimiz üç konu bulunuyor. Bunlar:
 
1.     Halen Meclis Komisyonu’na geri çekilmiş olan, ancak müzakere tarihi aldığımız AB’nin Ekim 2004 tarihli İlerleme Raporu’nda da kaydedildiği biçimde çıkarılması gereken Yenilenebilir Enerji Kaynakları Kanunu,
 
2.     Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nde yapılmasını gerekli görerek talep ettiğimiz yenilenebilir enerji tanımında düzeltme,
 
3.     Yenilenebilir enerji üretiminin teşviki için birinci sırada öncelikli konu olarak gördüğümüz Yeşil Sertifika uygulamasına geçilmesi, AB kapsamında sertifikasyon ticaretine ve yeşil elektrik ihracına imkân tanınması,
 
Yenilenebilir Enerjiler Kanunu, AB’nin istekleri doğrultusunda belki de elektrik ve ısı uygulamalarını kapsar biçimde geliştirilmeye kalkışılabilir. Ancak, elektrik üretimi ile ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu dışında, ısıl uygulamalar nedeniyle Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı ile belediyelerin ortak olabileceği konu boyutuna sokulması olayın gelişimini geciktireceği gibi çıkmaza da sürükleyebilir. Bu nedenle dün olduğu gibi, çıkarılacak yasa önce elektrik üretimi için çıkarılmalı, ısıl uygulamaların da mutlaka yasa kapsamına sokulması gerekiyorsa o uygulamalar ayrı bir yasa kapsamında ele alınmalıdır.
 
1. Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı, bizce geliştirilmeye ve değiştirilmeye muhtaç bir tasarıdır. Şöyle ki:
 
             I.      Tasarıda, “Uygulama Esasları” başlığı altında toplanan Madde 6’da yer alan yenilenebilir kaynaktan üretilecek elektriğe farklı fiyat uygulamasını ülke çıkarları açısından yararlı görmemekte, hatta sakıncalı bulmaktayız. Yakın gelecekte Hazine’ye yük getirmesi endişesini de taşımaktayız. Bunun yerine, yenilenebilir kaynakların desteklenmesi için fiyat dışında kalan başka mekanizmaların devreye sokulması gerektiğine inanıyoruz. Bunlar da yatırım maliyetini düşürecek önlemler olmalıdır. Dolayısıyla biz, Komisyonda son şekli verilmiş 6. maddenin tasarıdan tamamen çıkarılmasını ve bunun yerine yeni bir düzenleme yapılmasını talep ediyoruz. Bu düzenleme de geniş kapsamlı yeni bir çalışma gerektirmektedir. Böyle bir çalışmayı yapmaya karar verilmesi durumunda, RESSİAD olarak her türlü katkıyı yapmaya hazırız.
 
           II.      Arazi ihtiyacına ilişkin uygulamalar başlığı altında toplanan 8. maddenin sonuna şu eklemenin yapılmasını mutlaka gerekli görüyoruz: “Arazi üzerine inşa ve montajı yapılan tesislerin çıplak mülkiyeti lisans sahibi firmaya aittir ve firma, EPDK’dan alacağı yeni izin ve lisanslara uygun olarak, lisans süresi içinde veya sonunda, bu tesisleri sökerek başka bir yere nakledebilir. Lisans süresinin uzatılması veya tesise yeniden lisans verilmesi halinde, araziye ait kira bedeli, aynı esaslara uygun olarak, 99 yıla kadar uzatılır.”
 
        III.      Tasarıda  Ek Madde 1 olarak yer alan DSİ tarafından inşa edilen hidroelektrik santralların EÜAŞ’a nakline ilişkin düzenleme bu tasarıdan tamamen çıkarılarak, DSİ yasası içinde yapılacak düzenlemeye bırakılmalıdır kanaatindeyiz.
 
        IV.      Tasarıda 13. madde olarak yer alan, rezervuarlı hidroelektrik santralların kamulaştırma bedellerine ilişkin düzenleme, bugün için inşaatı süren bir yap-işlet-devret projesi için getirilmiş özel düzenleme niteliğinde olup bu düzenlemenin serbest piyasayı amaç edinen bir kanun içinde yer almasını hiçbir bakımdan uygun bulmuyoruz. Bir yandan yap-işlet-devret projelerinden şikayetçi olan Bakanlığımızın bir yandan da geçmişten gelen böyle bir projeye ayrıcalık tanımak istemesini anlaşılır bir durum olarak görmüyoruz. Dolayısıyla, tasarıda yap-işlet-devret projelerine ilişkin diğer düzenlemeler de bu tasarıdan ayıklanmalı, ilgili kanunlarında yapılacak değişikliğe bırakılmalıdır düşüncesindeyiz.
 
          V.      Tasarıda Yeşil sertifika uygulaması ve uluslararası boyutta bir sertifika ticaretine ilişkin bir düzenleme olmayışı büyük eksiklik olarak görülmektedir. Bu eksikliğin mutlaka giderilmesi gerektiği inancındayız. Burada  Yeşil Sertifika’ya ilişkin görüşlerimizi ayrıca  açıklayacağız.
 
