Yönetim Mevzuat Tüzük İletişim   20.01.2018

AK Enerji
AKÖZ Grubu
BAYINDIR Holding
BEREKET ENERJİ
BİLGİN ENERJİ YATIRIM HOLDİNG
BOREAS ENERJİ
Borusan EnBW Enerji Yatırımları ve Üretim A.Ş.
ÇALDERE
ÇİMTAŞ ÇELİK İMALAT MONTAJ ve TESİS A.Ş.
Das Mühendislik ve Enerji Yatırımları A.Ş.
ENİMEKS
Epuron GmbH
ERKO Şirketler Grubu
GALKON
GÜNGÖR ELEKTRİK
GÜRİŞ İnşaat ve Mühendislik A.Ş.
HAREKET Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği A.Ş.
HEXAGON Danışmanlık ve Ticaret A.Ş.
HİDRO DİZAYN
KARESİ ENERJİ A.Ş.
LNG Process A.Ş.
MASTER DANIŞMANLIK MÜMESSİLLİK VE TİCARET  A.Ş.
OZG Enerji İnşat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş.
PERFECT WIND
RES ANATOLIA
SANKO ENERJİ
SOYAK Holding
TÜRKERLER İnşaat
USLUEL A.Ş.
Vestas Türkiye
YENİGÜN İnşaat
YILDIRIM GRUP
ZORLU Holding
© 2005 RESSİAD
 
Duyurular
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı Üzerinde RESSİAD Görüşü 17.03.2005
14 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu gündeminden çekilen “Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı” üzerinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, Hazine Müsteşarlığı arasında ortaya çıkan görüş ayrılıkları, tasarının genel yapısıyla Bakanlar Kurulu’nda yeniden ele alınması, ilgili kuruluşlar arasında görüş ayrılıklarının giderilmesi, ilgili bakanların uzlaşmaya varması sonucu şimdi tekrar TBMM gündemine alınmayı beklemektedir.
 
RESSİAD bu tasarı üzerindeki görüşlerini başta Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere ilgili tüm bakanlara ve kuruluşlara önceden sunmuş bulunmaktadır. Son olarak 17 Mart 2005 tarihinde RESSİAD Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özcan Ültanır tarafından görüşlerimiz bir kez daha Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müstearı Sayın Doç. Dr. Sami Demirbilek’e aşağıdaki biçimde yazılı olarak sunulmuştur. Bu konuda üst düzey temaslarımız sürmektedir. Üyelerimize ve enerji kamuoyuna görüşlerimizi bir kez daha topluca açıklıyoruz.
 
“Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı” Hakkındaki görüşlerimiz:
 
1) Tasarıda, “Uygulama Esasları” başlığı altında toplanan Madde 6’da yer alan yenilenebilir kaynaktan üretilecek elektriğe farklı fiyat uygulamasını ülke çıkarları açısından yararlı görmemekte, hatta sakıncalı bulmaktayız. Yakın gelecekte Hazine’ye yük getirmesi endişesini de taşımaktayız. Bunun yerine, yatırım maliyetini düşürecek önlemler alınmalıdır. Dolayısıyla biz, Komisyonda son şekli verilmiş 6. maddenin tasarıdan tamamen çıkarılmasını ve bunun yerine aşağıda açıkladığımız yeni bir düzenleme yapılmasını talep ediyoruz. Ayrıcalıklı bir fiyat subvansiyonu uygulanması koşulunda, yenilenebilir kaynaklardan üretilecek elektrik için, şu anda Komisyon’daki tasarıdan çıkarılmış olsa da, ikincil mevzuatla kota getirilmesi kaçınılmaz olacaktır. Bu kotanın firmalara dağıtılması ise, ister istemez yeni sorunlar oluşturacağı gibi, yenilenebilir enerji yatırımlarını da sınırlayacaktır.
 
Bugün BOT sorununda yaşanan fiyat pazarlığına dayalı soruna benzer sorunları, subvansiyonlu fiyat-kota ile ilgili sorunları, gelecekte yenilenebilir enerji yatırımcıları olarak kendi santrallarımızda yaşamak istemiyoruz. Bu nedenle, gönülden serbest piyasa koşullarına bağlıyız, gereksiz ayrıcalıklara karşıyız.
 
2) Yenilenebilir kaynaklara dayalı enerji üretim tesisleri (hidroelektrik, rüzgar, vb.) ağırlıklı olarak orman alanları içerisinde yer almaktadır. Bu tesislerin kurulabilmesi için söz konusu orman alanlarının kullanılabilmesine dair izin alınması gerekmektedir. Yürürlükte olan orman mevzuatı (Orman Kanunu ve ilgili yönetmelikler), bu izinlerin verilmesi için çok ağır ve yatırımcıları caydırıcı şartlar içermektedir.
 
