Yönetim Mevzuat Tüzük İletişim   20.01.2018

AK Enerji
AKÖZ Grubu
BAYINDIR Holding
BEREKET ENERJİ
BİLGİN ENERJİ YATIRIM HOLDİNG
BOREAS ENERJİ
Borusan EnBW Enerji Yatırımları ve Üretim A.Ş.
ÇALDERE
ÇİMTAŞ ÇELİK İMALAT MONTAJ ve TESİS A.Ş.
Das Mühendislik ve Enerji Yatırımları A.Ş.
ENİMEKS
Epuron GmbH
ERKO Şirketler Grubu
GALKON
GÜNGÖR ELEKTRİK
GÜRİŞ İnşaat ve Mühendislik A.Ş.
HAREKET Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği A.Ş.
HEXAGON Danışmanlık ve Ticaret A.Ş.
HİDRO DİZAYN
KARESİ ENERJİ A.Ş.
LNG Process A.Ş.
MASTER DANIŞMANLIK MÜMESSİLLİK VE TİCARET  A.Ş.
OZG Enerji İnşat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş.
PERFECT WIND
RES ANATOLIA
SANKO ENERJİ
SOYAK Holding
TÜRKERLER İnşaat
USLUEL A.Ş.
Vestas Türkiye
YENİGÜN İnşaat
YILDIRIM GRUP
ZORLU Holding
© 2005 RESSİAD
 
Duyurular
KAMUOYUNA DUYURU: Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun üzerinde RESSİAD görüşü 25.05.2005

Yönetim Kurulu'nun 18.05.2005 tarihli kararı uyarınca:

 

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının

Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun

üzerinde RESSİAD görüşü

 

 

 

10 Mayıs 2005 tarihinde TBMM’nin kabul ettiği ve 18 Mayıs 2005 tarihli 25819 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 5346 sayılı Kanunun, sektörümüze ve ülkemize hayırlı olmasını diliyoruz. kanun, sektörümüzün önünü açacak bir ön adımdır. Yenilenebilir enerjilerden elektrik üreten “Yeşil Elektrik Üretim Sektörü”müz bu kanunla elbette yeni bir gelişme gösterecektir. Bu gelişim için kanunun iyi niyetli uygulamasının önemli olduğu kanısındayız. Kanunun ifadelerinin, gerekçesinde öngörülen biçimde, amacına uygun olarak, sektörümüzün gelişimi doğrultusunda lehte anlaşılması ve uygulanmasını, dolayısıyla ikincil mevzuatının bu inançla hazırlanmasını bekliyoruz. Uygulama sürecinde zaman içinde ortaya çıkabilecek eksiklik ve/veya aksaklıkların kanunda yapılacak değişikliklerle giderileceğinden eminiz.

 

Kanun yenilenebilir kaynakların ekonomiye kazandırılması, enerji güvenliği açısından da önemli bir kriter olan kaynak çeşitliliğinin yerli birincil kaynaklarla sağlanması, çevre korumasına katkı yapılması açılarından genel hatları itibariyle olumludur. Bu Kanunla yenilenebilir enerji kaynaklarına, bilimsel boyutuna ve Türkiye’nin makro ekonomik çıkarlarına, gerçeklerine uygun bir tanımlama ve sınıflandırma getirilmiştir. Kaynakların kullanımı için gerekli alanların korunmaya alınmış olması enerji üretimimiz açısından güvence oluşturmaktadır.

 

Kanunla “YEK Belgesi” uygulaması getirilmiş bulunmaktadır. Bundan böyle, yeşil elektrik üreticisine EPDK tarafından üretimde kullanılan kaynak türünü gösteren, “Yenilenebilir Enerji Kaynak Belgesi” verilecektir. Bu belge mekanizması, Uluslararası Yeşil Elektrik Sertifikası uygulamasına geçiş açısından olumlu olduğu kadar, iç ve dış piyasada enerji satışı açısından da önemlidir. Türkiye’de yakın gelecekte, mutlaka iklim değişikliği ile ilgili uluslararası anlaşmalar ve imzalanması gereken Kyoto Protokolü kapsamında gündeme gelmesi kaçınılmaz olan Yeşil Elektrik Sertifikası ile YEK Belgesi arasında kurulması gereken bağın, EPDK tarafından hazırlanacak yönetmelikte yer alması gerektiği inancındayız.

 

Yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimine temel olacak kanundaki uygulama esasları olumlu önlemlerdir. RESSİAD, yeşil elektrik için fiyat ayrımı savunuculuğu yapmamış ve subvansiyonlu fiyat peşinde koşmamıştır. Davranışımıza uygun anlayışımızla, Kanunda öngörülen Türkiye ortalama elektrik toptan satış fiyatının yüzde 20 oranında artırılabilecek olmasını, üreticilere devletin verdiği bir destek ve jest olarak yorumlamaktayız. Ancak, bu uygulama sektörün önünün sınırlı açılması biçimine dönüştürülmemelidir. Bu bağlamda, Bakanlıkça her yıl hazırlanacak projeksiyonların enerji üretim kotasına dönüşmemesi gerekmektedir. Türkiye’de yeşil elektrik üretiminin önü kotasız uygulamalarla açılmalıdır.