2. Yenilenebilir Enerji Tanımı
 
Türkiye’nin AB ile müzakerelere başlama tarihi aldığı bu dönemde yapılacak bir yasal düzenlemenin AB müktesebatı ile tam uyum içinde olması zorunluluktur. Bilindiği gibi, Avrupa Konseyi ve Parlamentosu’nun 27 Eylül 2001 tarihli ve 2001/77/EC sayılı AB  Direktifi’nde yenilenebilir enerji kaynakları;
 
  1. “Yenilenebilir enerji kaynakları” yenilenebilir fosil kaynaklı olmayan enerji kaynakları (rüzgar, güneş, jeotermal, dalga, gel-git, hidrolik, biyokütle, katı atık gazı, lağım gaz santralleri ve biyogaz),
  2. “Biyokütle” tarımsal (bitkisel ve hayvansal atıklar)atık ve kalıntılardan, orman ve ilgili sanayilerden üretim,
  3. “Yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi” sadece yenilenebilir enerji kaynağı kullanarak çalışan santrallerden üretilen elektrik
 
biçiminde tanımlanmıştır.
 
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı kapsamında da; yenilenebilir enerji kaynakları, “Hidrolik, rüzgar, güneş, jeotermal, biyokütle, dalga, akıntı enerjisi ve gel-git gibi fosil olmayan enerji kaynakları” biçiminde tanımlanmış, kanunlaşacak tasarı kapsamındaki yenilenebilir enerji kaynakları da, “Rüzgar, güneş, jeotermal, biyokütle ile kanal veya nehir tipi ve rezervuar alanı on beş kilometre karenin altında olan hidroelektrik üretim tesisleri kurulmasına uygun elektrik enerjisi üretim kaynakları” biçiminde tasarının 3/11 maddesinde yer almıştır.
 
Kanımızca, birbirine eşdeğer düzeyde olan yukarıdaki tanımlara uygun olarak,” Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Dayalı Üretim Tesisleri, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin ‘Tanımlar ve Kısaltmalar’ başlıklı 4. Maddesinin 55. Fıkrası”nda değişiklik yapılmasını talep etmekteyiz.
 
Söz konusu Yönetmelik hükmü, “Rüzgar, güneş, jeotermal, dalga, gel-git, biyokütle, biyogaz, hidrojen enerjisine dayalı üretim tesisleri ve kurulu gücü 50 megavat (MW) ve altında olan kanal veya nehir tipi hidroelektrik üretim tesisleri ile rezervuar hacmi yüz milyon metre küpün veya rezervuar alanı on beş kilometre karenin altında olan hidroelektrik üretim tesisleri”  biçiminde tanım getirmişti. Bir başka deyişle, diğer üretim tesislerinin aksine “yenilenebilir” olarak kabul edilecek hidroelektrik üretim tesislerine kurulu güç ve rezervuar alanı/hacmi sınırlaması getirilmişti. Oysa, hidroelektrik üretim tesisleri, gerek Avrupa Birliği mevzuatı, gerekse dünyada kabul gören uygulamalar doğrultusunda kurulu güçleri, rezervuar hacimleri/alanları yada diğer karakteristiklerine bağlı olmaksızın tümüyle ‘yenilenebilir enerji kaynakları’ olarak kabul edilmektedir.
 
Bu kapsamda, Lisans Yönetmeliği’ndeki “yenilenebilir” tanımında hidroelektrik tesisleri için belirtilen sınırlamaların kaldırılarak, bu fıkra içeriğinin TBMM gündemindeki “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı”nda (Madde: 3, Fıkra:11) olduğu gibi, tüm hidroelektrik üretim tesislerini kapsayacak şekilde değiştirilmesi, mevzuatımızdaki uyumsuzluğun giderilmesi ve yatırımcıların teşvik edilmesi açılarından faydalı olacaktır. Ayrıca, bilimsel bakımdan da yenilenebilir enerji kaynağı olarak kabul edilmeyen ve birincil enerji kaynağı da olmayan hidrojen yakıtının bu yönetmelik hükmünden çıkartılması gerektiğini de bilgilerinize arz ederiz.
 