Orman alanlarının bedeli mukabili izin ile kullanılabilmesine dair hususlar 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 17. Maddesi’nin, 17.06.2004 tarih ve 5192 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan son haline göre, kamu yararı içeren faaliyetler için 49 yıl’a kadar süreyle bedeli karşılığında izin verilebilir. İzin süresinin sonunda tüm bina ve tesisler bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğü’nün tasarrufuna geçer. İzin şartlarına uygun faaliyet gösterenlerin izin süreleri, tesislerin rayiç değerine göre belirlenecek yıllık bedel ile 99 yıl’a kadar uzatılabilir.  Bu durumda tüm bina ve tesisler bu sürenin sonunda devredilir.
 
Şu anda yürürlükteki mevzuata göre; izin verilmesi halinde tahsil edilecek bedeller şöyledir:
 
  1. 05.04.1995 tarih ve 22249 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Arazilerinin Tahsisi Hakkında Yönetmelik (Sekizinci Bölüm, Madde: 52, 53, 54, 57).
  1. 24.03.2002 tarih ve 24705 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Köylüleri Kalkınma Hizmetlerine İlişkin Esas ve Usuller (Madde: 5/b).
    3.   24.03.2002 tarih ve 24705 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Bakanlığı Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Hizmetlerine İlişkin Esas ve Usuller (Madde: 4/f).
 
Bu kapsamda tahsil edilen bedeller ve oranları/tutarları aşağıdaki tabloda yer almaktadır:
 
Mevzuat
Bedel
Tutarı (2004 yılı)
Tahsilat
i
Ağaçlandırma Bedeli
347,500 TL/m2
bir defa
i
Toprak Bedeli
55,000 TL/m2
bir defa
i
Arazi Tahsis Bedeli
Proje Bedeli’nin %0.5’i
yıllık
ii
ORKÖY Fonu
Proje Bedeli’nin %3’ü
bir defa
iii
Ağaçlandırma Fonu
Proje Bedeli’nin %2’si
bir defa
i
Teminat
Bakanlık belirliyor (2.5 Milyar TL)
bir defa
 
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı’nın Komisyondan geçen, “Arazi ihtiyacına ilişkin uygulamalar” başlığı altındaki 8. maddesi bu konuda şu düzenlemeyi öngörmüştür:
 
Madde 8- Orman ve Hazine’nin özel mülkiyetinde ya da Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan her türlü taşınmazın bu Kanun kapsamındaki yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretimi yapmak amacıyla kullanılması halinde, bu araziler için Çevre ve Orman Bakanlığı veya Maliye Bakanlığı tarafından bedeli karşılığında izin verilir, kiralama yapılır, irtifak hakkı tesis edilir veya kullanma izni verilir. Yatırım döneminde izin, kira, irtifak hakkı ve kullanma izin bedellerine yüzde elli indirim uygulanır. Orman arazilerinde ORKÖY ve Ağaçlandırma Özel Ödenek Gelirleri alınmaz.
 
Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı’nın, Orman ve Hazine’nin özel mülkiyetinde ya da Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan alanların kullanımına ilişkin 8. maddesi, bu konuda pek bir değişiklik önermiyor.
 
Komisyona gelen taslaktaki, “yatırım dönemi için kira dahil, herhangi bir ad altında bedel alınmaz” hükmü çıkarılmış bulunmaktadır. Bunun eklenmesi gerektiği gibi, alınacak oranların yeniden gözden geçirilerek azaltılması gerektiği inancındayız. Ayrıca, lisans süresi sonunda santral ve mütemmim cüzlerinin Orman İdaresine ya da herhangi bir başka makama kalmaması için söz konusu 8. maddeye şu hükmün de eklenmesini tasviplerinize arz ederiz:
 
“Maddeye eklenecek fıkra: “Arazi üzerine inşa ve montajı yapılan tesislerin çıplak mülkiyeti lisans sahibi firmaya aittir ve firma, EPDK’dan alacağı yeni izin ve lisanslara uygun olarak, lisans süresi içinde veya sonunda, bu tesisleri sökerek başka bir yere nakledebilir. Lisans süresinin uzatılması veya tesise yeniden lisans verilmesi halinde, araziye ait kira bedeli, aynı esaslara uygun olarak, 99 yıla kadar uzatılır.”
 
