Yönetim Mevzuat Tüzük İletişim   22.11.2017

AK Enerji
AKÖZ Grubu
BAYINDIR Holding
BEREKET ENERJİ
BİLGİN ENERJİ YATIRIM HOLDİNG
BOREAS ENERJİ
Borusan EnBW Enerji Yatırımları ve Üretim A.Ş.
ÇALDERE
ÇİMTAŞ ÇELİK İMALAT MONTAJ ve TESİS A.Ş.
Das Mühendislik ve Enerji Yatırımları A.Ş.
ENİMEKS
Epuron GmbH
ERKO Şirketler Grubu
GALKON
GÜNGÖR ELEKTRİK
GÜRİŞ İnşaat ve Mühendislik A.Ş.
HAREKET Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği A.Ş.
HEXAGON Danışmanlık ve Ticaret A.Ş.
HİDRO DİZAYN
KARESİ ENERJİ A.Ş.
LNG Process A.Ş.
MASTER DANIŞMANLIK MÜMESSİLLİK VE TİCARET  A.Ş.
OZG Enerji İnşat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş.
PERFECT WIND
RES ANATOLIA
SANKO ENERJİ
SOYAK Holding
TÜRKERLER İnşaat
USLUEL A.Ş.
Vestas Türkiye
YENİGÜN İnşaat
YILDIRIM GRUP
ZORLU Holding
© 2005 RESSİAD
 
Etkinlikler
11 Mayıs 2006 tarihinde Hazine Müsteşarlığı'nda yapılan TOBB Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu toplantısında TOBB Enerji Sektörü Kurulu adına, Yönetim Kurulu Üyemiz H. Reşat KÖYMEN, Türkiye’nin Elektrik Üretim Stratejisi üzerinde bir konuşma yaptı 17.05.2006

Dört yıldır sürdürülmekte olan “Türkiye’de Yatırım Ortamını İyileştirme Reform Programı” kapsamında, önemli katkılar sağlayan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) Çalışma Grupları yeniden yapılandırılırken, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun önerisi ile Ocak 2006’da “Enerji” konusu da eklenmiş bulunuyor.

 

11 Mayıs 2006 tarihinde Hazine Müsteşarlığı’nda YOİKK toplantısı yapıldı. Toplantıda TOBB’un Enerji Sektörü Kurulu görüşü, RESSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve ERE Holding Başkanı H. Reşat Köymen tarafından sunuldu. Köymen bu konuşmasında, “Türkiye’nin Elektrik Üretim Stratejisi” üzerinde açıklamalarda bulundu.

Türkiye’de elektrik üretiminde kaynak paylarını açıklamakla konuşmasına başlayan Köymen, 2005 yılında 2004 yılına göre hidroelektrik üretimin düştüğünü, ithal yakıtla yapılan elektrik üretim payının da arttığını vurguladı. Köymen, elektrik üretiminin %82.4’ünün kamu kontrolünde olduğunu, reel sektörün üretim payının otoprodüktörler ve serbest üretim şirketleri ile %17.6’da kaldığını söyledi. Tüketimde sanayi payının %49.2, mesken ve ticarethanelerin payının %35.7 olduğunu belirtti. Elektrik arzının %82.4’ünü yapan TETAŞ’ın bu satışta enerjiyi TEDAŞ’a 8.27 Ykr/kWh, Kayseri Elektrik’e 8.18 Ykr/kWh, Trakya Elektrik’e 10.41 Ykr/kWh’den, Boğaziçi, Körfez, Meram, Bedaş’a 9.06-10.07 Ykr/kWh arasındaki fiyatlardan verdiğini, tek terimli tarifeye göre nihai tüketici olarak meskenlere 12.78 Ykr/kWh (9.60 cents), sanayi kuruluşlarına 11.98 Ykr/kWh (9.00 cents), elektrik hattına direkt bağlı sanayi kuruluşlarına 10.56 Ykr/kWh (7.94 cents) fiyattan satıldığını anlattı.

Uluslararası Enerji Ajansı 2005 istatistiklerine bağlı olarak  OECD ülkelerindeki sanayi ve mesken elektrik fiyatları ile Türkiye’deki fiyatları karşılaştıran Köymen, Konut/Sanayi fiyat oranının Türkiye’de 1.11 olduğunu, bundan küçük tek değerin Meksika’da 1.07 ile görüldüğünü, diğer tüm ülkelerde Türkiye’den büyük olduğunu  ve  3.21’e kadar yükseldiğini açıkladı. Daha sonra kentler ve dağıtım bölgeleri bazında kayıp-kaçak oranlarına değinen Köymen, sanayi kesimi müşterisi olan Boğaziçi bölgesindeki kayıp-kaçağın %19.3 oluşuna da dikkat çekti. OECD üyeleri içerisinde kayıp-kaçak oranıyla Türkiye’nin başı çektiğini vurgulayarak, daha ucuz ve kaliteli elektrik arzı için atılması gereken adımlar üzerinde durdu.
 