 

Türkiye yakın zamanda Avrupa ile enterkonnekte sistemde UCTE bağlantısını tamamlayacağından, üretilecek elektriğin, uluslararası geçerlilik kazandırılabilecek YEK Belgesi ile kaynağı da belli olacağından, Kyoto Anlaşması gereğince yeşil elektrik açığı olan Avrupa’ya ihracı olanaklıdır. Bu nedenle, sadece Türkiye iç piyasa koşullarına ilişkin endişelerle kotasyonlara gidilmeksizin, yeşil elektriğin Avrupa’ya ihracının gereği olarak, limitsiz üretiminin önü açılmalıdır. Bu konuda arz-talebe göre oluşacak piyasa mekanizmasının getireceği doğal sınır dışında, planlama sınırı düşünülmemelidir. 2011 yılı sonuna kadar sürecek destekli dönem de dahil olmak üzere, iç piyasa için de bir üretim sınırına gerek yoktur, çünkü Kanunun yeşil elektrik için açtığı iç pazarda talebi aşkın arzın bulunması söz konusu olamayacaktır.

 

Arazi ihtiyacına ilişkin uygulamaların düzenlenmesi kapsamında, orman arazilerinde kurulacak santrallar için ORKÖY ve Ağaçlandırma Özel Ödenek Gelirleri alınmaz denilerek, Ağaçlandırma Fonu ve Ağaçlandırma Bedelinin alınmayacağı ifade edilmiş olmaktadır ki, bu olumlu bir gelişmedir. Dolayısıyla, geriye bir defaya mahsus alınan toprak bedeli, teminat ve yıllık arazi tahsis bedeli kalmaktadır ve bunlara da yüzde 50 indirim uygulanacağı Kanunda ifade edilmiştir. Ormanlık alanda kurulacak santrallar için bunlar olumlu birer gelişme olmakla birlikte, RESSİAD tarafından gündeme getirilen, lisans süresi sonundaki mülkiyet sorunu hâlâ varlığını korumaktadır. Orman arazilerinde kurulacak santralların mülkiyet sorunu Orman Kanunu’ndan kaynaklanmaktadır.

 

6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 17. maddesine göre, kamu yararı içeren faaliyetler için 49 yıla kadar bedeli karşılığında izin verilebilmekte, ancak izin süresinin sonunda tüm bina ve tesislerin bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğü’nün tasarrufuna geçmesi hüküm altına alınmış bulunmaktadır. Bundan sonrası için yapılan düzenleme ise, izin şartlarına uygun faaliyet gösterenlerin izin sürelerinin, tesislerin rayiç değerlerine göre belirlenecek yıllık bedeli karşılığı, yani kira ile 99 yıla kadar uzatılabileceği, bu sürenin sonunda devredileceği şeklindedir.

 

Bu  hüküm var olduğu sürece, ister otoprodüktör ve isterse üretim şirketi santralı olsun, orman sayılan alanlarında kurulan santralların statüleri zımnen yap-işlet-devret benzeri bir yapıya dönüşmektedir. Üstelik 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun amacına ters olarak, kamuyu elektrik santralı sahibi duruma getirecek bu düzenleme, bugünkü koşullar açısından yanlış bir düzenlemedir. Bu yanlışlığın en kısa zamanda düzeltilmesi, bunun için enerji piyasası ile ilgili olarak gündemde bulunan, “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı” fırsatından yararlanılması uygun olacaktır. Arazi üzerine inşa ve montajı yapılan tesislerin mülkiyeti lisans sahibi firmaya ait olmalıdır, firma bu tesisleri üzerinde istediği tasarrufta bulunabilmelidir.

 

Bu tür görünen eksikliklerine karşın, Kanun’un çıkmış olması sevindiricidir, Kanun devrim niteliğinde değildir, ama reform sayılabilecek ileri bir adımdır. Bu nedenle, bundan böyle her yıl 10 Mayıs tarihinin “Yenilenebilir Enerjiler Günü” olarak kutlanmasını ve takvimlerde bu anlamda yer almasını öneriyoruz, diliyoruz.

 

4653 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun ile ilgili yukarıdaki görüşlerimizi, başta üyelerimiz ve sayın ilgililer olmak üzere, tüm kamuoyuna saygıyla arz ediyoruz.

 

RESSİAD Yönetim Kurulu

 

Merkez
Kuleli Sokak No:87 Daire:2, 06700 G.O.P./ANKARA

Tel: +(90) 312 436 95 98 - Faks: +(90) 312 436 95 98

Elektronik posta: ressiad@ressiad.org.tr