3) Yenilenebilir enerji yatırımlarının desteklenmesi ve özendirilmesi için Gelir Vergisi Kanunu’nda öngörülen “Yatırım İndirimi” kapsamı ve oranlarının özel biçimde  düzenlenmesi de düşünülmelidir. Bu kapsam, yatırım ve en az 10 yıllık üretim faaliyetlerini içermeli ve yatırım indirimi oranı yenilenebilir enerji yatırımları için yüzde 100 (iki kat) daha artırılmalıdır. Üretim süresince vergi muafiyetleri tanınmalıdır.
4) Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı’nda “Yeşil Sertifika” uygulaması ve uluslararası boyutta bir sertifika ticaretine ilişkin bir düzenleme olmayışını çok büyük eksiklik olarak görmekteyiz. Bu eksikliğin mutlaka giderilmesi gerektiği inancındayız. Kyoto Protokolü ve İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında yenilenebilir enerji üretimine sağlanacak teşviklerin en önemli uygulama yöntemi, Yeşil Enerji Sertifikası uygulaması ve bu sertifikaların ticareti olacaktır.
İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ni imzalayarak Kyoto Protokolünü zımnen kabul etmiş Türkiye’nin, AB sürecinde Kyoto Protokolü’nü de imzalaması kaçınılmaz olup uluslararası Yeşil Sertifika ticareti için bu imzanın bir an önce atılması gerekmektedir. Hükümetimizin bu konuda da cesaretle gerekeni yapacağından kuşkumuz yoktur.
Uluslararası nitelikte sertifikasyon uygulamasının ülkemizde oluşturulması ve işletilmesi amacıyla yapılması gereken hazırlıklar için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, EPDK’nın işbirliği ile yürütülecek bu süreçle ilgili yol haritası şeffaf olarak yenilenebilir enerji üreticileri ile paylaşılmalıdır. Bu çalışmada sivil toplum kuruluşlarının yer alması AB ilkeleri gereğidir. RESSİAD olarak bunun için her türlü katkıyı vermeye hazır olduğumuzu belirtmek isteriz.
Sertifikasyon uygulamasından faydalanabilecek yenilenebilir enerji üretim tesislerinin yatırımları ortalama olarak 24 ay süre gerektirmektedir.  Türkiye’nin Avrupa elektrik şebekesine (UCTE’ye) üyeliğinin 2006 yılı ortasında gerçekleşeceği göz önünde bulundurularak, sertifikasyon konusunda şeffaf ve süratli bir yol haritası belirlenirse, bu tarihte tesislerini işletmeye açtığında Yeşil Sertifika ticaretinden faydalanabileceğini gören yatırımcılar teşvik edilmiş olacaktır.
Yeşil Sertifika ticareti sayesinde, yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektrik enerjisi için yatırımcılarımızın faydalanacağı destek, AB ülkelerindeki alıcılar tarafından karşılanacak ve yenilenebilir enerji üretimi için verilmesi istenen ek centlerle, bizim katılmadığımız subvansiyonlu fiyat desteğinin yükü, T.C. Hazinesi’nin ve Türk halkının üzerinden kalkacak, AB ile paylaşılmış olacaktır.
 

5) Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı’nın bugünkü haliyle içinde yer alan, DSİ’ye ait santralların EÜAŞ’a devri, BOT’ye ilişkin düzenlemelerin de, kendi kanunlarında yapılacak değişikliklere bırakılarak, bu tasarıdan çıkarılmasını, yabancı yatırımcılara anlaşılır şekilde sunacağımız, yeşil enerjilere yeni bir beyaz sayfa açan, kapsamı adıyla uyumlu bir tasarının kanunlaşmasını diliyoruz. Tasarının geçici 4. maddesinde BOT santrallarının  sorununu çözmek için getirilen DSİ katılım payları bir başka kanuna aktarılmalı, ama ayni sorunu üretim şirketleri santralları da yaşadığı için bu kanun içinde, “4628 sayılı kanun kapsamında kurulmuş ve kurulacak olan hidroelektrik santralların su kullanım sözleşmelerinde ABD doları cinsinden yer alan DSİ enerji katılım payları, sözleşmede yer aldığı miktarda ödeme tarihindeki Merkez Bankası döviz kuru üzerinden her işletme yılının sonunda DSİ’ye ödenir” hükmü bu kanuna da konulmalıdır. DSİ kanallarındaki küçümsenemeyecek su potansiyelinin, sulamadan öte elektrik üretiminde de değerlendirilebilmesi için bu hükmün kanuna derç edilmesi mutlaka gerekir.

 

Merkez
Kuleli Sokak No:87 Daire:2, 06700 G.O.P./ANKARA

Tel: +(90) 312 436 95 98 - Faks: +(90) 312 436 95 98

Elektronik posta: ressiad@ressiad.org.tr