Atılması gereken adımları; 1) dağıtımın özelleştirilmesi, 2) fiyatların rasyonalizasyonu, 3) arz fazlası yaratılması ve yerli kaynaklara yatırım hedeflemesi olarak sıralayan  Köymen, dağıtımın özelleştirilmesini takiben fiyat rasyonalizasyonu ile meskenlere uygulanacak fiyatın 14.76 Ykr/kWh (11.10 cents) düzeyine çıkarılmasını, sanayi kuruluşlarına uygulanacak fiyatın ise 7.45 Ykr/kWh (5.60 cents) indirilmesinin, global rekabet koşullarını yakalamak açısından gerekli olduğunu anlattı. Arz fazlası yaratılması ve yerli kaynaklara yatırımların artırılması sonucu bu fiyatın meskenlerde 13.28 Ykr/kWh (9.98 cents), sanayi kuruluşlarında 6.33 Ykr/kWh (4.76 cents) olabileceğini de açıkladı.
 
Köymen, yerli kaynaklardan hidroelektrik potansiyelin önemini vurguladı ve TEİAŞ elektrik planlamasında hidroelektrik üretim payının 2020 yılına kadar giderek azaldığını, kullanılır hidroelektrik potansiyeli geliştirmede DSİ’nin yetersizliğini anlatarak, DSİ, EİE ve özel sektörce geliştirilen toplam 744 projenin kurulu gücünün 15529 MW, üretim kapasitesin 53.9 TWh olduğunu belirtti. Ancak, bu projelerden Su Kullanım Hakkı Anlaşması uyarınca 2190 MW’lık 84 projenin lisans aldığını,  3239 MW’lık 122 projenin de lisans değerlendirme aşamasında olduğunu belirtti.
 
Avrupa’ya yeşil elektrik ihracı üzerine de duran Köymen, Avrupa’da 200 TWh/yıl yeşil enerji açığı olduğunu, bunun 2020 yılında 300 TWh/yıl’a çıkacağını,  Türkiye’nin henüz geliştirmediği sadece hidroelektrik yeşil enerji kapasitesinin 150 TWh/yıl, bunun ekonomik değerinin de 9 milyar dolar/yıl olduğunu anlattı.
 
Türkiye’nin bakiye hidroelektrik potansiyeli olan 150 TWh/yıl’ın kullanılır duruma sokulması için 50 milyar dolar kaynak gerektiğini söyleyen Köymen, Türkiye’deki hidroelektrik potansiyelin değerlendirilerek Avrupa’ya yeşil elektrik ihracını önerdi. Bunun için UCTE üyeliğinin bir an önce gerçekleştirilmesini, AB bağlantısının kapasitesinin artırılmasını, Kyoto’nun imzalanmasını, Kyoto Protokolü mekanizmalarından yararlanılmasını istedi.
 
Köymen sonuç olarak, Türkiye’nin elektrik üretim stratejisinde birinci önceliğin dağıtım özelleştirmelerinin acilen gerçekleştirilmesi, mesken-ticarethane ve sanayi elektrik fiyatları arasındaki oranın, OECD ülkelerindeki oranlara uyarlanması, elektrik üretiminde yerli kaynaklara öncelik verilmesi, özellikle de hidroelektrik potansiyelin geliştirilmesi olduğunu söyledi. Türkiye’de hiçbir teşvik olmadan yapılabilecek ekonomik verimlilikte birçok hidroelektrik proje olduğunu vurgulayarak, hidroelektrik tesislere yatırım yapmayı arzu eden özel teşebbüsün önündeki idari ve bürokratik engellerin kaldırılmasının, yatırım için güven ortamı yaratılmasının gerektiğini anlattı.
 
Köymen konuşmasını, “BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin uygulanmasına ilişkin hazırlanacak “Ulusal Bildirim”de, Kyoto Protokolü mekanizmalarından yararlanabilmek ve bu yolla Türkiye’nin hidroelektrik kapasitesinin geliştirilmesine daha fazla dış kaynak ve dış finansman sağlamak en önemli hedeflerden biri olmalıdır. Bunun İçin Kyoto Protokolü’ne taraf olmak gerekecektir” diye tamamladı.
 
 

Merkez
Kuleli Sokak No:87 Daire:2, 06700 G.O.P./ANKARA

Tel: +(90) 312 436 95 98 - Faks: +(90) 312 436 95 98

Elektronik posta: ressiad@ressiad.org.tr