3. Yeşil Sertifika Uygulaması
Kyoto Protokolü ve İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında yenilenebilir enerji üretimine sağlanacak teşviklerin en önemli uygulama yöntemi Yeşil Enerji Sertifikası ve bu sertifikaların ticareti olacaktır.
Sertifikasyon uygulamasının ülkemizde kurulması ve işletilmesi için yapılması gereken hazırlıklar Enerji Bakanlığı, Orman ve Çevre Bakanlığı ile EPDK’nın koordinasyonu ile yürütülmeli ve bu süreç ile ilgili yol haritası şeffaf olarak yenilenebilir enerji üreticileri ile paylaşılmalıdır. Bu çalışmada sivil toplum kuruluşlarının yer alması AB ilkeleri gereğidir. RESSİAD olarak bunun için her türlü katkıyı vermeye hazır olduğumuzu belirtmek isteriz. RESSİAD bu talebini Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çevre ve Orman Bakanlığı’na da iletmiş bulunmaktadır.
Sertifikasyon uygulamasından faydalanabilecek yenilenebilir enerji üretim tesislerinin yatırımları ortalama olarak 24 ay süre gerektirmektedir.  Türkiye’nin UCTE’ye üyeliğinin 2006 yılı ortasında gerçekleşeceği göz önünde bulundurularak, sertifikasyon konusunda şeffaf ve süratli bir yol haritası belirlenir ise, bu tarihte tesislerini işletmeye açtığında Yeşil Sertifika ticaretinden faydalanabileceğini gören yatırımcılar teşvik edilmiş olacaktır. Bu hususta EPDK’dan yatırımcıları aydınlatacak açıklamalar beklemekteyiz.
Yeşil Sertifika ticareti sayesinde, yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektrik enerjisi için yatırımcılarımızın faydalanacağı destek, AB ülkelerindeki alıcılar tarafından karşılanacak ve yenilenebilir enerji üretimi için 3 ¢/kWh mertebelerinde talep edilen fiyat desteğinin yükü T.C. Hazinesi’nin ve daha doğrusu Türk halkının üzerinden kalkacak, Avrupa Birliği ile paylaşılmış olacaktır.
Oluşturulacak Sertifikasyon Merkezi, EPDK’nın içinde veya dışında düşünülebilir. Ancak, bu merkezin kendisine özgü bir Yönetici Kurulu’nun olması da zorunluluk olarak görülmektedir. Bu Kurul bürokratik bir yapıda olmamalı, EPDK temsilcileri ile sektörün güçlü sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin yer alacağı bir model düşünülmelidir.
 
Yukarıda sıraladığımız görüşlerimize ve taleplerimize ilişkin olarak göstereceğiniz ilgiye teşekkür eder, saygılarımızı sunarız.
 
 
RESSİAD Heyetinin EPDK görüşmesinden bir an: Soldan sağa: D. Başkanı M. Erenel, Y. Karagöz, V. Bilgin, 
EPDK Başkanı Y. Günay, M.Ö. Ültanır, T. Bilgin, R. Köymen
 
 
Bu genel sunuş sırasında, konulara bağlı olarak karşılıklı görüş alışverişinde bulunulmuştur. RESSİAD’ın Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı ile ilgili görüşlerinin, EPDK görüşü ile paralellik taşıdığı Sayın Yusuf Günay tarafından vurgulanmıştır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının kendine özgü serbest piyasa koşullarında rekabet ortamında değerlendirilmesinin en tutarlı yol olduğu, bu kaynakların gelişiminin teşvik edilmesi için yeşil sertifika uygulaması başta olmak üzere diğer mekanizmaların harekete geçirilmesinin yerinde olacağı konusunda mutabakata varılmıştır.
 
Yenilenebilir kaynak tanımı kapsamında, EPDK’nın Lisans  Yönetmeliği’nde yer alan kanal veya nehir tipi hidroelektrik santrallar için öngörülen 50 MW sınırının kaldırılması konusunda görüş birliği oluşmuştur. Kısa zamanda bu düzeltmenin yapılmasını Sayın Günay’dan beklemekteyiz.
 
Yeşil Sertifika uygulaması konusunda ise Avrupa’daki çalışmalar tartışılmış, bu kapsamda EPDK’nın içinde yer aldığı ve AB kapsamında yürütülen Güneydoğu Avrupa Enerji (Gaz + Elektrik) Topluluğu oluşturma çalışmaları içerisinde bu konunun yer aldığı belirtilmiştir Yeşil Sertifika Uygulaması, Sertifikasyon Merkezi oluşumu ve Sertifika Ticareti için görüşlerin ortaya çıkarılması ve bir metin hazırlanması için EPDK ile ortak çalışma yapılması da  kararlaştırılmıştır. UCTE bağlantısının gerçekleşeceği 2006 ortasından önce sertifikasyon sorunu çözümünün önemli olduğu vurgulanmıştır.
 
EPDK Başkanı Sayın Yusuf Günay ve Daire Başkanı Sayın Murat Erenel’e, bu görüşmede gösterdikleri olumlu ve samimi yaklaşımları, işbirliği tekliflerimizi kabul etmeleri nedeniyle RESSİAD adına bir kez daha teşekkürlerimizi sunuyoruz. Memnuniyetle ifade edelim ki, RESSİAD ile EPDK arasında tam bir anlayış ve örnek bir işbirliği ortamı oluşmuştur. AB müzakere süreci içinde sivil toplum kuruluşları ile resmi kuruluşların sıkı bir işbirliği içinde olmaları gerektiği bilinciyle, EPDK ile olumlu ve yapıcı ilişkilerimize çok önem verdiğimizi, daha ileri boyutlarda geliştirmeyi amaçladığımızı vurgulamak isteriz.
 

Merkez
Kuleli Sokak No:87 Daire:2, 06700 G.O.P./ANKARA

Tel: +(90) 312 436 95 98 - Faks: +(90) 312 436 95 98

Elektronik posta: ressiad@ressiad.org.tr